Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
204
 

Sekiz dakika

Hikayedeki efsaneye göre bir kadın kucağındaki çocuğu ile bir mağaranın önünden geçerken içerden bir ses duyar. “İçeri gir dilediğini al. Sana 8 dakika süre. Ancak sen çıktıktan sonra kapı kapanacaktır. Bu yüzden en önemli şeyi sakın unutma.” der. Kadın şaşkın bir vaziyette içeri girer. Girer girmez de gözleri kamaşır. Her taraf altın ve mücevherlerle doludur.

İçerdeki ses 8 dakika diye tekrar eder. Kadın çocuğu bir kenara kor ve başlar altın ve mücevherleri doldurmaya. Sekiz dakika çabuk geçer.

Apar topar topladıklarıyla dışarı çıkar, çıkmasıyla da kapı kapanır. Kadın çocuğunu içerde unutmuştur. Geri döner ama nafile…

Hepimizin yaşamında, hikayedeki gibi “sekiz” dakikalık sürelerimiz vardır. Hatta hayatımızın bütününde… En önemli şeyi veya şeylerimizi unuttuğumuzu fark ettiğimizde bir de bakarız ki kapı kapanmıştır. Süre dolmuştur.

Hani ne demiştim. “Güneş mani olur yıldızları görmemize.” Oysa koskoca bir evren var, ondan büyük nice yıldızlar, galaksiler var. Yakınımızdaki güneş mani olur uzakları görmemize. Yaşamımızdaki güneşler, yaşantımızda neleri görmemize mani oluyor dersiniz? Anlamak için çaba göstermeye değmez mi?

Yaşamdan dilediğimizi almak özgürlüğüne sahibiz. Ama süre göz açıp kapayıncaya kadar doluyor… En önemli şeyi yanımıza almak… İşte asıl önemli olan bu… Yaşam sınavı da burada olsa gerek…

İnsan neleri yanına almak ister dersiniz?!... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1015
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster