Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1330
 

Seçimin beklenmedik sonuçları

Seçimin beklenmedik sonuçları
 

Her parti kendisine mutluluk tabloları yarattı...


Bir seçim yazısı en kolay seçim sonuçları belli olduktan sonra yazılır. Seçimden önce “böyle de olabilir ama” diye her tarafa çekilebilecek kıvırmalı laflar yazarsınız, seçimden sonra da “ben söylemiştim” diye ortaya çıkarsınız. Bu ambulansın arkasına takılmak kadar garantili, milli takıma sponsor olmak yerine “…. milli takıma başarılar diler” diye reklam vermek kadar “uyanıkça” bir davranıştır. 

Seçimlerden herkes mutlu çıktı. Tabi en mutlu çıkan haklı olarak AKP. İktidar yıpranmalarını üzerinden sıyırarak ciddi bir zafer kazandı. CHP oylarını ve milletvekillerini arttırarak kendi çapında bir zafer kazandı. MHP ise hazırlıksız, tek söylemli, iktidar değil muhalefetteki parti olmak için girdiği seçimden, barajı aşarak, alnının akıyla çıktı. Yani herkes kendisine yetecek mutluluk tabloları yaratacak oyu aldı. 

İki önceki yazımda http://diflek.com/861/oy-vermeyen-kitle-kimlerden-olusur/ oy vermeyen kitleden bahsetmiştim. Bu kitle genellikle seçimi sessiz sedasız protesto ederdi. Gel gör ki, bu sefer bağıra bağıra protesto ederek seçime girmeyeceğini, oy kullanmayacağını söyleyen bir grup kendisini gösterdi; Bıkkınlar http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1146228 

Küçük bir grup, dünyada eşi az görülen bir şekilde tavrını koydu. Köylerden çoğunun Güneydoğu Anadolu’da olması da, bir başka takdire şayan husus. Çünkü bildiğiniz gibi oradaki seçim dinamikleri, büyük şehirlerdekilerden oldukça farklı. 

Bence seçimin ortaya çıkardığı en güzel şeylerden biri bu. Oy vermeyenlerin, tavır koyarak oy vermeme nedenlerini şekillendirmeleri. Malum, parti liderleri fısıldamalardan anlamıyor. Yurdumuz ve dünya demokrasisi oldukça için hayırlı bir davranış. Keşke diğer seçmenler de oy vermiyorlarsa, böyle net tavır koyarak, bir mesaj eşliğinde eylemlerini gerçekleştirseler. 

Bunun yanında seçime katılmayan ciddi bir kitle hala mevcut. Yaklaşık %15 ile Türkiye’nin 3. büyük seçmen kitlesi, hala partisini bekliyor. Üstelik bu kitlenin içinden bazıları “kerhen” de olsa oylarını kullandılar ve oy kullananların büyük bir çoğunluğu “Anti – AKP” paktı üyeleri. http://diflek.com/853/secimlerde-ov-oy-vermeyenler-ve-gk-gezici-kitlenin-etkisi/ yazısını okuyanlar AKP – CHP – MHP denklemindeki oy değişimleri ve oy vermeye giden “oy vermeyen kitle”nin seçim sonuçlarına etkisi hakkında bilgi sahibi olabilir. 

İlk defa bu seçimde fiyatı 13’te 1’e kadar geri çekilen pusulalarla da seçim yapılabileceği ortaya çıktı. http://haber.gazetevatan.com/oy-pusulasi-ihalesinden-buyuk-skandal/375768/1/Haber 100’de 1300 miktarında karlarla ihaleye girilebildiği sonucunu da çıkartmak mümkün tabi. Ama çıkan daha önemli sonuç, DMO’da hala dürüst insanların çalıştığı. 

Dokunulmazlık, dokunulmaz bir nitelik taşıdığından hiç dokunulmadı. Seçim sonuçlarında ise artık dokunulabilir olan AKP’den 41, CHP’den 16, MHP’den 7 ve BDP’den 8 eski vekile mahkeme yolu göründü. 

Peki, seçimde iktidar partisinin becerisi mi yoksa muhalefet partilerinin beceriksizliği mi bu sonucu yarattı? Bunun cevabını yazan binlerce yazı çıktı, eminim bu yazıyı okuyanların da bu konuda fikirleri vardır. O yüzden bu kısma hiç girmeyelim. 

Dere geçilirken at değiştirilmez diye bir atasözü vardır ama dere geçilirken en fazla at değiştirilen seçimi yaşadık. Geçtiğimiz iki ayın gazetelerini önüne dökenler, enfes vücut çalımlarıyla dolu iki ayı daha net gözlemleyebilirler. 

Unutulmazlardan biri de “Püskevit”in literatüre girmesi oldu. İlk defa bir parti lideri, yaptığı bir dil sürçmesi sayesinde, büyük kitlelerde sempati topladı. Arasına lokum sıkıştırılmış bisküvi, değme halkla ilişkiler şirketinin yapamayacağını yapmayı başardı. 

Bu seçimin bir sonucu da, sadece geleneksel kampanyalarla, 1970 model mantıkla alınabilecek maksimum sonuçları göstermesi. Psikolojik propagandanın en yoğun kullanıldığı seçimi yaşadık. AKP, modern propagandanın açık ve örtülü tüm metotlarını büyük bir ustalıkla kullanırken, CHP örtülü propaganda ile yürütülen kampanya konusunda ne kadar hazırlıksız olduğunu gösterdi, ciddiye alınmayacak cılız öğelerle tezler ve karşıt örtülü propagandalar üretmeye çalıştı. 

Ve en önemli sonuç. “Kürt” diye tanımlanan bir seçmen kitlesinin oylarına talip olmak için çok geç. O kitlenin bir kısmı kendisini “ümmet”, bir kısmı ise “millet” olarak tanımlıyor. Yani ikisinin de oylarının sahibi belli. Siz eğer o kulvara girmeye çalışıyorsanız, dikkatli olmanız, getirisini götürüsünü iyi hesapladıktan sonra bu iki tanımlamadan birine sahip çıkmanız gerekli. Bütün seçim sonuçları da bunu gösteriyor. Sadece güneydoğuda değil, Antalya ve İzmir’de de. 

Kutsi Akıllı www. diflek.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1449
Kayıt tarihi
: 01.06.11
 
 

Olduğu gibi kabullenmek yerine "neden" sorusunu sormayı yeğlerim. 25 seneye yakındır senaryo çalışma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster