Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
57
 

Seçim

Seçim
 

Görsel alıntıdır. Emeği geçenlere teşekkür ederim.


Karpuzun dış görünüşüne dikkat etmek gerekir.

Bazen yusyuvarlak karpuzlar da ham çıkabiliyor.

Eğri büğrü denilip sona bırakılanlar hem daha ekonomik, hem de bal gibi tatlı olabiliyor.

Vaziyet bu olunca, karpuz seçerken nelere dikkat etmeli?

Şekilden çok karpuzun rengi çok parlak olmamalı, koyu yeşil tonların öne çıktığı mat görüntü üstünde çizgiler belirgin olmalı.

Karpuzun sapından içinin nasıl olduğunu anlayanlar da var ama bu yöntem yeterli olmayabilir.

Bunaltıcı yaz sıcağında ani sağanak yağmurların şaşırttığı şu günlerde seçmek, büyük bir olay oldu elbet!

Olaya yeni vakıf olanlar için, karpuz seçiminde birkaç ayrıntı önemli olabilir: 

Öncelikle karpuz, tatil beldelerinde falan seyyar satıcıdan birebir alınıyorsa, işin acemisi olunduğu hemen açık edilmemeli. Acemilik sakın ama sakın kimselere çaktırılmamalı. Büyük bir ciddiyetle hali düzgün bir karpuz beğenilmeli ve iki elle kucaklanarak, bilekten dirseğe doğru yatırılırken boşa çıkarılan elle "şap şap" vurmaya başlanmalı. Şaplaklar ne çok yavaş olmalı, ne de çok hızlı. Tam ortaya değil, göbeğin hafiften yan tarafına vururken ağır, ağır ve tok bir ses beklenmeli. Katı bir şeye çarpma sesi gibi "kel-kel" bir ses değil. Su dolu bir balonun titremesi gibi bir ses ve titreşimleri aks ederken elle hissetmeli ama tüm bunlar ağırbaşlı bir duruşla yapılmalı. "Ben bu işte uzmanım" duruşudur bu, avanakça sırıtır ya da "ne yapıyorum ben?!" diye hayatın anlamı sorgulanmaya başlanırsa olmaz bu iş, satıcı makaraya alır, bizden söylemesi. 

Karpuz seçerken her an "Ben bu işte uzmanım" imajı verilmeli. Bilinmeli ki bir karpuz seçildiğinde "diğerlerinden" vazgeçilmiştir; o yüzden biraz zorlanmış gibi yapılmalı çünkü karpuz satıcısı hepsini satmak için çıkmıştır yola. O da satılsın şu da, ne kadar geciktirilirse seçmek o kadar iyi imiş gibi hisseder "diğerleri" de.

*

Hayatı biçimlendiren, bilerek veya bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek, daha sonra pişman olunarak veya olunmayarak gerçekleştirilen, sonrasında kesinlikle üzerinde kafa yorulan sinir bozucu durumdur seçmek. Yaşam, seçim yapmaktan ibarettir ve her adımda seçeneklerini dayatır, seçmek zorunda bırakır insanı. Umut edilen hayata sahip olabilmek için, tüm toplumun buna karşı çıkmasını göze alarak kendine göre en doğrusunu seçebilme yetisine sahip olmak gerekir.

Peki, gerçekten istediğimizi seçebilme özgürlüğüne sahip miyiz?

Seçim, nereye çekilirse oraya, nereye seçilirse oraya gider.

*

Seçilen karpuz asla sona erdirmez kafa karışıklığını, aksine daha da artırır:

Düşünce hep seçmeyip vazgeçilen karpuzlarda kalır.

Seçerek aldığın karpuz, sırtını döndüklerinden daha iyi değildir belki, düşün dur!

Yok, yok, düşünme.

Düşünüyorsun, belki varsın belki yoksun, şimdi çık bu seçim bilmecesinin içinden, çıkabilirsen. Seçmek, beklentiler, beğeniler, ilgi ve çıkarlar doğrultusunda tercih yapmaktır.

"İnsanın kesin seçim yapması gereken anlar vardır. Kendi yaşamını tümüyle, eksiksiz, dopdolu yaşamak mı, yoksa ikiyüzlü bir dünyanın istediği yapmacık, sığ, onur kırıcı bir varoluşa sürüklenmek mi?" (Bu cümleyi sosyal paylaşımdan aldım, teşekkür ederim.)

* * *

Cesaret edilip seçilen karpuz, evde kabak çıkarsa? Kaybeden olarak ev halkı tarafından eleştirilmeye baştan hazır olmak lazım.

Kesmece gerçeği görüp de buna baş kaldıramayan asıl yenilenlerin, kazanan olarak değerlendirilebileceği de bir gerçektir.

Seçen yolunu çizmiştir artık, cesur yürekler ayıplansa da dünya üzerlerine de gelse, kaybeden olarak görülseler de gerçek kazananlardır ve doğruyu görüp seçebilmiş olmanın haklı gururuyla yaşarlar çünkü sonucu belirlemek için “bir şey” yapmışlardır.

Özet olarak, risk alamayanlar büyük karpuz alsın.

En az yedi kilo.

Kırmızı çıkar, merak etmeyin. Yalnız; bıçağı değdirince yarılıveren, bal gibi bir karpuz çıkmayabilir.

İşte seçimin “püf noktası” da buradadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn AK, seçimin özgün değerlendirmesini karpuzlayarak ne güzel anlatmışsınız. Anlamak önemlidir. Saygı ve sevgilerimle.

Muhsin DURUCAN 
 14.08.2014 9:01
Cevap :
Sevgili Muhsin Öğretmenim, ilginize teşekkür ederim. Bu sıcak yaz günlerinde "karpuzlama" serinlik verir diye düşündüm. Saygılarımla. A.AK  14.08.2014 16:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster