Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
227
 

Seçim yılına girmişken

Seçim yılına girmişken
 

Kendimi bildim bileli ülkemizin sorunlarına kayıtsız kalmadım. Daha Askeri okulda öğrenciyken bulabildiğim her kaynaktan birşeyler öğrenmeye çalıştım. Tabii o zamanın olanakları içinde. Yakın ve uzak tarihimize ilgi duydum. Demek istediğim 1975li yıllardan günümüze beni en çok üzen konu; o günlerden bu yana hala aynı sorunların süregelmesidir.

Hep söylenen Türkiye'nin ne kadar geliştiği (ihracatı, sanayisi, tarımı, demokrasisi vs.). Acaba gerçekten öyle midir? Yoksa eşyanın doğası gereği zaten değişimin, gelişimin doğal sürecine dahi ayak uyduramamız mıdır gerçek olan? Her seçim dönemi öncesi, anlı şanlı siyasi liderlerimiz ülkeyi en iyi kendilerinin yöneteceği, varolan sorunları ancak kendilerinin ve partisinin iktidara gelirse ortadan kalkacağı vaadiyle göreve talip olmadılar mı? Öyleyse aynı sorunlar neden hala ülke gündeminde? 1960lı yıllardan günümüze bırakın AB ülkelerinin tamamını, bizden epey gerilerde olan ülkeler bile bizi hemen her alanda sollamadı mı? Bugün uluslararsı arenada ne kadar ağırlığımız var? Kişi başına düşen milli gelir, paranın satınalma gücü, sosyal güvenlik alanlarında hangi ülkeleri geçtik acaba? Daha düne kadar ekonomik yönden bizim kadar parlak olmayan ülkeler nerelerde şimdi?

Tabii ki gelişiyoruz. Karamsarlık değil benimkisi. Ama benim Yunanistan, Çin, Kore, İspanya, Japonya, vs.vs. ülkelerden geride olmamam gerekirdi. Hala banka hortumcusunu, vurguncuyu, çalıp çırpanı, vergi kaçıranı, suistimalleri, adam kayırmayı konuşuyor olmamamız gerekirdi..

Yapanın yanına kar kaldığı sürece bunları hala konuşuyor oluruz. Ben vatandaş olarak en küçük bir konuda dahi yasal ihmalim veya hatam olduğunda hesabını soran ve sorması gereken devlet niye ağa-babalara dokunmaz? Niye birileri hemen devreye girer? Başta meclis üyeleri vaadettikleri dokunulmazlıkları kaldırmalıdır derhal ve seçimden önce. Ben çocuklarımın yıllar sonra da aynı sorunları konuştuğu bir Türkiye istemiyorum. Buna hakkım var. Madem ''en iyi benim, biziz'' iddiasıyla oy istiyorsun, bunu istemek benim ve namuslu, dürüst her vatandaşın hakkıdır. Geçmişte bu iddiayla gelip vaadedileni yapmayan tüm siyasilerden ilahi adalet önünde davacıyım. Hakkımı da asla helal etmiyorum. İşte önümüzde bir seçim daha var. Dünyada sözü dinlenen, her alanda gelişmiş mutlu, güvenli, huzurlu, gelecek kaygısı olmayan insanların yaşadığı borçsuz, zengin bir ülkede yaşamak istiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 489
Kayıt tarihi
: 23.02.07
 
 

1959 Denizli doğumluyum. Mızıka astsb. Haz. ve snf. Okulundan 1979 yılında mezun olarak 18 yıl görev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster