Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '16

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
71
 

Seçimler ve Hipnotizma

Seçimler ve Hipnotizma
 

Uyutuluyoruz. Toplu olarak hipnotize ediliyoruz. Telkinlere boğuluyoruz. Fikren şekillendiriliyoruz. Tektipleştiriliyoruz.
 
Sonrası kolay.
 
Artık güdülebiliyoruz.
 
İster tüketim çılgınlığı. İster siyasi histeri. İster futbol fanatizmi, moda, dincilik, … Aklınıza ne gelirse…
 
Ama tek bir gerçek var.
 
Bizi yönlendiren artık aklımız değil.
 
Ülkemizde ve Dünyada olup bitenlerle ilgili en önemli bilgi kaynağımız televizyon.
 
İnternet ve sosyal medyayı da bu kapsamda değerlendirmek mümkün. Ancak her iki ana mecranın beslendiği kaynaklar aynı.
 
Ajanslar. Haber ajansları.
 
Ajanslar tekelleşmiş. Türkiye’de de, Dünyada da.
 
Sözgelimi Ülkemizde her gün yağdırılan haberleri toplayan, işleyen, elemeden geçiren, yeniden biçimlendiren ve tepemize yağdıran ajanslar kimler?
 
Sayıverin bakalım, kaç taneler. AA, İHA, DHA ve belki birkaç tane daha.
 
Türkiye’yi de Dünyayı da haber bombardımanına boğan ajanslar egemenlerin tekelinde ve yönetiminde.
 
Onların verdiği kadar bilgi sahibi oluyoruz, fikirlerimizi de bu kapsamda oluşturuyoruz.
 
Peki ya gerçek dünya onların bize anlattığı gibi değilse! Onların bize yutturduğu gibi değilse!
 
Bunu düşünecek ne halimiz, ne fırsatımız oluyor.
 
Sözgelimi Kuzey Kore’de neden kimse birbirinden farklı düşünmüyor? Ya da Arabistan’da, Kuveyt’te. Ya da mesela Afganistan’da veya Japonya’da?
 
Niye bir Mısır’lı bir Norveç’li gibi düşünmüyor?
 
Çünkü ne kadar bilgi, o kadar fikir…
 
Egemenler nasıl istiyorsa öyle. Beyinlere nasıl hükmedilmişse o kadar.
 
Haber bombardımanı devam ediyor.
 
Televizyonlarımızdan ve sosyal medyadan.
 
Bangır bangır. Flaş Flaş… Son dakika…
 
Siyasi görüşlerimiz de bu şekilde oluşuyor, her türlü beğenimiz de…
 
Ya da, oluşmuyor da oluşturuluyor.
 
Gece gündüz, sabah akşam, her an her saniye…
 
Öyle bir hale getiriliyoruz ki, televizyon izlemeyle, yine aynı para babalarının bir iki web sayfasında dolanmayla  bütün dünyayı kavradık, her şeyi öğrendik zannediyoruz kendimizi.
 
E bu kadar bilgili olunca, sözgelimi seçimlerde hangi partiye oy vermemiz gerektiğini de artık bizden iyi kim bilecek.
 
Düşünmeye ne hacet, 2,5 parti hesabına beyinlerimize kazınıp ezberlettirilen klişelerden başka fikirler de olabileceğini…
 
"Gerisi marjinal, gerisi nasıl olsa kazanamaz, oylar bölünmesin, görüşleri doğru ama kimse oy vermez, ben de oy vermeyeyim, oylar boşa gitmesin…"
 
Hepimiz bir şekilde ikna edilmişiz, bu ikibuçuk partiden başkasına oy verilmemesi gerektiğine.
 
Para gücüyle, medya gücüyle, bize en çok beğendirilen iki buçuk partiden birine oy vermeye mecbur edilmişiz. 4-5 senede bir sandığa götürülüyoruz, onları biz seçmişiz zannettiriliyoruz.
 
Bok, biz seçtik.
 
Onlar zaten seçilmiş.
 
Beynimizi yıkaya yıkaya, uyutula uyutula onlara oy verdirtiliyoruz ki, hataları kusurları olursa sorumluluk bizde kalsın.
 
“Ne yapalım, siz seçtiniz” diyebilmeleri için.
 
 
İşte bu şekilde hipnotize ediliyoruz. Her seçimde televizyonlarımızın başında ağzımız yarı açık, uykuyla uyanıklık arasında yapılan telkinlerle fikren biçimlendiriliyoruz, koşullandırılıyoruz, seçim zamanı sandık başına götürülüp beyinlerimize kazınan partilerin amblemlerinin altına mührü basıyoruz, memleketi yönetecekleri biz seçtik zannettiriliyoruz.
 
Bu bir toplu hipnotizma değil de nedir? Televizyonla yapılan toplu uyutma…
 
....
 
Kendilerini akıllı sanıp da bu oyunda uyutulup yönlendirilen kalabalıkları "cahil de arif olabilir" diye yağlamaya hazırlanan içimizdeki kurnazlar ve uyanıklar! Şöyle bir göz atıvermeyle, doğru dürüst okumadan, sövmeye başlamadan önce azıcık düşünün... azıcıııık!
 
 
 
Kenan IŞIK
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 640
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2822
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster