Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
325
 

Şehit düşmek iş kazası gibi bir şey mi?

Şehit düşmek iş kazası gibi bir şey mi?
 

Şehit olmak iş kazası mı?


Haberlerde şehit başına ayrılan süre 20 – 30 saniyeye kadar düştü.

Belki bu kadarı bile gereksiz.

Yöntem değişti.

Vatan savunması, ekmek parası bulabilmek için hayatını ortaya koymaktan başka çaresi kalmamış fakir fukara çocuklarından polis ve uzman er ve erbaş olmaya razı gelenlerin ya da belki mecbur kalanların sırtına yüklendi.

Vatanı onlar koruyacak(!)

İşleri bu.

Tehlikeli bir iş.

Cephede gecenin kör karanlığında kahpe pusulara düşebiliyorsun.

Ölürsen, ki yüksek ihtimal, “şehadet mertebesine yükseldi” diyorlar.

“Şehit” diye yüceltiliyorlarmış gibi yapılıyor ama gerçek algılama da böyle mi?

Bana öyle geliyor ki, bu ölümler artık başka türlü anlamlandırılıyor.

Askere giden çocuklarımıza denk gelme ihtimali azaldıkça şehit haberlerine olan ilgimizi  yitiriyoruz.

Şehit haberlerinin veriliş tarzı da değişti zaten.

Olayı artık bir başka türlü algılıyoruz.

“Sanki iş kazası gibi bir şey…”

Yani yöntem değişti. İnsanlar rahatladı.

Rahatlama toplumun tamamına sirayet etti.

Şehit sayısı bu kadar arttı ama bu rahatlama çocukları askerde bulunan ailelerde bile gözle görülür düzeyde.

İnsanlar biliyor artık, PKK’yla savaşta cephede uzman er ve erbaşlarla polisler var.

Ölenlerin (şehit olanların) tamamına yakını onlardan.

“…E ne yapalım yani, işleri bu. Yaptıkları işin fıtratında var. Ölebilirler. Bu yüzden yüksek(?) maaş alıyorlar. Hem ölünce şehit sayılıyorlar. Yakınlarından 2 kişinin devlet memuru olma hakkı da var! Daha ne olacaktı ki?...”

Bakış açısı bu oldu sanki.

Şehit olmak artık eski zamanlarda “vatani görev” olarak adlandırıldığı üzere yaşı yirmiye gelince askerlik nöbetini devralmış olan ana kuzusu her kimse, piyangodan çıkar gibi onlardan hangisine denk geleceği belirsiz bir ihtimal olmaktan çıkmış.

Bedelli askerlik dalavereleriyle önce zenginlerimiz yırtmıştı bu netameli işlerden, anlaşılıyor ki, şimdi hepimiz yırtmışız.

Askere gidiyor olsak dahi, şehit olma görevi başkalarının.

Kimlerin şehit olacağı artık aşağı yukarı belli…

Baştan belli.

Uzman er ve erbaşlar ve polis[1]. Bir de tim komutanları ve amirleri…

Spikerin yapmacık ağlamaklı ses tonuyla bayrakla süslenmiş sıvasız ev görüntüsü eşliğinde; “… yirmi bilmem kaç yaşındaydı. … tayini çıkmış, ilişiğini kesmemişti. Henüz dünya evine yeni girmişti. ... yaşındaki bebeğine doyamamıştı… evinin borcunu henüz ödemeye başlayamamıştı…” minvalinden sözüm ona edebi bir dilde ve 30 saniye civarı süren klişeleşmiş cümlelerle protokolde birinci sırada alelacele verilerek savuşturulan “haber” konusu olma dışında bir değerleri yok.

Ne değeri olacak ki?

Öyle ya!

Ne değeri var ki şehidin.

3-4 bin lira maaş karşılığında  yerini doldurabilirsin rahatlıkla.

Ekmek parası için, çoluk çocuğunun rızkı için başka hiçbir çıkar yol bulamamış fakir fukara çocukları onlar.

Elbette vatanlarını seviyorlar. Yüreciklerindeki vatan aşkı beşikte babasız kalabilecek olan yavrusuna, yavrusuyla uykusuz gecelerde yolunu gözleyen yavuklusuna olan hasretinden bile fazla… Böyle olduğunu toprağa düşen her yiğit belleklere mıh gibi çaktı.

Ama illa ki, ekmek parası, çoluk çocuğunun rızkı.

Öyle olmasa, o da, ya hiç bu işe talip olmaz, ya da pek çok diğer meslektaşı gibi “basar istifayı”. Ama yapamıyor işte. Yok başka çaresi…

İyi de bu vatan sadece onların mı?

“…Yok, tabi ki bizim de vatanımız!

Öyle olmasa onlara bu maaşları verir miydik?

Şehit olurlarsa 2 yakınlarını da işe alıyoruz….

Daha ne yapalım!!!!!!...”

Bunları diyebilecek pişkinlikte ne çok insan var etrafımızda.

….

Ne diyordu şair, “Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır”

Peki ya toprak, “parayla uğruna ölecek eleman bulunabiliyorsa” yine de “vatan” mıdır?

Herkese hayırlı bol kazançlar!

Kenan IŞIK


[1] http://www.internethaber.com/bugune-kadar-kac-sehit-verdik-pkk-operasyonu-bilancosu-1586625h.htm

20 Nisan 2016 tarihi itibariyle son 10 ay içinde şehit olan 393 kişiden 331’i polis, uzman er ve erbaş ve astsubay. (Ayrıca 20 subay, 34 er ve 7 korucu)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elinize sağlık. Sadece şehitlik değil, bütün kutsallaştılmış mesleklerin, kavramların dibini biraz kurcalayacak olursanız altından neler, neler çıkacağını bir bilseniz... Sevgi ve selamlarıma

Matilla 
 06.06.2016 10:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 633
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2225
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster