Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
238
 

Seçimlere dair

Seçimler yaklaşıyor. Seçimler yaklaştıkça ülkenin dört bir tarafında; parti liderleri, milletvekili adayları, köy, köy, ilçe, ilçe, il, il dolaşarak tanıtım kampanyaları yapıyorlar. Kazanacaklarına dair ümidi olanlar da, olmayanlar da; gereksiz yere, her gün milyonlarca YTL paralar harcayıp, afişler bastırıyor, taraftar topluyor, konvoylar düzenliyor, tonlarca benzin harcanıyor, basılan afişler çevre kirliliklerine yol açıyor.

Temmuz ayının bu sıcaklarında vatandaşları çeşitli vaatlerle meydanlara toplayıp oralarda hem kendilerinin ve hem de vatandaşların bunalmalarına neden olunuyor. Her lider bir başka liderin açığını yakalayıp, hakkında ağır suçlamalarda bulunuyor, ağza alınmayacak şekilde küfre kaçan sözler sarf ediyor. Sinirler geriliyor, kavgalar yapılıyor, nifak tohumları ekiliyor, vatandaşlar birbirlerine düşman ediliyor.

Sonuç: Hangi lider daha fazla bağırabilmiş ve daha fazla halkı heyecanlandırabilmiş ise; o liderin en çok % 35 oy alan partisi; barajlar ve seçim sisteminin sakatlığı nedeniyle çok sayıda milletvekili ile meclise giriyor. Barajı aşamayan partilere mensup pek çok değerli kişiler dışarıda kalıyor.
Mecliste iktidarı ele geçiren partiye mensup milletvekilleri de; kendi hür iradeleri ile değil, liderin emriyle parmak kaldırarak, yasama ve yürütme görevi yapıyor. Dışarıda kalan değerli kişiler de heba olup gidiyor.

Adalet ve demokrasi bunun neresinde?...

Demokrasi: Herkesin kendi hür iradesiyle fikirlerinin serbestçe söylenip tartışıldığı ve bu tartışmalar sonucunda oylanıp çoğunluğun verdiği karar rejimidir. Seçimlerde de Milletvekili adaylarından halkın istediği adaya oyunu verip bu adaylardan en çok oy alanın, Bağımsız Milletvekili olarak meclise gitmesi gerekir.

Çok partili sistemde halk: İstediği adaya değil en çok bağırabilmiş ve halkı en çok heyecanlandırabilmiş parti liderine oy vermektedir. Bu parti içinde halkın tanımadığı, bilmediği, parti lideri tarafından tepeden inme isimler vardır. Halk kendi tanıyıp bildiği ve güvendiği kişilere değil; Parti Başkanının bildiği ve kayırdığı kişilere oy vermek zorunda bırakılmakta ve böylelikle kişiyi seçme hakkı elinden alınmaktadır.

Partiler olmasa bu böyle olmayacaktır. Halk kendi yöresinden bildiği ve tanıdığı kişilere oy verecek, bu kişiler arasından en çok oy alanlar mecliste halkı temsil edecektir. Böylelikle devletin kasasından partilere yardımlar yapılmayacak, fuzuli masraflar ortadan kalkacak, kavgalar bitecek ve halk huzura kavuşacaktır.

Mecliste de her milletvekili hiçbir kişinin etkisinde kalmaksızın kendi hür iradesiyle fikirlerini söyleyecek, oyunu kullanacak ve oy çokluğuyla karar alınacaktır.

Bu sistemin uygulanma şeklini ve daha pek çok faydalarını başka bir yazımda dile getirmeğe çalışacağım…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 707
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster