Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '14

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
11733
 

Şeker Hastalığı nedenleri nelerdir?

Şeker Hastalığı nedenleri nelerdir?
 

Şeker Hastalığı Nedenleri Nelerdir?


Neden şeker hastası oluruz?

Kanda yüksek şeker değerlerine yol açan şeker hastalığı yani, diyabet ömür boyu süren, kronik bir hastalıktır. İnsan vücudundaki kan şekerini dengelemek için pankreas aracılığı ile insülin ismi verilen bir hormon üretilir. Şeker hastası olan kişilerde ise insülin az üretiliyor, hiç üretilmiyordur ya da vücutta insülin direnci mevcut şekildedir. Şeker hastalığını temel hatlarıyla algılamak için besinlerin vücut tarafından enerjiye çevrilmeleri normalde nasıl bir aşamadır, ilk olarak bunu kavramak gerekir.

Yiyeceklerin sindirilmesi esnasında:

Kan şekeri olarak bilinen ve ‘glukoz‘ diye isimlendirilen bir şeker kan dolaşımına girer. Glukoz vücudun enerji üretmesini gerçekleştiren bir yakıt kaynağıdır.
Pankreas ismi verilen organ insülin üretimini sağlar. İnsülinin görevi, glukozu kan dolaşımından alarak kaslara, yağ dokulara, karaciğere, yani enerji olarak kullanılabileceği yerlere götürmektir.

İşte bu işlemde bir aksama meydana geldiğinde, yani glukoz hücrelere giremeyip kanda toplanmaya başladığında, kan şekeri yükselir. Bir insanın şeker hastası olduğunu belirten değerler aşağıdaki gibidir:

Kişide gizli şeker mevcut ise, açlık kan şekeri 100-125 mg/dl arasında bir değerdir. Açlık kan şekeri 126 mg/dl  üzerinde olan insanlar şeker hastası olarak kabul edilir.

İnsan vücudunda midenin arka bölümünde pankreas isminde bir bez mevcuttur. Bu bez kan şekerini düzenleyen hormonların salgılanmasını sağlar. Bu hormonlardan biri insülindir. İnsülinin salgılanamaması ya da etkisiz kalması neticesi hücrenin enerjisini karşılamak gibi çok mühim bir işlevi olan şeker yani, glukoz hücreye giremez. Hücreye giremeyen bu şeker kanda toplanır. Kanda normal bulunması gereken orandan daha fazla bulunur. Bu da tüm hücrelere olumsuz etki eder. Bunun sebebi ise, fazla şeker vücutta zehir etkisine sebep olur. Şeker hastalığı aileden gelen yani, kalıtsal ve çevresel etkenlerle ilişkilendirilmektedir.

Şeker hastalığı belirtileri nelerdir?

Çok fazla su içme ve içme isteği,
İştahın açılması ve fazla yemek yeme,
Çok sık idrara çıkmak ve geceleri bunun için sık sık uyanmak,
Ciltte kuruma,
Sürekli halsizlik ve yorgunluk, çabuk yorulmak,
Yaraların geç iyileşmesi,
Bazen bulanık görmek gibi belirtileri vardır.

Şeker hastalığının nedenleri nelerdir?

Şeker hastası olan kişilerde kan şekeri seviyesi yüksektir. Bunun sebebi ise vücutları kandaki şekeri  yani, glukozu kas, yağ ve karaciğer hücrelerine, enerji olarak depolanmak için taşınmasını gerçekleştiremezler. Bu durumun çeşitli sebepleri vardır:
Bu kişilerde pankreas yeteri miktarda insülin üretemiyordur.
Hücreleri insüline normal biçimde yanıt vermiyordur.
Yukarıdaki her iki durumun aynı anda söz konusu olması da olasıdır.

Şeker hastalığının ‘tip 1 diyabet’ ve ‘tip 2' diyabet olarak isimlendirilen, iki temel tipi vardır. Her bir tipteki şeker hastalığının sebepleri ve risk etkenleri değişiklik gösterir.

Tip 1 diyabet herhangi bir yaşta meydana gelebilir fakat en yaygın ve sık olarak çocuklarda, onlu yaşlardakilerde ve genç yetişkinlerde ortaya çıkar. Bu tip şeker hastalığında vücut ya çok az insülin üretir ya da hiç üretmez. Yeteri oranda insülin hormonu salgılanmadığı taktirde glukoz hücrelere gidemez ve kanda toplanır. Fakat vücut bu şekeri enerjiye dönüştüremez. Bunun yerine tip 1 diyabet hastalığı belirtileri meydana gelir. Günlük insülin iğnesi yapılmasına ihtiyaç duyulabilir. İnsülin bir ilaç değil, hormondur.

Tip 1 diyabete yol açan sebep kesin olarak bilinmemektedir. Daha çok bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu konusunda ortaklığa varılmıştır. Bir enfeksiyon ya da diğer tetikleyiciler neticesinde vücudun bağışıklık sistemi hatalı şekilde pankreasta insülin üreten hücrelere saldırır. Aile geçmişinde mevcut ise, genetik olarak aynı aile bireyleri arasında da ortaya çıkabilir.

Tip 2 diyabet şeker hastalığı vak’alarının büyük bir kısmını oluşturur. Daha çok yetşkinlik döneminde meydana gelir. Fakat günümüzde obezite hastalığının artmasıyla ergenlikte de görülmeye başlamıştır. Tip 2 diyabet hastalarının çoğu, bu hastalıklarının farkında değildir. Tip 2 diyabette karaciğer, yağ doku ve kas hücreleri insüline doğru bir biçimde karşılık veremez. Buna ‘insülin direnci‘ ismi verilir. Netice olarak yine kan şekeri hücrelerde depolanamamış olur ve kanda toplanmaya başlar. Kan şekerinin bu şekilde yükselmesine ‘hiperglisemi‘ ismi verilir.

Tip 2 diyabet tanısı koyulan çoğu hasta bu esnada fazla kilolardan rahatsızlık duyar. Vücutta yağ oranının yükselmesi, insülinin vücut tarafından doğru şekilde kullanılmasını engeller. Fakat tip 2 diyabet zayıf kişilerde de ortaya çıkabilir.

Aile geçmişi ve genler tip 2 diyabetin meydana gelmesinde oldukça büyük bir rol oynar. Fiziksel olarak az hareket etmek, kötü beslenme düzeni ve bel çevresinde aşırı yağlanma tip 2 diyabet riskini yükselten etkenlerdendir. ''Şeker Hastalığı Tedavisi'' başlıklı yazımda şeker hastalığı ve tedavisi ile ilgili bilgiler verdim.

Gebelik şekeri yani,tıp literatürinde gestasyonel diyabet, normalde şeker hastası olmayan kadınlarda, ilk olarak gebelik esnasında meydana gelen ya da teşhis edilen şeker hastalığıdır. Gebelik hormonları insülin hormonunun işlevini yerine getirmesini önleyebilir.  Kan şekeri değerleri doktor gözetimi altında kontrol altına alınmalıdır. Gebe kadınlar kan şekerini düzenlemek için hap kullanamazlar. Fakat insülin alabilirler. Hamilelik ardından kadınların çoğunda kan şekeri değeri normale döner. Fakat gene de tedbiri elde bırakmamakta ve kontrolleri sürdürmek de oldukça önem teşkil eder. Gebelik şekeri meydana gelen kadınların pek çoğunda, doğumun ardından 5 ve 10 yıl içerisinde şeker hastalığı ortaya çıktığı görülmüştür.

 

Dr. Tuğrul Demirel

www.tugruldemirel.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3292
Kayıt tarihi
: 11.02.14
 
 

1999 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı mesleki eğitimini, fakülteden sonra yine İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster