Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1351
 

Seçim Sonuçları : 3 "Yeni kurulan ve ilk kez seçime katılan partiler"

Seçim Sonuçları : 3 "Yeni kurulan ve ilk kez seçime katılan partiler"
 

Hak ve Eşitlik Partisi

Darbelerden, yani ordunun sivil siyasete karışmasından -hepimiz olmasak da- çoğumuz şikâyetçiyiz. Elbette askerlerin de kendilerine göre siyasi görüşleri var, seçimlere onlar da katılırlar ve oylarını istedikleri partiye verirler. Hatta isterlerse emekli olduktan sonra diledikleri siyasi partide çalışabilirler, milletvekili seçilebilirler.

Sağdan sola hemen her partide emekli askerlerin siyaset yaptığını zaten biliyoruz. Ama ilk kez bir paşa, sivillerini giydikten sonra parti kurdu ve ülke siyasetine demokratik yoldan yön vermeye girişti. (4 Eylül 2008)

Başlangıçta etrafında bir kümeleşme olduğuna bizzat şahidim. Tanıdığım birçok kişi, emekli tümgeneral Osman Pamukoğlu’nun yaman bir kişi olduğunu ve partisinin de epeyce taraftar toplayacağını söylüyordu.

Böyle ciddi ve önemli konularda hızlı karar vermek doğru değildir. Bekleyip görmek gerekir.

Zaman geçtikçe, paşamız televizyonlara çıkıp görüş ve düşüncelerini açıkladıkça, bu işi nereye kadar yapabileceğini de gösterdi. Gerçi kendisi her şeyin çok iyi gittiğini zannediyordu ama, tam tersine her geçen gün, baştaki umutlar eriyip gidiyordu.

Asker mantığıyla sivil siyasetin yapısı arasında uçurum denecek farklılıklar var. Emir komuta zinciri içinde gerçekleşen olaylarla, her çeşit insanı mutlu ederek, en azından kızdırmayarak iş yapmak arasında benzerlik aramak bile abes.

Toplum olarak dürüst konuşan siyasetçiye hasretiz elbette.Ama bir lafı uluorta düşünmeden söylediğiniz zaman, milletin yarısına doğru gelen düşünceler, yarısına ters geliyor. O yüzden problemler kolay kolay çözülemiyor. Öyle tak diye emredip şak diye yaparak siyaset başarılamıyor ne yazık ki…

Osman Paşanın seçimden önceki son gün saat 17:05’te partinin sitesinde yayınladığı bildiri ''Anadolu ve Trakya'daki halkın ekmek ve huzur derdinde olduğunu gördüm'' cümlesiyle başlıyor.

Seçimden hemen sonra teşkilata yayınladığı bildirinin ilk cümlesi ise şöyle: “12 Haziran bir tarihti ve görüldü ki, insanların çıkar ve gücün ötesinde ülkenin ne rejimi, ne güvenliği, ne de soyulması yönünde bir dertleri yok. Ben ve sizler olabildiğince elinizden geleni yapmaya çalıştınız. Hak ve Eşitlik Partisi, halka sunulan bir şans ve imkândı ama bunu anlayamadılar. Sonuçta ortada.”

Bir siyasetçinin bunu söylemeye hakkı yok. Gerçi diğer muhalefet partilerinin söylemleri de bundan pek farklı değil ama, bu geleceğe yönelik bir beklentisi olan, ne yapıp edip halkın önce güvenini, sonra oyunu almaya talip bir liderin söyleyeceği söz değil.

Sık sık tekrarladığım gibi, bu halk her seçimde çok anlamlı sonuçlara imza atmasını biliyor. 1999’da birinci parti yaparak iktidara getirdiği Demokratik Sol Parti’yi 2002 de dokuzuncu sıraya atan da, parlamentodaki partilerin hiç birini meclise sokmayan da, yeni kurulmuş bir partiyi tek başına iktidara getiren de bu halktır.

1983’te gerçi bütün partiler yeni kurulmuştu ama, halk % 92’yle kabul ettiği Anayasa’ya göre Devlet Başkanı seçtiği Evren’in tavsiyesine kulak asmayıp Anavatan Partisi’ni iktidara getirirken de aynı sağduyuyla hareket ediyordu.

Sonuç olarak millete güvenmeyen parti iktidara gelemez, millete güvenmeyen lider de ülkeyi yönetemez.

*****

Pamukoğlu Paşanın ilk karnesi şöyle: Aldığı toplam oy 122.308. Yüzdeye vurduğumuz zaman maalesef kendine yer bulamıyor. Binde 2,8.

İllere göre durum da şöyle:

Sinop

0,73

Tekirdağ

0,7

İzmir 1

0,69

Bursa

0,66

Burdur

0,63

İzmir 2

0,61

Edirne

0,52

Eskişehir

0,52

Aydın

0,44

Denizli

0,43

Kastamonu

0,42

İstanbul 2

0,42

Bolu

0,41

İstanbul 3

0,41

Kocaeli

0,4

Çanakkale

0,39

İstanbul 1

0,38

Antalya

0,35

Yalova

0,34

Balıkesir

0,32

Kırklareli

0,31

Muğla

0,31

Sakarya

0,31

Bartın

0,3

Manisa

0,29

Isparta

0,26

Bilecik

0,25

Karaman

0,25

Karabük

0,25

Kütaya

0,24

Rize

0,24

Ankara 1

0,23

Giresun

0,22

Hatay

0,22

Ankara 2

0,21

Trabzon

0,21

Uşak

0,21

Samsun

0,2

Afyon

0,19

Çankırı

0,18

Kayseri

0,18

Ordu

0,18

Kırıkkale

0,18

Adana

0,17

Gaziantep

0,17

Mersin

0,16

Nevşehir

0,16

Düzce

0,15

K.Maraş

0,14

Elazığ

0,13

Erzurum

0,12

Kars

0,12

Aksaray

0,12

Osmaniye

0,12

Sivas

0,11

Amasya

0,1

Iğdır

0,1

Siirt

0,02

Yozgat

0,02

Zonguldak

0,02

Batman

0,02

Artvin

0,01

Diyarbakır

0,01

Erzincan

0,01

Kırşehir

0,01

Malatya

0,01

Bayburt

0,01

Adıyaman

0

Ağrı

001)

Bingöl

0

Bitlis

0 (7)

Çorum

0 (4)

Gümüşhane

0 (1)

Hakkari

0

Konya

0 (3)

Mardin

0 (7)

Muş

0

Niğde

0

Tokat

0 (4)

Tunceli

0 (1)

Ş.Urfa

0(29)

Van

0(11)

Kilis

0

Ardahan

0

Şırnak

0


Sıfırların, ya o çevrede seçime katılmadığı ya da oran olarak belirtmeye yetecek sayıda oy alamadığı yerler olduğunu daha evvel söylemiştim. Parantez içinde verilen kırmızı sayılar, o illerde alınan toplam oy sayısıdır.

Sizce bu kumaştan elbise olur mu? Ne yazık ki başlamadan biten bir siyasi serüvendi bu… Geçmiş olsun.

*****

Milliyetçi ve Muhafazakâr Parti
Yeni kurulan ve ilk kez 12 haziran’da genel seçimlere katılan partilerden bir diğeri de Milliyetçi ve Muhafazakâr Parti’dir. Adından da kolayca anlaşılacağı gibi, Milliyetçi Hareket Partisi’nden kopan bir grup tarafından kurulmuştur.

Partinin lideri 2009 Kasımında yapılan MHP Olağan kongresinde genel başkanlığa aday olmak isteyen ancak kendisine bu fırsat bile verilmeyen Ahmet Reyiz Yılmaz…

Seçim atmosferine girilinceye kadar MMP adını pek kimse duymamıştı. Duyduktan sonra da kimse “vay bee” diyecek bir yenilik, bir farklılık hissetmedi.

Bu konuda yeterli bilgi toplayabildiğimi söyleyemem. Ancak partinin tipik bir kızgınlık sonucu tepki olarak ortaya çıktığını söylemek pek yanlış olmayacaktır sanırım.

Devlet Bahçeli’ye ve seçim öncesi MHP’de meydana gelen kaset olaylarına kızanlardan aldıkları oylar da dahil, MMP’nin 12 Haziran’daki karnesi şöyle..

Toplam alına oy 36.914, oranı ise on binde 9.

İllerdeki duruma gelince:

Burdur

0,18

Osmaniye

0,18

Aydın

0,17

Kastamonu

0,17

Ardahan

0,17

Çankırı

0,15

Zonguldak

0,15

Ağrı

0,14

Eskişehir

0,14

Gümüşhane

0,14

Bayburt

0,14

Bartın

0,14

Afyon

0,13

Amasya

0,13

Manisa

0,13

Ordu

0,13

Aksaray

0,13

Iğdır

0,13

Antalya

0,12

Bilecik

0,12

Giresun

0,12

Balıkesir

0,11

Bolu

0,11

Kars

0,11

Kütaya

0,11

Sinop

0,11

Van

0,11

Karaman

0,11

Karabük

0,11

Bursa

0,1

Çanakkale

0,1

Edirne

0,1

Kırklareli

0,1

Konya

0,1

Muğla

0,1

Sakarya

0,1

Sivas

0,1

Tekirdağ

0,1

Trabzon

0,1

Şırnak

0,1

İzmir 1

0,09

Artvin

0,09

Isparta

0,09

Mersin

0,09

Kocaeli

0,09

K.Maraş

0,09

Rize

0,09

İzmir 2

0,08

Adana

0,08

Adıyaman

0,08

Çorum

0,08

Hatay

0,08

Niğde

0,08

Siirt

0,08

Tokat

0,08

Uşak

0,08

Düzce

0,08

Kilis

0,08

Kırıkkale

0,08

Ankara 2

0,07

Bitlis

0,07

Diyarbakır

0,07

Elazığ

0,07

Erzurum

0,07

Kayseri

0,07

Kırşehir

0,07

Mardin

0,07

Samsun

0,07

Ş.Urfa

0,07

Yalova

0,07

Batman

0,07

İstanbul 3

0,07

Ankara 1

0,06

Gaziantep

0,06

Hakkari

0,06

Muş

0,06

Nevşehir

0,06

Yozgat

0,06

İstanbul 1

0,05

İstanbul 2

0,05

Bingöl

0,04

Erzincan

0,04

Tunceli

0,04

Malatya

0,03

Denizli

0

*****

Halkın Sesi Partisi
En son kurulan yeni parti ise Has Partidir. 1 Kasım 2010 tarihinde kurulan ve 7 ay içinde genel seçime katılan Has Parti, seçimlerde aldığı sonuç için bunları mazeret olarak ileri sürebilir.

Ancak bundan önce Has Parti’nin nasıl oluştuğunu irdelemek ve genel başkanı Numan Kurtulmuş’u tanımak gerekir.

Bildiğiniz gibi “Milli Görüş” sloganıyla yola çıkan Necmettin Erbakan’ın kurduğu partiler sürekli Kapatıldı. Önce Milli Nizam, sonra Milli Selamet, sonra Refah ve en sonunda Fazilet Partisi aynı akıbete uğradı.

Fazilet Partisi’nin son kongresinde Erbakan’ın karşısına genel başkan adayı olarak Abdullah Gül çıkmıştı. Tabii kazanamamıştı ama, partiye hem hareket hem bereket getirmişti. Çünkü Erbakan’ın uyguladığı politikayı yetersiz bulan, gidişattan memnun olmayan bir grubun varlığı iyice su yüzüne çıkmıştı.

Parti kapatılınca Recep Tayip Erdoğan, Abdullah Gül liderliğindeki grubu da yanına alarak Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdu. “Erbakancı” olarak kabul edilenler de Recai Kutan’ın başkanlığında Saadet Partisi’ni oluşturdular.

Adalet ve Kalkınma Partisi bilindiği gibi katıldığı ilk seçimde tek başına iktidara geldi. Fazilet Partisinin içinden gelen bir grup tek başına iktidara gelecek kadar oy alınca, elbette geriye kalanların alabileceği oy kalmadı.

2002 seçimlerinde Saadet Partisi’nin aldığı oy sadece % 2,49’du.

Fazilet Partisi’nde yer alan Numan Kurtulmuş, sayın Erdoğan’ın bildiği, tanıdığı ve hatta güvendiği bir isimdi. Kendisini Ak Parti’ye davet ettiğini de herkes biliyor.

Numan Kurtulmuş bu daveti kabul etmedi. Belki de bir açıdan Erdoğan’ı vefasızlıkla suçladı ve kendisini Erbakan’a daha yakın ve bağlı hissetti, bunu da hocaya ispatlamak istedi.

Seçim sonuçları Saadette moralleri bozmuştu elbette. Erbakan ve Saadet partililer, kendi içlerinde yetişmiş bir evlatlarının iktidara gelip başbakan olmasından mutluluk duyacakları yerde, her fırsatta Erdoğan’ı yerden yere vurdular ve en sert muhalefet partisinden daha muhalif oldular.

Erbakan’a göre Erdoğan en kısa zamanda tepe üstü çakılacaktı. Bu sadece temenni edilen bir sonuç değil, olması için her türlü gayretin gerçekleştirildiği bir yarıştı. Medya ve Basın Ak Parti’nin aleyhinde olan bu durumu çok iyi kullanıyor ve bütün TV kanalları ve gazeteler Erbakan’ konuşturarak onunla röportajlar yaparak bu oluşuma katkıda bulunuyorlardı.

Bu umutla 2007 seçimlerine girildiğinde, Ak Parti oylarını bir hayli artırarak bir kere daha iktidara geliyor, buna karşılık Saadet’in oyları % 2,34’e düşüyordu.

2008 yılında yapılan kongrede Recai Kutan gönüllü olarak yerini genç ve enerjik birisine bırakmaya razı olmuştu. Saadet'in yeni genel başkanı Numan kurtulmuş’tu.

Eli ayağı düzgün, hitabeti oldukça güzel, akademisyen kimliğiyle farklı bir portre çizen Numan Kurtulmuş’u, birçok Ak Partili Erdoğan’ın halefi olarak görmek isterken, o Saadet Partisi’nin başına geçiyor, partiyi diriltmeye, ayağa kaldırmaya çalışıyordu.

Saadet’in ve Numan Kurtulmuş’un söylemleri, Erbakan’ın istikametinde devam ediyordu. Erdoğan karşıtı bir siyasetle Saadet Ak Parti’den oy mu alacaktı?

2009 yerel seçimlerinde Saadet Partisi % 5,13 oy alınca, sanki Numan Kurtulmuş’un liderliğinin farkı ortaya çıkıyordu. Olay dışarıdan böyle görülür ve yorumlanırken, içeride daha farklı şeyler oluyordu. Erbakan ve arkadaşları Kurtulmuş’u pek sevmiyorlardı.

11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan kongrede Kurtulmuş’un listesi Erbakancıları memnun etmeyince, olağanüstü kongre için hukuk yolları zorlandı. Numan Kurtulmuş kendisine karşı takınılan bu tavrı, akılcı yollarla savuşturup partisine sahip çıkmak hatta daha açık bir ifadeyle partisini elinde tutmak ve yönetimi ele geçirmek için mücadele etmek yerine, duygusal davranarak “burada artık siyaset yapma şansı kalmamıştır” söylemiyle istifa etmeyi yeğledi.

Pek çok kişi artık bu sefer Ak parti’ye katılır, ya da siyaseti bırakır zannederken Kurtulmuş kendi partisini kurdu. Hem de biraz karmaşık bir şekilde…

Has Parti Saadet’ten kopmuş gibi görünen bir parti olarak ancak oradan oy alabilecek durumdaydı. Nitekim 12 Haziran sonuçlarına baktığımız zaman bunu açıkça görüyoruz.

Alınan oyların yüzdesi, 0,76… Yani % 1 bile değil… Saadet’in aldığı % 1,25’le topladığımız zaman 2,1 sayısına ulaşıyoruz. Oysa Saadet’in önceki genel seçimde aldığı oy bildiğimiz gibi bundan daha fazlaydı.

Has Parti'nin illere göre durum da şöyle:

Adıyaman

2,45

Kastamonu

1,72

Karabük

1,69

Sakarya

1,67

Kocaeli

1,57

Trabzon

1,55

Ordu

1,48

Düzce

1,42

Bayburt

1,31

Bingöl

1,26

Burdur

1,21

Bartın

1,18

Siirt

1,14

Konya

1,13

Kütaya

1,1

Elazığ

1,09

Bilecik

1,04

Isparta

1,01

Sinop

1,01

Karaman

1,01

Ş.Urfa

0,97

Giresun

0,96

Kırıkkale

0,95

Bursa

0,94

Gümüşhane

0,93

Nevşehir

0,93

K.Maraş

0,9

Çankırı

0,89

Niğde

0,89

Samsun

0,89

Kilis

0,89

Rize

0,87

Yozgat

0,87

Zonguldak

0,86

Amasya

0,84

Eskişehir

0,84

Malatya

0,84

Ankara 2

0,81

Kayseri

0,78

Bitlis

0,76

Aksaray

0,76

Gaziantep

0,75

Bolu

0,74

Erzurum

0,74

İstanbul 1

0,74

Tokat

0,73

İstanbul 2

0,73

Ankara 1

0,72

Tekirdağ

0,72

Çorum

0,69

Osmaniye

0,68

İstanbul 3

0,68

Muş

0,67

Afyon

0,66

Kars

0,65

Mardin

0,65

Yalova

0,63

Manisa

0,6

Balıkesir

0,59

Sivas

0,59

Antalya

0,58

Şırnak

0,58

Ağrı

0,57

Erzincan

0,56

Ardahan

0,54

Denizli

0,53

Kırşehir

0,53

Uşak

0,49

Aydın

0,48

Çanakkale

0,46

Diyarbakır

0,45

Adana

0,42

Artvin

0,42

Edirne

0,42

Van

0,41

Mersin

0,4

Hatay

0,36

Iğdır

0,35

İzmir 2

0,33

Batman

0,33

Kırklareli

0,32

Muğla

0,31

İzmir 1

0,3

Hakkari

0,2

Tunceli

0,15

*****

Doğruyol Partisi
Seçime katılan yeni partilerden ele alacağımız son parti DYP

Bilindiği gibi ANAP’la DYP’yi Demokrat Parti çatısı altında bir araya getirme operasyonu sonucunda, DYP kendini feshetmişti. Büyük bir ihtimalle “bu isim bir gün lazım olur” diye düşünen bir grup Doğruyol Partisi’ni yeniden kurdular.

Hani nostaljik olarak partiyi bırakamadılar diye düşünmek de mümkün ama, kurucular arasında öyle tanınmış sima da yok, eski Doğru yolculardan kimse de yok.

Geriye kala kala bu ismin bir gün kullanılabileceği meselesi kalıyor.

Vaktiyle Fazilet Partisi’ni kuran İsmail Alptekin, Kapatılan Refah Partisi yerine Milli Görüş idealini bu parti adı altında sürdürmek isteyenlere partiyi teslim edince milletvekilliğini garantilemişti. Sanırım DYP kurucuları da benzeri bir beklenti içindeler.

Samsun’daki Atatürk heykelini anımsatan bir kıratı kendilerine amblem seçen yeni Doğru yolcuların aldıkları oylar sanırım, kırat sevdalılarının bağnazlığından, ya da DP ile bu partiyi karıştıranlardan geldi.

Zaten öyle alınmış ahım şahım bir oy da yok. Toplam 64.213. Yüzdeye vurduğunuz zaman binde bir buçuğa tekabül ediyor.

İllerde durum da şöyle:

Isparta 0,42
Kastamonu 0,42
Muğla 0,38
Burdur 0,36
Manisa 0,35
Artvin 0,33
Aydın 0,33
Çanakkale 0,33
Çankırı 0,33
Afyon 0,32
Balıkesir 0,32
Denizli 0,3
Karabük 0,3
Bartın 0,3
Bilecik 0,29
Osmaniye 0,29
Antalya 0,28
Bolu 0,28
Niğde 0,28
Kilis 0,28
Iğdır 0,28
Gümüşhane 0,27
Sinop 0,26
Yalova 0,26
Edirne 0,25
Bursa 0,23
Mersin 0,23
Samsun 0,23
Bayburt 0,23
Zonguldak 0,22
Ardahan 0,22
Sakarya 0,21
Düzce 0,21
Karaman 0,21
Giresun 0,2
Kırşehir 0,2
Kocaeli 0,2
Tokat 0,2
İzmir 2 0,19
Amasya 0,19
Trabzon 0,19
Uşak 0,19
Aksaray 0,19
Kars 0,18
Nevşehir 0,18
Adana 0,17
Kayseri 0,17
Kırklareli 0,16
Ordu 0,16
Çorum 0,15
Muş 0,15
Erzurum 0,14
K.Maraş 0,14
Yozgat 0,14
Ankara 2 0,13
İzmir 1 0,13
Ağrı 0,13
Kırıkkale 0,13
Elazığ 0,12
Hatay 0,12
Rize 0,11
Ankara 1 0,1
Sivas 0,1
İstanbul 1 0,1
Adıyaman 0,08
Bitlis 0,08
Diyarbakır 0,08
Erzincan 0,08
Batman 0,08
Bingöl 0,07
Ş.Urfa 0,07
Şırnak 0,06
Hakkari 0,05
Malatya 0,05
Tunceli 0,05
Gaziantep 0,02
Tekirdağ 0,02
Eskişehir 0
Konya 0
Kütaya 0
Mardin 0
Siirt 0
Van 0
İstanbul 2 0
İstanbul 3 0

*****

Sonuç olarak 4. sıradaki partinin bile % 1,25 oy almış olması, küçük partilerin şanssızlığını açık seçik anlatmaya yeter.

Seçime ilk kez katılan bu partiler için genel olarak söylenecek söz şudur. Hani derler ya, adam olacak çocuk şeyinden belli olur, bugüne kadar siyasi hayatımızda rol alan partiler, ilk seçimlerden itibaren vatandaşın ilgisini çekmeyi başaran, parlamentoya girebilen partilerdir.

Daha önce de söylediğim gibi sonradan gelişip ilerleme kaydeden bir partiye henüz rastlamadık. Dolayısıyla bu dört yeni partinin sonraki seçimlerde performanslarını artırmak gibi bir şansları maalesef yoktur..

****

Bir sonraki yazımda liderleri ölmüş olan partileri ele almaya çalışacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet ya, iki yazıyı arka arkaya okuyunca karışmış. Neyse hiç olmazsa selamlaştık:)))))

sessiz-çığlık 
 23.06.2011 20:25
Cevap :
Evet, isabet olmuş.. "Yazı yazmak, yorum yapmak bahane, dostluk şahane" diyelim. Her şey yolundadır umarım. Selam ve saygılarımla...  23.06.2011 21:31
 

Unutmamak gerekir ki 1999 da dsp birinci parti olabilir ama aldığı oy oranı bugün Chp nin aldığı oylardan daha azdı. O zaman sağ pertilerin çeşitliliği onu birinci parti yapmıştı. Sözün kısası sol partilrin alıp alabilecek en çok oy bu seçimlerde alınmıştır. Selam ve sevgiler...

sessiz-çığlık 
 23.06.2011 9:05
Cevap :
Bu yazıda DSP ve CHP'nin aldığı oylarla ilgili herhangi bir ilgi ve bağlantı yok. Bu yorum başka bir yazıyla ilgili olabilir diye düşünüyorum. Selam ve saygılarımla...  23.06.2011 18:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 974
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster