Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
5606
 

Şehit Topçu Yüzbaşı Sinan Eroğlu...

Şehit Topçu Yüzbaşı Sinan Eroğlu...
 

Şırnak'ta dün şehit olan Özel Kuvvetler Birliği'nde görevli Topçu Yüzbaşı Sinan Eroğlu, Levent Camii'nde düzenlenen cenaze töreninden sonra toprağa verildi.

Şehit Topçu Yüzbaşı'nın ikisi de bir yaşında olan iki ikiz evladı: Bade ve Kahraman yetim kaldı. Çocukları yetim kalan Şehit Topçu yüzbaşı Sinan Eroğlu, Türk Milleti'nin evlatları yetim kalmasın, bu topraklar üzerinde sonsuza kadar hür ve bağımsız yaşasınlar diye herşeyimizi borçlu olduğumuz bütün şehitlerimiz gibi o da şehit oldu.

Geriye bir de acılı eş kaldı: Acılı eşin adı Tuğba Eroğlu... Bu acıyı bilen bir ailenin çocuğuyum. Sarıkamış'ta dedesinin iki ağabeyi şehit düşen bir ailenin evladıyım. Yüzyıllar da geçse hiç unutulmayan bir acı; bir o kadar da onurlu, şerefli bir acı!.. Tuğba Eroğlu da bu acıyı; bu onurlu ve şerefli acıyı ailecek yaşayacak. Ama Türk Milleti bir şeyi çok iyi bilsin: Her biri Türk Milleti'nin bağımsızlığını, vatanını, namusunu, şerefini, canını ve malını korumak ve kollamak için bu uğurda korkusuzca savaşmak için çok iyi yetiştiler. Savaştılar; şehit düştüler; savaşmaya devam ediyorlar, geriye acılı eşler; yetim çocuklar bırakarak... Bizim için: Bu vatan ve bu millet için!.. Onlar dün de Kemal'in askerleriydi; bugün de...

29 Kasım Perşembe günü Bade ve Kahraman ikiz evlatların doğumgünleriydi. Şehit Yüzbaşı Sinan Eroğlu, eşi Tuğba Eroğlu ile yaptığı son görüşmesinde "Beni bekleyin, doğumgünü kutlamayın, cumartesi günü (08.12.2007) ben gelince kutlarız, " demiş. Kendisi gelemedi, Türk bayrağına sarılı tabutu geldi. Bu günlerin tarihi çok iyi yazılmalı, her günün bir anlamı, her şehidin Türk Milleti'ne verdiği büyük dersler var. Bu yüce millet topyekun ve çok iyi anlamalı. Yedi düvel ile savaşıyorduk; yetmiş düvel ile savaşıyoruz. Ekonomiden, bağımsızlığa; dünden bugüne uzanan çok boyutlu bir savaş. Genelkurmay Başkanmımız Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın deyimiyle "karanlık savaş dönemi"ndeyiz.

Şehit Topçu Yüzbaşı Sinan Eroğlu'nun cenaze törenine çok sayıda vatandaş; İstanbul Valisi Muammer Güler, 1. Ordu komutanı Orgeneral İsmail Koçman, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile çok sayıda subay ve astsubay katıldı.

İkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından şehidin tabutu top arabasına konuldu. Şehit Topçu Yüzbaşı Sinan Eroğlu'nun eşi Tuğba Eroğlu, eşinin tabutuna asker selamı verdi.

"İkiz çocuklarını yanına alıp, eşinin Türk bayrağına sarılı tabutunun başına gelen Tuğba Eroğlu; bitkin olmasına karşın önce bir yaşındaki oğlu Kahraman'ı kucağına alırken; "Oğlum bak baban!.. Güzel baban, oğlum!.. Ağlamayacağım oğlum!.. Aslanlar gibi şehit oldu baban, oğlum!.. Vatanını korudu!.. Kahramanca savaştı, oğlum!.." diye feryat etti. Daha sonra kızı Bade'yi de kucağına alan acılı eş, iki çocuğu da kucağındayken "Dört aydır göremediğiniz babanız burada annem!.." diye haykırdı. (Milliyet 05.12.2007)

Bu satırları okuyunca cenaze törenine katıldığım Şehit Piyade Kıdemli Binbaşı Murat Özyalçın'ın acılı eşi Serap Özyalçın ile kızları Ezgi ile Özge gözümün önüne geldi. Cenaze töreni boyunca hep anneye sarılan Ezgi ve Özge...

"Bırakın ben de PKK ile savaşayım: Şehit düşen Türk arkadaşına üzüldü, PKK'yla savaşmak için Türk Silahlı Kuvvetleri'ne başvurdu. Japonya'nın Kyushu kentinde oturan Kazutoshi Kai adlı bir Japon, çok sevdiği arkadaşı şehit düşünce Türkiye Büyükelçiliği'ne terör örgütü PKK ile mücadele etmek için Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katılmak amacıyla başvurdu." (VATAN 05.12.2007)

"Hani Yahya Kemal'in "Ölmek kaderde var / Bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ızdırabı zor" dediği gibi benim de ölümden bir korkum yok. Hepimiz bir gün öleceğiz. Türk Milleti'nin bağımsızlığını kaybettiği halde farkında olmamasına üzülüyorum!.. " (Aslan Bulut, Yeniçağ 01.12.2007)

Haşmet Babaoğlu da VATAN'daki bugünkü yazısının başlığını "Az ye, çok oku! en güzeli bu!." olarak koymuş. Bu zor günlerde yapmamız gereken de bu!..

Ve Yiğit Bulut'un 03.12.2007 günlü VATAN'daki yazısının başlığı: "Türkiye'yi kurtarmalıyız!" idi. Bu başlık tek başına çok şeyi ifade ediyor.

Topçu Yüzbaşı Sinan Eroğlu Türkiye'yi kurtarmak için şehit oldu.

Türk Milleti'nin başı sağolsun!..

Fot. 05.12.2007 tarihli Milliyet'ten


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizde Sinanlar cok. Allah onlar uzun omur versin basimizdan eksik etmesin. Hani diyoruz ya her serefli turkun yapmasi gereken gorev, iste sahte rapor alip askerlik yapmayanlar dusunsun gerisini. Basimiz sagolsun.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 12.12.2007 21:52
Cevap :
Sevgili Beyhan BİÇKİN KOZANOĞLU, Biz de Sinanlar çok hamdolsun, ama Türk Milleti'ni İstiklal Harbi'nde olduğu gibi bir ve bütün yapacak liderler yok. İç çatışma halindeyiz. İç düşmanlıklarla dış ve iç düşman alt edilemez. Bu kadar çatışma hali durumu oldukça fena bir manzara arz ediyor. Köprü filminde zamanın Erzincan valisi rahmetli Recep Yazıcıoğlu; "Acı olan bu koca şehir uyuyor, yarın başına ne geleceğini kimse bilmiyor." diyordu... Koca bir millet uyuma durumundayız. Bu uyku haline isyan ediyorum ve yazıyorum. İç düşmanlıkların yok denecek kadar az olduğu bir Türkiye sosyal yapısı hızla inşa edilmelidir. Adınızın ve görüşlerinizin sayfamda yeniden yer almasına çok mutlu oldum. Çok teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle...  12.12.2007 22:09
 

ÖLMEZ, ONLAR HEP YAŞAYACAK. bU ÜLKE VAR OLDUKÇA ONLAR DA VAR OLACAK..

METİN ÜSKES 
 12.12.2007 16:21
Cevap :
Sevgili METİN ÜSKES, bir sesin de sizden gelmesi beni çok mutlu etti. Şehitlerimiz; bizim varlığımıza, vatanımıza yönelen her türlü saldırıyı bertaraf etme mücadelesinde şehit oldular. Bir komutan nasıl yetişir? sorusunu kendimize sormalıyız. Türkiye'de yer yerinden oynamalıydı; şehit cenazelerinin ardında milyonlar olup yürümeliydik... Acılarımız bitmiyor: "Davraz Dağı'ndaki kayıp askerlere ulaşıldı: Bir üsteğmen şehit. Isparta'nın Eğirdir İlçesi'ndeki Eğirdir Dağ Komando Okulu Eğitim Merkez Komutanlığı'na bağlı bir grup asker, dün gece Davraz Dağı eteklerinde eğitim yaparken kayboldu. Bugün öğle saatlerinde kurtarma helikopterinin ulaştığı askerlerden 24 yaşındaki Üsteğmen Emre Ercan şehit oldu, diğerleri kurtarıldı. (Milliyet 10.12.2007 Pazartesi) Türk Milleti bu coğrafyada birlikle, dirlikle sonsuza kadar yaşayacaktır. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Varlığımızı onlara borçluyuz... Adınızın ve görüşlerinizin sayfamda yer almasına çok mutlu oldum. Selam ve sevgilerimle...  12.12.2007 19:38
 

Bizlei uzaktanbile böyle üzen bu olaylar.. Ateş düştüğü yeri yakıyor Cemal Bey, sonsuza kadar böyle mi gidecek...İçinde bulunduğumuz bu durumun değişmesi ve daha iyiye gitmesi adına dua ediyorum. Duyarlı yüreğinize sağlık...SEVGİMLE...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 12.12.2007 14:41
Cevap :
Sevgili Serap İnce, bizler ne zaman milyonlar olup şehitlerimizin ardından yürür ve bu mücadeleye topyekun katılırsak o zaman bu dertler biter. Kış kendini yurdumuzun batısında da iyice hissettirdi. Bakkala ekmek almaya gidip gelirken üşüyoruz. Irak sınırı; yere uzak, göğe yakın Irak sınırı... Acaba şimdi nasıl?!.. Aklımız, vicdanımız, ruhumuz hep orada olmalı... Akşam saatlerinde Milliyette bir haber vardı baktınız mı?.. Şırnak'taki operasyonda ağır kış nedeniyle bir komutanımız; Tabip Üsteğmen M. Fatih Uluğ kayıp, arama çalışmaları devam ediyor. Türk Milleti'ni birlik ve dirlik ruhu ile harekete geçirecek liderlerden yoksun olduğumuzu artık bilmeliyiz. Atatürk gibi iç düşmanlıkların yok denecek kadar az; ama buna karşılık milli birlik ve beraberliğin zirvede olduğu bir ortamı yaratacak ufku geniş, tarih bilinci yüksek, vatan ve millet sevgisi tartışılmaz lidere ihtiyacımız var. Adınızın ve görüşlerinizin sayfamda yeniden yer almasına çok sevindim... Selam ve sevgilerimle...  12.12.2007 19:52
 

Bu acılar ne zaman dinecek, anaların, babaların,eşlerin, çocukların ve tanıdık tanımadık bizlerin yüreklerindeki bu acılar dinecek mi... Bunca askerimiz, insanlarımız ölüyor, öldürenler kimler, düşmanımız kim? Bir kısmı komşu ülkelerde yaşayan bir kısmı da içimizde yaşayan bölücü örgüt destekleyicileri ve beyinleri yıkanan gençler... Tanrı sonumuzu hayır etsin, Allah bunlara akıl fikir versin de doğru yolu bulsunlar... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 09.12.2007 0:05
Cevap :
Sevgili Sema Sener, bir gerçek ve çok acı ki acılar bitmiyor; bitirilmiyor...Bugün (08.12.2007)de kaza sonucu bir çavuşumuz şehit oldu. "Acı haber Hatay'dan: Askeri araç TIR'la çarpıştı: 1 şehit. Hatay'da meydana gelen trafik kazasında Piyade Çavuş Ahmet Tunç şehit oldu, 4 asker yaralandı."(Milliyet 08.12.2007) Bir evlat daha şehit ve bir ocakta daha hüzün... Asıl acı olan ise iç düşmanlıkların bitmemesi. İç düşmanlıklarla dış düşman alt edilir mi?!. Her konuda çatışma halindeyiz. Ne 1980'e kadar yaşadıklarımızdan ders çıkarmışımız ve ne de halen yaşamakta olduklarımızdan. Sizin hem okuduğunuz, hem de yazdığınız "Köprü" filminin 03.12.2007'deki bölümünde rahmetli vali Recep Yazıcıoğlu şunları söylüyordu: "Acı olan koca şehir mışıl kışıl uyuyor, şimdi ve yarın ne olacağını bilmiyor." Milletçe mışıl mışıl uyuyoruz. Mehmetçik'in bu kutsal savaşında millet hep ayakta olmalıydı; adeta yer yerinden oynamalıydı... Bir komutan nasıl yetişir? bunu düşünmemiz lazım!.. Selam ve sevgilerimle...  09.12.2007 0:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 317
Toplam yorum
: 578
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2048
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster