Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
475
 

Seçimler ve Analiz

Seçimler ve Analiz
 

Esasında çok 22 Temmuz seçimleri ile ilgili bir şey yazmak istemiyordum. Ama Matilla Abim eeee o zaman sen de bir analiz yap da okuyalım dedi, bir de bir iki yazıya yorum yazınca, ufak bir yorum getirmek ve bir parça farklı bir bakışla sosyolojik ve psikolojik anlamda neler oldu bakmak gerek diye düşündüm...

En çok yapılanın seçimlerden sonra bir çok tarafın Cumhuriyet Mitingleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini eleştirileri ve halkın tercihinin belirli olduğu ve bu doğrultuda devam edilmesi gerektiği görüşlerini dile getirmeleri olduğu görülmekte...

Demokratik olmayıp, demokrasi içerisinde yaşıyorsak, sandıktan ne çıktıysa o olur diye, oh olsun size diyenlerin yanında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapısının (Mustafa Kemal'den sonra erozyona uğratılan yapıyı Mustafa Kemal'in başarısızlığına bağlamaya çalışanlar öncelikli olarak) kendi işlerini hala götürmelerine engel olduğunu düşünenler de vardı bu eleştirileri getirenlerin içerisinde...

Şunu kabul etmek gerekir ki, Cumhuriyet Mitingleri herhangi bir partinin yada siyasi görüşün mitingleri değildi... Sadece halkın sesini "ilk defa" yükseltmesiydi... ve içinde her türlü görüşten insan vardı... Daha sonra bir partinin siyasi hareketi gibi gösterilmeye çalışılması ise mitinglere katılan bir çok kişinin bile canının sıkılmasına sebep olan bir noktaydı...

22 Temmuza geri dönecek olursak, 4 yıldan beri bir şekilde iktadar da bulunan bir parti, karşısında herhangi bir şekilde muhalefet olarak ortaya bir şey koymayan bir başka parti, daha önceki seçimlerde kendi tabanının büyük bölümünü 2 farklı partiye kaymasını engelleyemeyen bir parti, merkezde denilirken, herhangi bir şekilde merkez için bir şey yapamayan, hatta ve hatta seçim öncesi, birleşmek yerine birbiriyle hala çatışan 2 parti, barajı aşamayacakları için (baraj tamamen demokrasiye aykırı bir olay bana göre, 70 milyonun içirisinde barajsız çok fazla dağılma olur ve meclis yürüyemez teorisini ortaya atan teorisyen arkadaşlara söyleyebileceğim ise, o zaman gerçekten halk için çalışacak örgütlenmeyi başaracak insanların işlerin başında bulunduğu yeni organizasyonların ortaya çıkması ve zaten demokratik olmayan siyasi parti iç yapılarının bir şekilde duruma uygun hale getirilmesinin sağlanması olmalıdır diyeceğim... Yoksa "Bir Anarşistin Kazara Ölümü" hikayesini her zaman yaşarız...) bağımsız adaylarla kendilerini ifade etmeye çalışan bir parti ve fazla detaylandırmayacağım başka birsürü parti daha vardı...

Peki bu kadar çok yer varken ne oldu da % 47 tek bir yere gitti? Bu sonucun alt yapısında kimler var? Kimler % 47'nin içerisinde?

Kısaca bir göz atacak olursam, İktidar Partisinin kendi tabanının haricinde, bağımsız aday gösterilmeyen yerlerde, bağımsızları destekleyecekler, ana muhalefetin içerisinde muhalif olan kişiler, Hrant Dink cenazesinde toplanan insanların haricinde Türkiye üzerinde toplanacak hiç kimseyi kabul etmeyecekler, muhalefetin muhalefet olmamasına sinirlenenler, seçim öncesinde bir türlü anlaşamayan merkez partiye ne haliniz varsa görün diyenler vb. çok geniş bir yelpazedeki insanların iktidar partisine oy verdiklerini görüyorum...

Bu yelpaze neredeyse tüm toplumu karşılar mı? Evet karşılar... Ancak esas soru, sonuçlara karşı demokratik süreç içerisinde yapılacak olan uygulamalar halkın isteklerini karşılar mı? İşte o noktaya çok katılamıyorum... Niye diye sorulacak olursa; Devlet mekanizmasının kendisini yok edecek bir noktaya gelmesine halk karşı çıkmıştır ve bu devam edecektir ve bu ülke üzerinde (daha önce işe yarar hiçbir şey yapmamanın getirdiği acizlik duygusu ve güzellikleri kirletme çabası olanlar dahil) nefret edenleri çok olmasına rağmen, sadece halkın yapısına bakıldığında, Mustafa Kemal'in aydınlık izinde gitmek haricinde hiçbir düşüncesi olmayan çok fazla insan vardır.

Türkiye Toplumunu gerçek bilimsel düşünceyle değil, değişik siyasi düşüncelerden ve teorilerden yola çıkarak analiz edecek olan insanlar da her zaman hata yapacaklardır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benimkinden çok farklı bir analiz ve elbette ki saygı duyuyorum, en azından ezbere bir analiz değil. Seninle birleştiğimiz en önemli nokta cumhuriyet mitinglerine katılanların tek bir görüşe ait olmamaları. Onların içinde her türlü insan vardı ve çok kişi de onların kendinden sandı. Bu gün Türkiyede önemli bir kesim insan siyasi gidişattan hoşnut değil. Onların birleştikleri belli bir görüş yok ama mutsuzlar. Sende mutsuzsun, bende. Ben cumhuriyet mitinglerine katılmadım çünkü bana göre bir şeye karşı çıkmak siyasi bir görüş değildir. Ben her zaman bir öneri getirmekten, daha iyisini daha güzelini bulmaktan yanayım. Bana göre bir çok yeni reformun yapılması gerekiyor, her şeyden önce insanlar arasındaki eşitliğin sağlanması gerekiyor. Bunun ilk şartı da bütün vatandaşlarımızın hangi siyasi görüşe sahip olurlarsa olsunlar bizim vatandaşlarımız olduğudur. Kimsenin birbirine tepeden bakma hakkı olamayacağının bilinmesidir. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 13.08.2007 8:58
Cevap :
Bizim kültürümüz zaten sevgi ve güzellik üzerine kurulu... Yok edilmeye çalışılıyor o ayrı ama kesinlikle hepimiz, hep birlikte mutlu ve huzurlu olmak istiyoruz... Sorun bir şeye karşı çıkmak da değildi esasında... Kendi sesini duymaktı gibime geliyor... Ortaya güzel bir şeyler koyabilmek için ise insanların birleşebileceği platformlar gerekiyor ki şu anda siyasi partiler dahil hiç bir sivil toplum örgütü bunu yapabilecek bir noktada değil... Tamamen toplumdan kopuk ve toplumun sesini duyurmasına engel olmak için varlarmış gibi neredeyse... Tepeden bakma noktasında da aynı düşünüyoruz, kendini bir şey sannetmek, kişiliği olmayan insanlara özgü çünkü... Sevgiyle...  13.08.2007 17:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1880
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster