Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2219
 

Şehzade Mustafa Han

Şehzade Mustafa Han
 

Başına geleceklerden haberdar ama masumluğun verdiği güç ile çadırın önüne geldi... Silahları istendi gönül rahatlığı ile verdi.. Neden vermesin ki?

40 yaşına yaklaşmış sakalallarına ak düşmüş ; halkın, askerin ve tüm devlet ricalinin sevgilisi olmuş bir şehzadeydi... Dahası sağlığında Sultan ve Han yakıştırması yapılan tek şehzadeydi... Bir de tahta geçmeden Sultan olarak anılan Fatih'in talihsiz oğlu Şehzade Cem var...

Kendi adına yapılan tüm entrikaları öğrenmişti... İran Şahına yazılan mektuplar İstanbul'a gelen sözde şikayet mektıpları onları.... Hepsini biliyor ancak tek bir şeyi bilmiyordu...

Babası yani Kanuni'deki Baba fobisini..

Kanuni'nin babası Yavuz Sultan Selim kimsenin şans tanımadığı ve babası tarafından Trabzona sürülen bir şehzadeydi... Babası Sultan Beyazıt Han tahta oğlu Şehzade Ahmet'i geçirmek istemiş hatta şehzade Üsküdar'a dahi gelmişti...

Ancak hesaba katmadıkları birşey vardı... Kapıkulları... Yeniçeriler...

Yeniçeriler istemezük dediler ve yağlı kemende kurban gidecek şehzade Selim'in tahta geçmesini sağladılar...

Selim babasının yaptıklarını asla unutmadı... Ve onu Dimetoka sarayı yerine ahirete gönderirken 40 yaşını aşmış abilerini ve yeğenlerini de ihmal etmedi (!)

Şehzade Mustafa'nın halk arasında "Yavuzun mezardan çıkmış hali" diye adlandırılması, yeniçerilerin ona koşulsuz destek vermesi ve hatta onun Amasya sancağına gönderilmesine karşı gelmeleri ve koca devletin tarihinde ilk defa askerlere "Veliaht Şehzade Mustafa'dır.. Atama sürgün değil İran sınırının güvenliğini sağlamak içindir' gibi bir açıklama yapmak zorunda olması Kanuni'nin uykularından uyandırmaya yetti...

Ya kendisi dedesinin ve söylenti olduğu üzere 2.Murat'ın akibetine uğrarsa... ya çok sevdiği Hürreminden olan şehzadelerinin yağlı kemente gittiklerine şahit olursa....

Mustafa'nın bilmediği buydu... Çadıra girdi.. Hünkarım dedi perdenin ardındaki kalbi taş kesmiş adama... Koluna bacağına sarılan iblisleri hissetti.. Nefesleri çıkıyor sesleri çıkmıyordu... dilsizlerdi, acımasızlardı.. Ancak başaramıyorlardı.. Şehzade olanca gücüyle 4  tanesini yere yığmayı başardı.. O esnada "baba görmüyormusun oğluna ne yapıyorlar" dedi... Görüyordu Kanuni duyuyordu ancak durduracağı yerde akıl verdi oğlunun cellatlarına..."Başındaki kavuğu çıkartın tılsımlıdır" kavuk çıktı Zaloğlu arkadan yanaştı kement boğazına geçirildi...

Çadırın önüne cesedi asıldı... İbret-i alem için.. İbret olan neydi? Osmanlının duraklamasının başlaması ve kadınlar saltanatı mıydı?

Ardından mersiyeler yazıldı.. Hem de Türk tarihinde kimseye yazılmadığı kadar... Avrupa şoka girdi... Adına operalar oyunlar sergilendi... Tüm Avrupa soruyordu.. Böyle bir prens nasıl katledilir diye...

Can dostu taşlıcalı Medet dedi... Ağıtı tüm yeniçerilerin elinde dolaştı... Ve tarih Mustafa Han'ı hiç unutmadı..

Medet medet bu cihanun yıkıldı bir yanı

Ecel celalileri aldı Mustafa hanı.

 

Tutuldu mihr-i cemali bozuldı erkanı

Vebalde koydular al ile Al-i Osmanı

 

Geçerler idi geçende o merd-i meydanı

Felek o canibe döndürdü şah-ı devranı

 

Yalancının kuru bühtanı buğz-ı pinhanı

Akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı

 

Nolaydı görmeyeydi bu macerayı gözüm

Yazıklar ana reva görmedi bu rayı gözüm

 

Sipihrin ayinesinde göründü ruy-ı fena

Kodı bu kesret-i dünyayı etti azm-i beka

 

Garibler gibi gitti o yollara tenha

Çekildi alem-i balaya hem çü mürg-i hüma

 

Hakikaten sebeb-i rifat oldı düşmen ana

Nasip olmasa ta'n mı bu ciyfe-i dünya

 

Hayat-ı bakiyeye erdi ruhu ey Yahya

Şefii ruh-ı Muhammed, refik-i Zat-ı Huda

 

Enisi ola melekler, celisi ehl-i safa

Ziyade ide yaşum gibi rahmetünü Mevla.

 

Ilahi, Cennet-i firdevs ana durağ olsun

Nizam-ı Alem olan padişah sağ olsun

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

özellikle birinci ve ikinci paragraflar; (aynı zamanda yazının girizgahı sayılan kısmı)çok güzel olmuş. Elinize sağlık...

Mustafa CAN 
 13.02.2014 10:42
 

Merhaba...Elbette biliyorsunuzdur...Kardeş ve oğulların katlinin vacip hale gelmesinin başlatıcısı Fatih Sultan Mehmet'tir..."Devletin bekası" dendiği zaman akan sular dururdu...Fatih Sultan Mehmet, çıkardığı "Kanunname-i al-i Osmani" adlı temel yasasında şöyle denmektedir :"...Her kimseye ecdadından saltanat müyesser ola, karındaşlarını nizam-ı alem için katletmek münasiptir"...Ne yazık ki, bu düşünce, çağımızda da bir başka şekilde devam etmektedir...Ancak, günümüzde "devletin bekası" düşüncesi yerini siyasi ihtiras almıştır...Selamlar.

cdenizkent 
 12.02.2014 16:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 7386
Kayıt tarihi
: 11.11.10
 
 

Tarih ve siyasete dair...  Sakarya / Memur     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster