Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1002
 

Seçim sen nelere kadirsin!

Seçim sen nelere kadirsin!
 

AKP'ye karşı en çok iddia ortaya atan kişi o !. Ama iddiları ispatlayan yok !..


Uzun yıllardır siyaseti yakından izliyorum, takip ediyorum. Milat olarak 1982’yi alırsak, Özal’ın Başbakan olduğu, seçimlerden buyana, hatırladığım periyotlar içerisindeki politik arena fotoğraflarına baktığımda, hiç bu kadar midem bulanmamıştı doğrusu..

Bakıyorsunuz, siyasi arenada birkaç tane parti varken, en çok sesleri çıkan hükmet partisi AKP ve ana muhalefet partisi CHP’nin oldukça gür sesleri ve az da olsa Mhp ve Dsp’nin cılız sesleri var ortada… En çok da Akp’nin sesi çıkıyor meydanlarda, basın toplantılarında. Neden? Çünkü bütün yerel yönetimleri himayesine almak istiyor. Bunun için de savaş veriyor. CHP ne yapıyor ? O da aynısını yapıyor, o da yerel yönetimleri almak ve yönetmek istiyor. Diğerleri de öyle gibi.. Ama CHP'nin biraz farklı bir sesi var. O da AKP'lilerin kirli çarşaflarını ortaya sermek istemesi ve bir takım iddialar ortaya atması.. Bunu en çok da Sayın Kılıçdaroğlu yapıyor. Elinde belgeler var, o belgelerle konuşuyor.

Bunda ne gariplik var? Bunda bir gariplik yok. En azından buraya kadarki görüntüde bir gariplik yok. Asıl garipliklerse başka. Bakıyorsunuz, her gün bir yerlerden mevcut AKP’li belediye Başkanları ile ilgili olumsuz ve çirkin haberler çıkıyor. AKP’li vekiller, Bakanlar hatta Başbakan ile ilgili haberler ve iddialar ortaya atılıyor. Bunu en iyi yapanlardan biri de Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Buna tüm Türkiye de tanık. Elinde belgelerle neyin ne olduğunu söylüyor ve iddia ediyor. MHP'li Oktay Vural da son günlerde benzer belgeli iddialarla ortaya çıktı. Ama birileri de çıkıp, CHP’yi ve bu iddia sahiplerini iftiracı olarak nitelendiriyor. Siyasette iftira atmak, karalamak çok kolaydır. Ama aynı şekilde aklanmak ve bu iftiradan kurtulmak da çok kolaydır. Öncelikle, çıkarsın halkın karşısına, eğer gerçekten yalan, yanlış ve iftira ise doğruları ve gerçekleri söylersin, evrakla, belgeyle bunu da kanıtlarsın. Sonra da verirsin mahkemeye, sunarsın belgelerini, nasıl olsa adalet doğruyu bulur. Böylelikle hem toplum önünde, hem hukuk önünde aklanmış olursun ve halkın karşısına tertemiz olarak çıkarsın.

Sizler de benim gibi basından, medyadan bunları izliyorsunuz, görüyorsunuz, okuyorsunuz. Peki, haklarında bugüne kadar onlarca iddia atılanlar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş ve Türkiye Başbakanı Erdoğan ve diğerleri, neden halkın karşısına çıkıp da bunlar müfteridir, iftiracıdır, yalancıdır, şerefsizdir, asılsız iddialarla halkı kandırıyorlar diye bas bas bağırıyorlar da, bunları açıklama, aksini ispatlama ve mahkemelerde yasal hakkınızı arayıp, toplumun karşısına suçlanmışlıktan, aklanmışa geçiş yapıp öyle çıkmıyorlar? Evet, bunu sade bir vatandaş olarak ben soruyorum size? Mademki bunlar çirkin iddia ve iftiralardır, neden bunları çürütmüyorsunuz, kendinizi adil yollardan temize çıkartmıyorsunuz. Kendinizi temize çıkartın, adalet bunu sağlasın, o zaman vatandaş da bu iddiaların gerçekten çirkin iddialar olduğu kanaatine varsın ve tercihi kimden yana olacağı konusunda akli ve vicdani bir karar alsın. Ama siz ne yapıyorsunuz, yok öyledir, yok böyledir deyip hem halkı, hem iddia sahiplerini oyalıyor ve “gri bir suçluluk psikolojisi” içinde üste çıkmaya çalışıyorsunuz.. Mazlumu oynamak nereye kadar? Böyle yapınca da, halkın nezdinde belki puan alacağınızı sanıyorsunuz ama gerçekten ortada asılsız iddialar var ise bu iddiaları ortaya atanları toplum nezdinde cezalandırmanın en iyi yolu, iddiaları ortadan kaldıracak gerçekleri kanıtlamak ve karşılığında iddiayı ortaya atanları da “iftiracı” pozisyonunda cezalandırmaktır. Bu en doğalı, en doğrusu, en olması gereken değil midir?

Tüm bunları ispatlamak, elbette ki önce iddiayı ortaya atanındır ama iddiaların asılsız olduğunu, gerçeği yansıtmadığını ispatlamak da sizlerin görevidir. Meydanlarda bağırıp, çağırmak, ona buna çatmak, otuz yıl öncesinin kötü siyaset örneklerini vermek size paye kazandırmaz. Kazandırmamalı da.. Siz günümüzden haber verin. Siz gelecekten haber verin, ama önce kendiniz toplum nezdinde aklanın önce. Sonra siyaset yapın. Ortaya atılan iddiaları yalanlamak elbette en beşeri iştir ama kanıtsız, belgesiz, gerçek ve ahlak dışı karşı iddialarla toplum nezdinde aklanamazsınız. Aklanmamalısınız da! Göz boyamalarla, hakaret etmeyle, bunlar yalancıdır, iftiracıdır demekle aklanma olmaz. Ne siyasetin etiğine, ne toplum ahlakına, ne de bireysel vicdana uyar.

Halkı basit politik oyunlarla hiç kimse kandırmasın.. Bu halk onlarca yıldır, bu tip politikacılardan çok çekti. Çekmeye de devam ediyor. Belki yaklaşan seçimlerde en iyi kararı yine kendisi verecek ama yukarıdaki örneklerdeki gibi, hem asılsız iddialar ortaya atabilecek, hem doğrulupu muhtemel bazı iddiaların karşısında, hala siyaset yapabilecek, çirkin politika üretecek siyasetçilerin, dürüstlüğünden ve halka hizmet etme anlayışlarından şüphe edilmesi de doğaldır. Bu şüpheler içinde halktan nasıl oy istenir? Hangi siyasi parti ve hangi siyasetçi olursa olsun, halk size o oyunu neden ve nasıl vermelidir? Ne halkı kandırmak, ne de siyaseti bu kadar çirkinleştirmek himkimsenin hakkı değildir.

Dürüst, ahlaklı ve ilkeli siyasetçilerin göreve gelip, halka hizmet etmesi dileklerimle..

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2462
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster