Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
430
 

Seçim Polemikleri

Seçim Polemikleri
 

Hala kent meydanlarından halka seslenilen bir seçim dönemi yaşayan Türkiye demokrasisi proje ve gerçekçi vaatler yerine birbirine “laf sokma” telaşına kapılmış liderlerin gölgesinde seçimleri bekliyor.

Gelişmiş demokratik ülkelerde kitle iletişim araçlarında karşı karşıya gelerek projelerini, yaptıklarını, geçmişlerini değerlendiren siyasi parti temsilcileri aynı programa katılmamak adına binbir takla atıp, en kısa sürede daha çok şehre uğrayabilmek adına mücadele verirken; meydanlarda dile getirilenler maalesef kimseyi tatmin etmiyor.

Meydan Gelenekleri

Eski bir seçim geleneği olan kent meydanlarından halka seslenme biçimi Türkiye’nin seçim dönemlerinde görmeye alışkın olduğu manzaralardan. Ancak artık teknolojinin geliştiği ve hemen hemen ülkenin tüm coğrafyasında insanların radyo, televizyon, internet gibi araçlara rahatlıkla ulaşabildiği bir dönemde meydanlara otobüs otobüs insan taşımanın modası çoktan geçti.

Bir şehirde yapılan miting için o şehrin tüm ilçelerinden taşıma kalabalıklarla doldurulan meydanların kime ne mesaj verdiği çok anlaşılır değil maalesef. Ancak siyasi partiler “biz bu meydana şu kadar kişi getirdik” diyerek kendilerini tatmin ediyorlar çaresizce.

Projeler Yarışsa…

Başbakan Erdoğan’ın çok ses getiren ve tartışılan çılgın projelerinin yanı sıra siyasi partilerin halkın sorunlarına çare olacak çok ciddi ve gerçekçi projeleri yok. Siyasi liderler sürekli birbirleri üzerinden yeni polemikler yaratıp artı puan almaya çalışırlarken üslup, samimiyet ve seviye sürekli aşağıya gidiyor.

Kaset Skandalı

Seçim döneminin en çok tartışılan olaylarından biri hiç kuşkusuz MHP’nin kaset skandalı.

Deniz Baykal’ın CHP Genel Başkanlığı’ndan istifasıyla sonuçlanan olayın benzerini MHP’nin en üst yönetimindeki isimler birer birer yaşadılar. Başta adaylarına ve milletvekillerine derhal istifa edin talimatı veren Bahçeli’nin sonradan çark ederek duruma tepki göstermesi ciddi bir çelişki ve hayal kırıklığı yarattı.

Bahçeli’nin kendilerine karşı kullanılan bu çirkinliği çok kesin ve net bir biçimde tepki göstermesi ve ilgili kişilerin istifası yerine bunu kullananlara karşı ortak mesaj verebilmesi gerekirdi.

Başbakan Erdoğan ve Arınç’ın ahlaktan öte “ahlakçı” tavırları ile “özel hayat” ile “genel hayat” tanımları bir birey olarak beni fazlasıyla rahatsız etti.

İnsanların bireysel tavır ve ilişkileri başka hiç kimseyi ilgilendirmezken insanların yatak odaları üzerinden siyaset yapmaya kalkanlar kesinlikle lanetlenmelidirler.

Kimsenin ahlakı, hayata bakışı, özel yaşamı bir başka kimseyi ilgilendirmez. “Eşiyle değil başkasıyla yapıyormuş” gibi bir söylem ne kadar ahlaka uygundur bunu vicdanların tartışması lazım.

Burada AKP’ye bu ahlakçı sözleri söyleten en büyük unsur ise MHP oldu. “Görüntülerdeki kişi benim imam nikahlı eşim” diyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici’nin bu cümlelerle olayı hukuktan ahlaki boyuta taşıması çok büyük bir hata oldu.

Oysaki kendisinin yapması gereken başkalarına ahlak dersi vermeye kalkanlara karşı hukuki mücadele başlatmasıydı.

Sonuç olarak seçim döneminde kirli tezgah ve ağız dalaşı yapmak yerine geçmiş dönemlerin sorgulanarak, halka gerçekçi projeler ve vaatler anlatılmalıdır. Sokaklara bayrak asarak, ahlak sorgulaması yaparak, başkaları ile polemiğe girilerek siyaset yapılmaz. Vatandaşın bunlara meydan vermeyerek gerektiği şekilde konuşması, sesini, taleplerini duyurabilmesi gereklidir.

A.Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızda gelişmiş ülkelerden bahsediyorsunuz. Maaalesef ülkem Kaynana Semra'yı tanıtmayı başaran bir medya ile birlikte ve nasıl davrasnması gerektiğini kendisi karar vermiyor. Birileri karar veriyor. Oda alkışlıyor. Demokrasi kültürü olmayan, demokrasinin anlamını bilmeyen, ben odaklı yaşayan bir bireyin toplumsal bakması mümkün değil, bir Mısır insanı kadar olamıyor. İşte acı olan bu. Mısır insanı derken onur mücadelesini vermesi ile ilgili olarak olaya bakıyorum. 50 yıllık yaşamımda onur kavramı o kadar anlamsız geldi ki kaybedeceğimiz başka bir şey kalmadı. Ne zaman ki onur olması gereken yere çıkar ben merkezden biz merkeze dönerse o zaman belki Demokrasi daha iyi işler. Tabi ben bunu herhade göremem..

hssensoz 
 06.06.2011 19:40
 

Bahçeli'nin istifa ettirmek yerine inatla direnmesi, evlilik dışı aşk yaşamayı, alem yapmayı savunması anlamına gelirdi ki MHP tabanı milliyetçi muhafazakar ve mutaassıp genelde.. İşte o zaman barajı aşmayı rüyasında görürdü. İtalya'da Berlusconi, Fransa'da Sarkozy kaçamaklar yapıyor ama orada halk da öyle. Seçmen tabanına aykırı düşmüyor. Bu anlamda istifalar temizleme hissi vermiştir ve MHP biraz yükselmişse bu yüzdendir. Selamlar.

Turbest 
 29.05.2011 14:36
Cevap :
İlgili genel başkan yardımcısının imam nihaklı eşimle görüntülendim haykırışı da tabanı rahatlattı diyorsunuz. Bu yorumla MHP tabanının imam nikahını savunduğunu ve "evlilik dışı ilişkiyi" savunmadığını da algılayabiliyorum. İmam nikahı ile evlilik dışı arasındaki ilişkiyi hiç sorgulamıyorum tabi. Gerçekten MHP seçmeni böyle düşünüyorsa aynı yolda bile karşılaşmak istemem, uzak dursunlar.  29.05.2011 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2160
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster