Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
691
 

Seçim sistemi değişmelidir: Parti blokları modeli

Seçim sistemi değişmelidir: Parti blokları modeli
 

Seçim sistemimizin ne yazık ki savunulacak bir tarafı yok. Sistemi savunanların nedeni ise çok açık. Bu sayede hakettiklerinden daha çok sayıda milletvekili çıkartabildikleri için sistemi savunuyorlar.

Anayasa’nın 67. maddesine 23.7.1995 tarihinde yapılan ekte şöyle deniliyor: "Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir."

"Temsilde adalet" ve "yönetimde istikrar" ilkeleri "ve" ile ayrılmış. Oysa şu andaki seçim yasamız Anayasa’mızın bu maddesine uymuyor. Yüzde 34 oy alan tek partinin iktidarda olması “yönetimde istikrar” olarak tanımlanırsa iki ilkenin biri tamam diyebiliriz. Ellerini vicdanlarına koyarak söylediklerinde, "temsilde adalet" diyebilecek birisi çıkabilir mı? Bu ilke arasındaki bağlaç şu anda "ve" değil çok açık bir şekilde "veya"dır. İkisi birden bu seçim sistemiyle olamaz.

"Yönetimde istikrar" olacak diye tamamen adaletsiz seçim yasası yapmak Anayasa’ya da aykırıdır, vicdana da aykırıdır, siyasal etiğe de aykırıdır.

Yüzde 10 baraj kalkmalıdır. Bu baraj birgün ülkemizi tek parti rejimine mahkum edip kaosa sürükleyebilir. Barajı kaldırma veya makul bir sayıya (Yüzde 5) indirmek için bu kaosu beklememeliyiz.

Parti blokları modeli

Partiler seçimlere katılmadan bloklar oluşturmaların olanak verecek bir model öneriyorum. İki veya daha çok parti seçimden önce parti bloğu oluşturacaklarını bir resmi protokolle belirlerler ve Yüksek Seçim Kurulu’na bildirirler.

Seçimlere katılan partiler ayrı ayrı oy isterler. Parti bloğundaki partiler oy pusulasında yanyana yeralırlar ve bir çerçeve ile blok tanımlanır. Seçmen oyunu bloğa değil partiye verir.

Seçim sonuçları alındığında milletvekili dağılımı iki aşamada yapılır. Ülke barajı bloklara uygulanır. Bloğun toplam oyu barajı geçince barajdaki tüm partiler barajı geçmiş sayılır.

1. Aşama: Her seçim bölgesinde blokların oyları gözönüne alınarak nispi temsil sistemine göre her bloğun aldığı milletvekili sayıları belli olur.

2. Aşama: Her seçim bölgesindeki milletvekili kazanan blokların milletvekillerinin bloktaki partilere dağılımı için nispi temsil sistemi kullanılır.

Modelin yararları;

Parti blokları modeli partilerin kimliklerini yitirmeden aynı dili konuşan partilerle seçim işbirliğini en uygar şekilde yapmalarını sağlar.

Siyasetimizdeki dargın kardeşler biraraya gelir. Merkez sağda ve merkez solda bir süre sonra sağlıklı parti birleşmeleri gerçekleşir.

Kullanılan oyların meclis dışında kalan yüzdesinin çok küçük sayılara düşmesini sağlar.

Oylarını meclise yansıtamayan küçük partiler oylarıyla kendine yakın buldukları partilere destek olmuş olurlar.

Model barajlı veya barajsız seçim sisteminde de kullanılabilir.

Sonuç;

Parti blokları modeli Anayasamızın 67. maddesindeki "temsilde adalet" ve "yönetimde istikrar" ilkelerinin ikisini birden sağlar.

Ankara 14-4-2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Seçime giderken nüans farklılığıyla birbirine düşman kesilen partiler, ayrı telden çalmaydoğru ve normal karşılıyorlar, seçim sonucunda bir parti üçte birlik oy alıp çoğunluğu sağlayınca sen azınlıksın, çoğınluk seni seçmedi diyorlar. Bu en azından dürüst ve samimi bir tavır değil. 35, kendisinden küçük bütün rakamlardan büyüktür. Yalan mı, yanlış mı? Ne yazık ki solun temsilcisi sayılan CHP bu civarlarda oy almayı başaramıyor. 1973'te % 41,38'le tarihinin en yüksek oyunu alan CHP, nisbi temsil yüzünden çoğunluğu sağlayıp iktidar olamadı, Erbakan'la koalisyon yapmak zorunda kaldı. Teklifinizin mantığını çok iyi anlıyorum ama, çözüm bu değil. Gerçi diyeceksiniz ki, Almanya'da, Fransa'da benzeri uygulamalar var. Burası Türkiye. Burada ayrılıklar prensiplerden çok kaprislerden kaynaklanıyor. Herhalde Avrupalılarla boy ölçüşebilmemiz için birkaç fırın daha ekmek yememiz lazım. Biraz uzun oldu ama başka türlü de anlatamazdım herhalde... özür dileyerek anlayışın için teşekkür ederim.

Ahmet YILMAZ 
 14.04.2007 22:57
Cevap :
Ahmet Bey, yorumunuz benim yazımdan daha uzun olmuş. Dediğiniz gibi 35 diğer sayılardan büyük ama üçte iki milletvekili almak için çok küçük. Seçim sistemi üçte bir oyla üçte iki milletvekili almayı engelleyecek şekilde düzenlensin istiyorum. Üçte bir oyla iktidar olacak sayıyı bulsun ama üçte iki olmasın. Anayasanın seçimle ilgili maddesindeki "adalet" seçim yasasına da yansısın. Şu andaki seçim yasası yüzde 10 küsur oyla tüm meclisi armağan edebilecek özellikte. Teşekkürler ayrıntılı görüşleriniz için. Saygılarımla.  16.04.2007 21:39
 

Erbakanın partisi (o zamanki adı neydi hatırlayanadım) Türkeşin adamlarını taşıdı meclise bir dönem... Üç beş gün sonra istifa edip kendi partilerini oluşturdular. Anavatan partisi Büyük Birlik Partisi'ni meclise taşıdı bir dönem... Üç beş gün sonra istifa edip kendi partilerini oluşturdular. Sosyal demokrat Halkçı parti de Leyla Zana ve arkadaşlarını meclise taşıdı bir dönem... Üç beş gün sonra istifa edip kendi partilerini oluşturdular. Bütün bu deneyimlerden sonra tek partili hükümetlerin oluşturduğu istikrar ve başarı, ister istemez, barajın konmasını meşrulaştırdı, bu günlere geldik. Yüzde 35 civarında oyla birinci parti olan mecliste çoğunluğu temin edip tek başına iktidara gelebiliyor. Sonuca bakınca 2'ye bir, haksızlık gibi görünüyor. Ama o 2 bir bütün değil ki, 3-5 parti. Küçük partiler, (biraz onlara haksızlık yapılmış olacak ama) daha marjinal ve dolayısıyla asla iktidara gelemeyecek gruplar olduğuna göre, iki veya en fazla 3 partili bir siyasete artık alışmamız lazım.

Ahmet YILMAZ 
 14.04.2007 22:44
 

Aydın bey, Aslında baraj diye bir şey olmadan nisbi temsil sistemiyle bütün ülke genelinde her parti topladığı oy oranında milletvekili çıkartsa diye geçiyor insanın içinden... Vaktiyle bunu da denedik... Onun da sakıncaları çıktı. Bir kere diyelim ki 3 milletvekilliği kazandınız. Bunlar nerenin milletvekili? Diyebilirsiniz ki seçim bölgesi olmasın. her parti adaylarını birden 550'ye kadar sıralasın. Bu da bir yol. Şöyle bir mahsur ortaya çıkıyor. Büyüklü küçüklüona yakın parti parlementoya giriyor. Hükümet kurmak zorlaşıyor. iki hatta üç parti koalisyon kurmaya yetmiyor. Daha çok partiden meydana gelmiş hükümetler uyumlu çalışamıyor. Bir başka sakıncası da ben bile bir parti kurmayı düşünmüştü. Farzedelim ki tek kişilk oy kazandım. Rn başa kendimi yazarsam milletvekiliyim. Sonra da ömür boyu gelsin en üst dereceden emekli maaşı. Bu imkân herkesin iştihanı kabartmaz mı?. Blog meselesine gelince... Bunlar da denendi Türkiye'de... Ama sonuç alınamadı bir türlü...

Ahmet YILMAZ 
 14.04.2007 22:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2333
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster