Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
585
 

Şehit aileleri, düğünümüz var!

Şehit aileleri, düğünümüz var!
 

" Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! " diyordu şair.

Evet, Ulusal Kurtuluş Savaşı bizim namus kavgamızdı. Amacı belliydi, son ocak sönene kadar milletimin yıldızı olan o al sancak parlayacaktı. Ne diyordu Başkomutan: " Ya istiklâl ya ölüm! "

O günler öyleydi. Amaç bir ve tekti: Vatan kurtulacak, ay - yıldızlı al bayrak sonsuza dek dalgalanacaktı.

Büyük Başkomutanın önderliğinde vatan kurtuldu. Yeni bir ülke kuruldu. Adına Türkiye dendi. Bayrağı al üzerine hilâl ve yıldız oldu. Lideri Mustafa Kemal oldu. Ve bu lider doğru yolu gösterdi: " Yaşamda gerçek yol gösterici bilimdir. " Sonra ilkelerini koydu: Halkçı olacağız, devrimci olacağız, cumhuriyetçi olacağız, lâik olacağız, milliyetçi olacağız ve devletçi olacağız.

Bu ilkeler bütün halkın omuz vererek kazandığı Kurtuluş Savaşı' nın Türk halkına armağanıydı. Çünkü bu ilkeler uygulandığında çağdaş uygarlık düzeyine çıkılacak ve halk zenginliğe ve refaha kavuşacaktı.

Kavuşuyordu.

1950 yılında tüccarlar başa gelene kadar her şey güzeldi. Ve o tarihten sonra bugüne kadar ve bugün de dahil, Türkiye' yi tüccar zihniyetli siyaset adamları yönetiyor. Onlar cüzdanlarını, kasalarını, menkul ve gayrımenkullerini tıka basa doldururken ülkenin bir yönünde tertemiz askerler vurulup ölüyor: Şehit!

Ne şehiti? Kimin şehiti? Ne uğrunda şehit?

Kendi çocukları sahte çürük raporlarıyla askerlikten bucak bucak kaçarken, yoksul bıraktıkları Anadolu' nun köylü çocukları sapır sapır vurulup, öldürülüyor: Şehit!

Bunlar vatanı; kasaları, cüzdanları, menkul ve gayrımenkulleri olarak görüyor. Bunlar için korunması gereken servetleridir, zenginlikleridir. Varsın bu uğurda Anadolu'nun yoksul çocukları ölsün. Nasılsa adına " şehit " denir. Nasılsa tabutları al bayraklara sarılır. Nasılsa ateş düştüğü yakar.

" Aman servetlerimize zarar gelmesin iyi koruyun vatanı "

İşte kanıtı: Gencecik çocuklarımızın toprağa verilmesinin üzerinden on gün bile geçmedi dikta rejimlerine yakışır, krallık rejimlerine yakışır bir düğün hazırlığı başladı. İstanbul' da kuş uçurtulmuyor, düğün tatbikatları yapılıyor, kimlik göstermeyen gençler dövülüyor. Ve düğün için yüz milyarlarca lira harcanıyor.

Gösteriş, caka, afra - tafra... Bütün bunlar bu vatan için canlarını vermiş fidanların ölümünün daha onuncu günü dolmadan yapılıyor.

Görün bunları. Şehitlerimizi düşünün. Kahraman Türk Ordumuzun kahraman erlerini düşünün. Ne uğruna canlarını verdiklerini görün. Acıda, kederde, hüzünde ve vatan için ölümde, biz yoksullar bir ve beraberiz. Bollukta ve servet dağılımında biz yokuz. O bölümde gözleri para hırsına dönmüş servet avcıları var.

Bir tek canımız var bu vatan için verebileceğimiz, ah keşke onu da Kurtuluş Savaşımız gibi kutsal bir dava için verebilsek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıyı okuyunca gözlerim doldu. Oğlunu bu vatan için şehit vermiş bir anayı düşündüm, bir de dünkü düğünü. Kızının babası mutluymuş. Mutlu olsa ne yazar. Benim Anadolulu anam oğluna ağlıyor sen nasıl mutlu olabiliyorsun, eh be adam. Düşünemiyorum. Acil olarak Atatürk'ün çizdiği yola girmemiz lazım. O yoldan çıktık galiba. Saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 15.10.2007 21:43
Cevap :
"Galiba" değil 10 Kasım 1938 saat 09.05'ten itibaren Atatürk'ün ulusalcı, tam bağımsız ve kişilikli Türkiye ideolojisinden ayrıldık. O ayrılma açısı açıla açıla bugünkü noktaya geldi. Anadolu insanı bilerek ve kasıtlı olarak cahil bıraktırıldı. Yoksul bıraktırıldı. Şimdi cahilliğinden yararlanılıyor oy alınıyor. Yoksulluğundan yararlanıp sözde yardım edip oy alınıyor. Ve Türk ordusunun başkomutanı 13 şehitin ardından daha on gün geçmeden düğün yapabiliyor. Bütün Türk ulusu kan ağlarken. Sonra gelen tepkiler üzerine düğünde takılanları şehit ailelerine bağışlıyorlar. Bir ulusu ulus yapan en önemli koşul, acıda da birlik olmaktır. Olabildik mi? (Katkınıza teşekkür ederim)  16.10.2007 21:03
 

Bütün bu saldırılar,emperyalizm oyunları,teröristlere verilen destekler,toprağımıza, kardeşlerimizin canına göz diken hainler, bizi birbirimize daha çok kenetlendiriyorlar.Bu acıları biliyoruz biz, hep yaşıyoruz, ama yüzyıllardır ayaktayız.Bu vatanı hiçkimse ama hiç kimse bölemez.Bunu biliyorlar.Bu yüzden endişeye kapılmamalıyız.Günümüz gençleri,bastığı yerde sadece toprak değil, yüzbinlerce senin, benim onun, gibi kefensiz yatan olduğunu unutuyor.Gerekirse bizde onların arasına katılırız, hemde seve seve...Aklın, hakikatin ve Atatürk'ün izinden giden bir Türkiye istiyorum.Zor değil, çaba gerektiriyor. Sevgiler...

Barış Gündoğdu 
 15.10.2007 14:13
Cevap :
Ben, bütün gençliğe Atatürk'ümüzün Söylev ve demeçlerini okumalarını sağlık veriyorum. Atatürk, Batı'ya karşı nasıl davranacağımızı bize göstermiştir. Ve eğer O'nun dediği gibi Batı'ya davranmazsak başımıza nelerin geleceğini de söylemiştir. Ne mi söylemiştir: Aynen bugün başımıza gelenleri yıllar önce söylemiştir Mustafa Kemal. Bizim elimize Mustafa Kemal gibi bir dâhi geçmiştir. Onun yolundan ayrılmamız bizi karanlıklara sürüklemiş, emperyalistlerin kucağına itmiştir. Bugün ekonomimizi ayakta tutan sıcak para dediğimiz "Batı'nın" parasıdır. Eğer Batı'nın dediklerini yapmazsak merkez bankasının kasasında bulunan dövizin en az % 70'i Batı'ya geri döner. Borsadan da en az % 80 kâğıt çıkar ki, bu Türk ekonomisinin çöküşü demektir. İşte emperyalizmin yeni yüzü budur: Zengin et ve sömür! (Barış kardeşim katkına teşekkür ederim.)  15.10.2007 20:45
 

ARKADAŞIM TELAŞA GEREKYOK BİR AY SONRA TAYYİP AMERİKAYA GİTTİĞİNDE KONUYU GÖRÜŞECEKMİŞ BİZİM ÇOCUKLARIMIZIN ŞEHİT OLMASI ÖNEMLİ Mİ NASIL OLSA GRMİCİKLERİYOK

gülser toprak 
 14.10.2007 0:30
Cevap :
Evet, bizim çocuklarımızın "gemicikleri" yok. Onların bir tek bedenleri var. Ölenlerin hepsi yoksul. Babacan'ın yeğeni öldü bunu ABD'de konu etti, anlattı. Ya diğer ölen fidanlar neydi? ABD'ye gideceklermiş. Torunları falan ABD'de de ya, bir kolları orada. Bunlar nı ABD'ye "İnceldiği yerden kopsun" diyebilecekler? Güldürmeyin adamı. (Katkınıza teşekkür ederim Sayın Gülser Toprak)  14.10.2007 18:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2955
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster