Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
434
 

Şehitlik ve özerklik...

Şehitlik ve özerklik...
 

Ülke iki günden beri Diyarbakır, Silvan’ın kırsal kesiminde terör saldırısına uğrayıp, çayır cayır yanarak şehit olan gencecik insanlarına ağlıyor. 

Bunu fırsat bilen bazıları, ülkenin belli bölgesinde “özerklik” ilan ediyor… 

Dikkat ediyor musunuz? Ülkenin kurtuluşu ve kuruluşuna katkı yapmayan insanlar, ülkeyi ne kadar rahat bir şekilde bölmeye çalışıyorlar. 

Ülkenin kurtuluş ve kuruluşuna zerre kadar katkı vermeyen insanlar, ülkenin bütünlüğünden, bölünemezliğinden ne kadar basit vazgeçebiliyorlar. 

Biz gelelim Silvan kırsalında şehit olan 13, yaralanan 7 askere: 

Bu askerler neden şehit oldu? 

Bu askerlerin şehit olmasında kimlerin parmağı var? 

Öncelikle, bu askerlerin iyi sevk ve idare edilmediği kamuoyunda yaygın bir kanı! 

27 yıldan beri terörle mücadele eden bir ordunun bu kadar basit hatalar yapmaması gerekirdi. 

Terör örgütünün sıkıştığı anda başvurduğu ateşkes uyutmacasına her zaman kanan Türk Silahlı kuvvetleri, siyasi iktidarında teşviki ile askeri geri plana çekip, terör örgütünün güçlenmesine olanak tanıyor. Sonra ülkenin; yeterince askeri eğitim almamış çocukları, hayatlarının baharında bu dünyadan göçüp gidiyorlar. 

Ülkemiz belli bir bölgeden, yeniden dizayn edilmek için basılan düğmenin etkisi ile bu güne kadar, başarı ile terörle mücadele eden askerleri tutukladı. Bu tutuklamaların ardı arkası kesilmiyor. 

Silahlı kuvvetlerde geriye kalan subayları, terörle mücadelede yeterince başarılı olamadıkları, son yapılan operasyonlarla bir kere daha ortaya çıktı! 

2002 yılında bitme noktasına gelen bir terör örgütü aradan geçen 9 yılda, bu kadar nasıl güçlendi? 

Bu geçen süre zarfında terör örgütü kimlerle iş birliği yaptı? 

Terör örgütünün ülke içindeki uzantılarının dışında, terör örgütü ile belli dönem uzlaşan belli bir kesim var mı? 

Örneğin; yapılan referandum ve seçim öncesinde ilan ateşkes, neye karşılık olarak ilan edildi? 

‘Çok güzel şeyler olacak’ diyerek, karanlık bir koridorda çakmak çakanlar, halka bir türlü o karanlık koridorun içinde ne olduğunu anlatmadılar. O koridorda gezinenler, ülkeyi yeniden dizayn ederken, ülkenin gencecik çocukları hayatlarını kaybetmeye devam ediyor. 

‘Kürt Açılımı, Demokratik Açılım’ gibi, içinde ne olduğu belli olmayan kuru laf kalabalığının ülkemizi getirdiği noktada, birileri bir yerlerden aldığı cesaretle “özerklik” ilan edebiliyor. Etkili ve yetkili makamlar, sesini çıkartmıyor. Siz bakmalın açıldığı söylenen o göstermelik soruşturmalara! Bu soruşturmalar gerçek olsaydı, bu gün Bolu’ya sürülen Ergenekon Hâkimi Köksal Şengün yerinde duruyor olurdu! 

13 askerin şehit olması ile ilgili detaylar ortaya çıktıkça, askerleri komuta edenlerin ne kadar yeteneksiz oldukları da gözler önüne seriliyor. Hiç kimse vermediği eğitimin karşılığını askerden isteyemez. Eğer isterse, askeri bu şekilde telef eder! Şehit olan askerlerin 43 derece sıcaklıkta, sırtlarında 40 kg.lık yükle, aç, susuz, 4 gün gece gündüz operasyonda olduklarını düşünürseniz, ne demek istediğimi anlarsınız. İnsan ne kadar eğitimli olursa olsun, belli bir dayanma gücüne sahiptir. Gerisi laf-ı güzaftır! 

Bir de çatışma başladıktan sonra, ilk helikopterin bir saat sonra olay yerine gelmesi var. Mübarek sanki İstanbul’dan Diyarbakır’a geliyor. O zaman zarfında helikopter nerdeydi, niye gelmedi? Bu soruların cevabı, yapılacak bir soruşturma ile ortaya çıkartılmalı. ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ mantığı ile hareket edilmemelidir. 

Türk silahlı kuvvetleri, kendilerine emanet edilen gencecik çocukların hayatlarına sahip çıkmalıdır. Çıkamıyorsa, bu işi profesyonellere havale edip, kendileri karargâhlarında birbirlerine komplo kurmaya, birbirlerine çelme takmaya devam etmelidirler. 

Ülkenin kıt kaynaklarından ayrılan onca ödeneğe rağmen, kendilerine emanet edilen genç insanlara sahip çıkamayanlar, ülkeye nasıl sahip çıkacaklar? 

İşte ülke bölünmeye doğru hızla yol alırken, Türk Silahlı kuvvetleri ne yapıyor? Personeli evinden çıkıp işine doğru gelirken, arkalarından, kafalarına sıkılan kurşunlarla şehit olanlar için görkemli şehit cenaze törenlerinden başka ne yaptılar? 

Evet, Türk Silahlı Kuvvetleri, siyasetin dışında, kendi işini en iyi yapar konumda olmalı. Kesinlikle birbirinin kuyusunu kazmamalı, şu önümdekiler tutuklansın da ben terfi edeyim düşüncesinde olmamalıdırlar. 

Kendilerine emanet edilen gençleri, sağlıklı bir şekilde geri ailelerinin yanına göndermelidirler. 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3071
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster