Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '08

 
Kategori
Tıp
Okunma Sayısı
610
 

Şekerden kaçının

Şekerden kaçının
 

İlk şeker, şeker kamışından 600 yıl önce elde edilmiş. Saf rafine şeker 200 yıldır dünyada kullanılıyor. 2.dünya savaşından sonra kullanımı yaygınlaşmıştır.

İnsan vücudu binlerce yıl doğada normal halde bulunan gıdalarla beslenmiştir ve sindirim sistemi buna göre gelişmiştir.

Şeker, saf olan, doğal olmayan ve normalde doğal besin maddelerinin içerdiği vitamin ve minarelleri içermeyen fabrikasyon bir üründür.

İnsan bünyesi şekere yabancıdır. Henüz şekeri sindirecek bir yapıyı kazanmamıştır. Bu nedenle bin yıllar süresinde protein, bitkisel karbonhidrat ve yağ sindirimi için kazandığı özelliklerini basit şekerler için de kullanmakta ve bu uyumsuz sonuç giderek artan çeşitlilikte hastalıklara yol açmaktadır.

Aslında Nobel Tıp Odülünü alan Alman Otto Warburg yıllar önce (1931) kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelerden farklı bir metabolizmasının olduğunu (oksjenli metabolizma yerine oksijensiz metabolizma) ve şekerin kanserli hücreleri beslediğini göstermiştir (1).

Aşırı şekerli gıdalar yemek insülin direncine yani hiperinsülinizme yol açar. Hiperinsülinizm, insüline benzer büyüme faktörü (IGF) bağlayıcı protein-1 ve -2 (IGFBP-1 ve IGFBP-2) sentezini azaltarak serbest IGF-1 düzeyini artırır. Serbest IGF-1 hemen hemen bütün dokular için potent bir mitojeniktir. Yani hücre üremesini kontrolsüz bir şekilde artırarak kansere neden olur (2-4).

Ne yapmak gerekiyor?

Un ve şekerden kaçının. Bu sayede insülin direncini yenersiniz.

Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren 'light' hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.

Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın.

Bol taze sebze ve meyve yiyin

Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin.

Bunların yararını uzun yıllar sonra görürsünüz.

Kaynaklar
1. Warburg O. On the origin of cancer cells. Science 1956;123:309-14

2. Attia N, Tamborlane WV, Heptulla R et al. The metabolic syndrome and
insulin-like growth factor I regulation in adolescent obesity. J Clin
Endocrinol Metab 1998; 83: 1467-1471.
3. Ferry RJ, Cerri RW, Cohen P. Insulin-like growth factor binding
proteins: new proteins, new functions. Horm Res. 1999; 51: 53-67.
4. Gupta K, Krishnaswamy G, Karnad A, Peiris AN. Insulin: a novel
factor in carcinogenesis. Am. J. Med Sci 2002;323:140-145.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şekerin sanırım meyvalardan doğal yolla alınması en iyisi. Ben ona benzer sebze ve maydanoz ağırlıklı bir diyet uyguladım. Bazen düşünüyorum satılan onca şekerli mamülü ve bunlar olmasa da olur gibi geliyor. Çok yarını gördüm sebze uygulamasının. Meyva ve sebzenin bol bulunduğu bir ülkede yaşamanın değerini bilmek gerek. sağlıcakla.

Ezgi Umut 
 05.12.2008 18:23
Cevap :
evet katılıyorum size teşekkürler katkı için  10.12.2008 0:02
 

Merhabalar, Yazınızı ve gösterdiğiniz referansları incelediğimde bazı bilgilerin çelişkili olduğunu görüyorum. Evet şeker kan yağlarını arttırır, insülin salgılanmasını arttırır doğru. Ama yediğimiz meyve, tahıl ve kurubaklagiller, içtiğimiz sütte bulunan laktoz süt şekeri, emilim sırasında glikoza yani kan şekerine parçalınıyor. Kanda bulunan tek şeker glikozdur ve kaynağı ne olursa olsun bu halde hücre içine girerek kreps- enerji döngüsüne katılıyor. Vücudumuz şekere yabancı değildir. Rafine şeker alımının azaltılmasının faydası vardır. kompleks şekerin emilim süreci daha uzun sürer ve yağolarak depolanması daha zordur. Ayrıca Son yıllarda yapılan araştırmalar doymuş yağ tüketiminin kalp damar hastalıklarına yol açtığı yönündedir. Bu nedenle kuyruk yağı tüketin önerinizi kesinlikle doğru bulmuyorum. Taş devri insanıyla 2000 yıllarının insanlarında genetik ve metabolik olarak çok fark vardır, bu nedenle taş devri diyetinin günümüzde geçerliliği kalmamıştır. Saygılarımla

Aysen Arıcan Öz Diyetisyen 
 01.12.2008 1:34
Cevap :
Diet ve şeker normalde benim konum değil taş devri diyeti demekle daha çok sebze meyve içerikli beslneme demek istedim. Doymuş asitleri son yıllarda değil, eskiden beri kalp damar hastalıklarından sorumludurlar. katkınız için teşekkürler  01.12.2008 4:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 687
Toplam yorum
: 1691
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2645
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster