Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '11

 
Kategori
Seçim
Okunma Sayısı
316
 

Seçmen günlüğü - Kapa gözlerini aydınlığa -

Seçmen günlüğü - Kapa gözlerini aydınlığa -
 

Kapatın gözlerinizi… 

Yoo... Yoo... Kapatırsanız yazılanları okuyamazsınız. O yüzden şimdilik o cümleyi unutun. Yani kapatmayın. 

Ne var meydanlarda, ne vaat ediliyor bizlere… 

Ya da ne verilmemişte bundan sonra verileceği, yapılacağı taahhüt ediliyor. 

Şaşşşıp kalıyorum doğrusu. 

Niye mi? 

Çünkü bu güne kadar gördüğüm ve izlediğim seçim çalışmalarında seçmene AKP’den projeler, sözüm ona marka kentler… 

MHP’den film teklifleri… Artık o filmde ister av olun ister avcı o size kalmış. 

CHP’den ise herkese rahat bir nefes... Ne dersiniz belki sade vatandaşı 30 küsur vergi yüküyle cebelleşirken bol keseden vermek, bol keseden almaktan geçmesin; gibi vaatler geçiyor aslında partilerin yükselen nidaları arasında. 

Yoo... Yoo… Durun daha kapatın demedim gözlerinizi. 

Sonra biri gelir kepenkler kapanır. Diğeri gelir açılır. Ardından başlar siyasi fasıllar vur patlasın çal oynasın da nereye kadar be kardeşim. Sorunu sadece kepenk boyutuna indirgemek bu kadar ucuz mu? Hem madem dilinize dolanıp dolanıp düşen demokrasiyi bu kadar benimsiyorsunuz niye gösterilen demokratik tepkileri kaldıramıyorsunuz (tekel işçilerinden çiftçiye kadar). Hem sonra siz açılım açılım diye yelken açmadınız mı cari açıklara… 

Tamam. Hadi biraz kısabilirsiniz gözlerinizi televizyonlarda parti reklamları dönerken uzayıp giden maviliklere… Çünkü baş döndürecek güzellikte hepsi. Birinin sesine karşılık öbürünün hayalleri, ütopik projeleri. Bütün bunlara karşılık diğerinin tepeden tırnağa herkese vereceği nefesi… 

Sahi gerçekten CHP reklamımı gerçek Türkiye, AKP reklamı mı yoksa MHP mi? 

Şaşşşşııııppp kalıyorum. Ağzım bir hava limanı açıklığıyla hem de... 

Amannn durun sakın. Ben ağzımı açtım diye siz kapamayın hemen gözlerinizi. Bu işten bi sürpriz doğmaz bize. 

Neyse dağıtmayalım konuyu. 

Hıı. 

Nerde kalmıştık. 

Reklam diyordum. İyisi kötüsü olmaz. O yüzden çok çalışmak gerekir çookkk. Her ilin büyükşehir olabilmesi için. Düşünmeden geçim derdini, okul masraflarını ve geleceklerini en az üçlemek lazım. 

Neyi? 

Neyi olacak canım çocuk sayısını. Ne kadar üçledin o kadar yakınsın büyükşehir olmaya. Yani büyük aile, büyük şehrin yanına, küçük küçücük kalan hayal olan gerçekler. Çünkü kadının görevi kocasına itaat etmek, doğurmak, çocuk bakmak, bulaşık yalaşık, vs. gibi görevler ya nasıl olsa. 

Hıı… Unutuyordum bak az daha bir de dekolte giyip milleti tecavüze teşvik etmek. O yüzden büyük ailede itaatkâr kadınlar olsun ama boş ol deyince de kadınları koruyan bi yasa olsun. Öyle bir kelimeyle aç ve açıkta kalmasınlar. Çok şey mi istiyor üresin, üretmesin oy hakları var lakin söz hakları olmasın… Nasıl uzaklardaki mavi dediğim manzara. İyi mi izlemesi, yaşaması, görmesi… 

Hadi kapayabilirsiniz şimdi gözlerinizi… Artık yazı bitiyor. Yalnız son bir şey “gözlerinizi karanlığa değil, aydınlığa kapayın.” 

Ve bi düşünün… Bir daha düşünün… Televizyonda izlediğiniz her şeyin gerçek olmadığını. 

Haydi, kapayın gözlerinizi aydınlığa… 

Kaynak, Alıntı: cakmaktasi.wordpress.com 

cakmaktasi.blogspot.com 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 255
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 287
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

İzmir doğumluyum. Uzun düşünceler, kısa şiirler hayatımın büyük bir bölümünü kaplar. Öyle gökkuşa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster