Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
483
 

Sekiz Er hakkında eksik istihbarat mı var?

Sekiz Er hakkında eksik istihbarat mı var?
 

Dağlıca baskınında hainler tarafından kaçırılan 8 askerle ilgili yürütülen soruşturma derinleştirilerek devam ediyor.

Dün ajanslara düşen haberde erlerin tutuklandığı belirtildi. Haber basın organlarında yer almaya başlayınca gerekçeye baktım.

Askeri mahkemenin tutuklama gerekçesi şu: "Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek".

Burada özellikle "izinsiz olarak başka ülke topraklarına geçmek" ifadesi ilginçti ve haberi yapan editörün de dikkatini çekmişti.

Bugün medya bu suçlama üzerine eğilmiş analizler yapıyor...

"Emre itaatsizlik ve yurtdışına firar" suçlamaları ne anlama geliyor?

Bunu anlamlandırmak için tutuklu 8 erin geçmişine ve faaliyetlerine bakmak gerekiyor..

İddialara göre Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'nın yaptığı araştırma sonucuna göre 5 askerin DTP ile bağlantıları olduğu saptandı. Kimi basın organlarına göre bu sayı altı.

Biz beşe göre bakalım meseleye. İşte beş erin "siyasi" bağlantıları: Er Ramazan Yüce Mardin DTP Gençlik Kolları üyesi, İrfan Beyaz Gaziantep DTP Gençlik Kolları Başkanı, İlhami Demir Ağrı-Patnos DTP Gençlik Kolları üyesi, Özhan Şabanoğlu Hatay DTP Gençlik Kolları üyesi, Halis Çağan'ın ise Adana DTP Gençlik Kolları üyesi.

İstihbarat sonuçları bununla bitmiyor. Er Ramazan Yüce'nin 2002'de Nevruz kutlamalarında çıkan olaylar sırasında tutuklandığı iddia ediliyor. Ramazan Yüce'nin 170 arkadaşı ile birlikte gözaltına alındığı ve olayları sırasında bayrak yaktığı iddia ediliyor. Yüce'nin 3 ay cezaevinde kalmış. Ayrıca ailesinden bazı kişiler örgütün dağ kadrosunda olduğu iddialar arasında.

Eğer bu bilgiler doğruysa, askerlerin hiç kurşun harcamadan teslim olmaları ve "esaret günleri"nde mutlu ve mesut görüntüler vermeleri anlam kazanıyor...

Tabii ki bunların hepsi iddia...

Lakin kafamı karıştıran bazı şeyler var..

MİT ve askeri istihbarat tarafından büyük bir titizlikle yürüttüğü araştırma sonunda elde ettiği ve kamuoyuna "bir şekilde" sızan bu bilgiler daha önce bu birimlerin elinde değil miydi?

Eğer ellerindeyse, neden DTP üyesi, PKK eyleminden içerde yatan biri veya birileri sınırın en stratejik mevkiinde eline silah verilerek mevziye yatırılmıştır?

Böyle bir geçmişe sahip kimse veya kimselerin eline silah vermeyi bırakın, daha geri bir göreve verilmesi gerekmez miydi?

Ve eğer doğruysa bu iddialar, Dağlıca'daki facianın bu denli büyük olmasında bu "vahim" hatanın katkısı yok mudur?

Son sorum şu; eğer iddialar doğru çıkarsa, yani eksik istihbarat söz konusuysa eksik istihbaratın sorumluları hakkında bir şeyler yapılacak mı?...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En kritik bölgede bulundurulan her askerin güvenlik soruşturmasından geçirilmesi gerekir. Bu soruşturma yapılmamışsa asıl ihmal budur. İki ucu pis değnek. Bu iddialar doğru ise o askerlerin orada işi ne? Yok iddialar yanlışsa bu suçlama ne?

narçiçeği 
 15.11.2007 23:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1147
Kayıt tarihi
: 06.07.06
 
 

Memleketi ve kendini ilgilendirenler üzerine yazmayı "tutku" edinmiş bir fen bilimci, konuşmaya v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster