Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
13993
 

Şehit Şehzade Mustafa

Şehit Şehzade Mustafa
 

Şehzade Mustafa, Osmanlı tarihinin belki de en talihsiz şehzadelerinden biriydi. Hiç şüphesiz onun bu talihsizliği babası Kanuni Sultan Süleyman tarafından öldürtülmesiyle ortaya çıkmıştı. Şehzade Mustafa, Kanuni Sultan Süleyman henüz Manisa’da sancakbeyliği görevini yaparken 1515 yılında Gülbahar Sultan diye de bildiğimiz, Mahidevran Hatun’dan doğmuştu.

Kanuni Sultan Süleyman’ın uzun saltanat yıllarının sonlarına doğru oğulları arasında padişah olabilmek için bir iktidar mücadelesi yaşanmıştı. Osmanlı Devleti’ndeki geleneksel ekber evlad anlayışına göre(büyük şehzadenin padişah olması) Kanuni’nin en büyük oğlu olan Şehzade Mustafa’nın padişah olması gerekiyordu. Ordu ve ulema da Mustafa’yı destekliyordu. Fakat Osmanlı tarihinde görmeye alıştığımız genelde askerlerin desteklediği şehzadenin padişah olması temayülü, Şehzade Mustafa için geçerli olmaması akıllarda soru işareti bırakmıştır.

Şehzade Mustafa, Kanuni’nin Hürrem Sultan’dan olmayan tek oğluydu. Bu nedenle, Hürrem Sultan Kanuni’den sonra kendi oğullarından birini padişah yapabilmek için elini güçlendirmeye çalışmıştı. Bu doğrultuda kızını Rüstem Paşa ile evlendirerek, onu kendi safına çekmişti. Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa ise, Şehzade Mustafa’yı desteklemekteydi. Hürrem Sultan, eğer Şehzade Mustafa padişah olursa tüm ayrıcalıklarını kaybedeceğini bildiği için, onu ortadan kaldırmak için bir plan yapmayı uygun görmüştü. İlk iş olarak Kanuni’nin arasının çok iyi olduğu sadrazamı İbrahim Paşa’ya çeşitli iftiralar atarak Kanuni’yi etkilemiş ve sonunda İbrahim Paşa öldürülmüştü. Böylece Hürrem Sultan, Mustafa’yı ortadan kaldırabilmek için büyük bir başarı elde etmişti.

Şehzade Mustafa’nın padişah olmak istediği dedikoduları etrafa yayılınca, Kanuni onu Manisa Sancakbeyliği görevinden alıp, Amasya sancağına göndermiş ve yerine Hürrem Sultan’dan olan diğer oğlu Mehmet’i Manisa’ya yollamıştı. Osmanlı devletinde Manisa Sancağı, padişah olacak şehzadelerin gönderildiği bir sancak olduğu için, Şehzade Mustafa’nın buradan alınıp, Hürrem’in oğlunun gönderilmesi, Kanuni üzerindeki Hürrem Sultan’ın etkisini göstermesi bakımından önemlidir.

Bu olaylar yaşanırken, Manisa’ya gönderilen Şehzade Mehmet’in genç yaşta ölmesi, Hürrem Sultan’ın planlarını az da olsa bozsa da, diğer oğlu Selim’in Manisa sancağına gönderilmesi ile yeniden umutlanmıştı. Rüstem Paşa ise, Hürrem’in emirleri ile Şehzade Mustafa’ya karşı sürekli iftiralarda bulunuyordu. Hatta Rüstem Paşa, Şehzade Mustafa’nın ağzından İran Şahı’na bir mektup yazmıştı. İran şahının verdiği cevabı ise Rüstem Paşa, Kanuni’ye göstererek, sevdiği oğlunun gözden düşmesine neden olmuştu.

Daha sonra doğu seferine çıkan Rüstem Paşa, halkın ve askerlerin Mustafa’ya olan ilgisini görünce, Kanuni’ye haber yollayarak, Mustafa’nın kendi yerine tahta çıkma hazırlığında olduğu iftirasını atmıştı. Bunun üzerine Kanuni yanında diğer oğulları Şehzade Selim ve Cihangir ile birlikte doğuya sefere çıkmış ve Mustafa’nın da orduya katılması emredilmişti. Sefer sırasında Kanuni’nin olduğu çadırdan, Şehzade Mustafa’nın çadırına doğru kağıt yazılı bir ok atılarak, eğer babası çağırırsa gitmemesini, çünkü babasının kendisini öldüreceği haberi verilmişti. Şehzade Mustafa ise kendisinin suçsuz olduğunu düşündüğünden, bu haberin yalan olduğuna kanaat getirerek Kanuni’nin çadırına gitti. Çadıra girdiğinde babasını göremeyen Şehzade Mustafa’nın üzerine cellatlar çökerek, uzun bir mücadeleden sonra, şehzadeyi boğarak öldürdüler.

Böylece Kanuni sevdiği oğluna Hürremin etkisi ve Rüstem Paşa’nın iftiraları ile kıymıştı. Bu durum bize hiç şüphesiz, saray kadınlarının yönetim, yani padişahlar üzerindeki karşı konulmaz etkisini göstermekteydi. Bir babanın sevdiği oğluna nasıl kıyabileceği sorusuna ise, şehzadelerin mücadelesi ile ilgili başka bir yazımızda cevap arayalım.

MEHMET KOÇAK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rica ederim. Ben duygusallık konusundan bahsederken sizin de bu yönde bir yazı yazacağınızı kastetmedim. Sadece padişahın oğluna nasıl kıyabilir cümlesini duygusal bir yazıya mesaj olarak gördüm. Ayrıca gece ben bir süre yazıya erişemedim. Benim yorumumu dikkate alarak ekber ve erşed kısmı dahil olmak üzere gerekli düzeltmeleri yaptığınız için teşekkür ederim.

Firat Karagul 
 11.04.2012 23:10
Cevap :
Okuduğunuz için ben teşekkür ederim..Saygılar..  12.04.2012 0:21
 

Ekber ve Erşed sistemi I.Ahmet(1590-1517) dönemi yani Kanuni(1520-1566) döneminden birkaç yıl sonra kardeş katlini önlemek amacıyla getirilmiştir. Dolayısıyla Kanuni döneminde bu sistemin uygulanması söz konusu değildir. Hürrem Sultan'dan olma Mehmet Amasya değil Manisaya gönderilmiştir. Bir babanın oğluna kıyabilme durumu devletin bekaası için gerektiği zamanda kaçınılmazdır. Dolayısıyla duygusallaştırmak çok da yerinde olmaz. Yazınızı merakla bekliyoruz. İyi çalışmalar.

Firat Karagul 
 10.04.2012 23:25
Cevap :
Verdiğiniz malumat doğru;fakat bizim söylediğimiz ekber evlat anlayışı büyük şehzadenin padişah olmasıdır.bu durum Kanuni'den önce de vardı.1 Ahmet devrinde uygulanan sistemi kastetmedik yani. Amasya meselesine gelince, sadece bir kelime hatası olmuş.o cümleden sonraki cümlede zaten Hürre'min oğlunun Manisa'ya gitmesinden, sonraki paragrafta ise yine Şehzade Mehmet'in Manisa'ya yollanmasından bahsediliyor. Yani bilgi yanlışı yok..son cümlede üzerinde durduğum babanın evladını öldürmesi meselesini ancak hikaye, roman yazanlar duygusallaştırır. biz tarihçiyiz, tabiki duygusal bir tema üzerinden aktarmayacağız.. ilginiz için teşekkür ederim..saygılar..  11.04.2012 14:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1803
Kayıt tarihi
: 11.11.11
 
 

Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü Yeniçağ Anabilimdalı'nda Yüksek Lisans yapıyor. Çalışmaları genel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster