Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
3596
 

Sekreter potansiyel metres midir?

Sekreter potansiyel metres midir?
 

Daktiloda iki parmakla bile yazı yazamayan ama yöneticisini baştan çıkarmada hayli becerikli sekreterler üzerine yapılan filmleri izliyoruz. Patron - sekreter ilişkilerini magazinleştiren haberleri okuyoruz. Bunlar sekreterin ve sekreterlik mesleğinin toplumun gözünde saygınlığının kaybolmasına neden olan faktörlerden biri.

Doğaldır ki bu saygınlık kaybında suç yalnızca filmlerin ya da haberlerin değil. Bir sekreter işi gereği yöneticisiyle yakın çalışmak zorundadır. Yöneticisinin her türlü işiyle yakından ilgilenir. Kurumun işleri dışında yöneticisinin eşi, çocukları, anne -babasının her türlü sorunlarını çözer, organize eder. Çalışma saatleri esnektir. Genellikle yöneticisi işyerini terketmeden o da işyerinden ayrılamaz. Ancak, bu tür paylaşımları ve zorunlu halleri fiziksel yakınlık gibi algılamaya hazır olanlar, bunun fantezisini kuranlar, sekreteri ve mesleği işte tam da bu noktada yaralarlar.

Bir sekreter, zamanla yöneticisinin ve kurumun bazı sırlarına sahip olur. Ama bu sırları kurum içinden ya da kurum dışından arkadaşlarıyla paylaşmaz, ketumdur. " Sekreter " kelimesi İngilizce " Secret " yani sır kelimesinden gelir. Bunu bilmeyen çalışma arkadaşları ise ketum sekreteri, yönetim katında olup bitenlerden haberdar etmediği için pek de sevmez ve dışlarlar. Sevilmeyen de tukakadır zaten. Oysa sekreter iş etiği gereği yöneticisini korur ama bilmediği durumlara ilişkin varsayımlarda bulunmayı alışkanlık haline getirenler bunun altında başka şeyler ararlar.

Olumsuz imajın oluşmasında ve mesleğin değer kaybındaki faktörler bu kadarla da sınırlı değil elbette. Yakın geçmişe kadar herhangi bir uzmanlık eğitimi, bilgisi ya da becerisi olmayan kişilerin sekreter olarak istihdam edilmeleri, bu kişilerin başka becerileri (!) olduğu konusunda meraklıların şüphelerini arttırmıştır.

Bunların dışında, bir sekreterle çalışmanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen; ondan nasıl verim alacağını, hangi işleri yapmasını isteyeceği konusunda fikir sahibi olmayan acemi yöneticilerin, sekreteri süs bebeği (!) gibi şirketin vitrininde tutmaları da imajı zedelemiştir.

Nedenler çoğaltılabilir. Ama bugün artık durum değişmeye başladı. Sekreterlik mesleği hakettiği değeri kazanma yolunda. Bunda en çok sekreterlerin payı var. Eğitim alıyorlar, seminer ve kurslara katılarak kendilerini geliştiriyorlar. Sekreterlik dayanışma derneklerinde örgütleniyorlar. Üniversitelerle işbirliği yaparak Sekreterlik Kongreleri düzenliyorlar. Mesleklerine hakettiği değeri yeniden kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Arkadaşlarımı kutluyorum ve gönülden destekliyorum. Sekreterlik onurlu bir meslektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizce basında sekreterin imajı nedir?Şimdiden teşekkürler

GAMZE ÖMÜR 
 23.03.2007 19:36
Cevap :
Sorunuz için teşekkür ederim... Öteden beri süregelmiş olumsuz imajı düzeltip, sekreterlik mesleğinin doğru şekilde zihinlere yerleşmesini sağlayacak olan önemli faktörlerden biridir basın... Ne yazık ki toplumun eğitiminde böyle önemli bir role ve sorumluluğa sahip olan basın bu anlamda üstüne düşeni yapmıyor... Her hafta yayınladıkları insan kaynakları ekindeki sekreter ilanlarına baktığımızda bile sekreterliğin önemli bir "meslek" olduğunu anlayabiliyorken; hala üçüncü sayfa haberlerini "sekreter" kelimesini kullanarak manşete taşımalarını çelişkili buluyorum... Tiraj yükseltme ya da izlenme oranını arttırma kaygılarıyla bir mesleği karalamalarını; çalışanlarını küçük düşürmelerini ve hatta yanlarında çalışan değerli sekreterleri rendice etmelerini ise hiç doğru bulmuyorum....  24.03.2007 12:38
 

Sevgili Asude. Maalesef sekreter, hemşire ve ses sanatçısı iseniz bu tarz saldırı ve yakıştırmalara maruz kalmanız işten bile değil ülkemizde. Ben bir ses sanatçısı olarak bunun biraz da Türk filmlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Gerçi hemşirelerle ilgilisini görmedim henüz ve neden onlara bu konuda yakıştırmalar yapıldığını hala anlamam ama sen ve ben Türk filmlerinin kurbanlarıyız gibi geliyor biraz, ne dersin? Hatırlasana, mutlu yuva sahibi erkeği baştan çıkarıp yuvasını dağıtan kötü kadın rolünde hiç doktora, mühendise filan rastladın mı? Ya sekreteridir yada pavyonda şarkı söyleyen biri. Türk toplumuna göre de şarkıcılar hep pavyonda söyleyip sahneden inince erkeklerin masasına oturan aşifteler olarak algılanır. Sekreter ve şarkıcı daima yuva yıkan kötü kadındır. Birgün gelecek "secret"er ve singer kavramları doğru yerine oturacaktır. Yani umuyorum. Sevgilerimle...

Melda 
 12.12.2006 3:29
 

Milliyet Blog'ta okuduğum en güzel yazılardan biri. Üslubunuzdan ve akıcı tarzınızdan dolayı sizi tebrik ederim.

Kırkında LEVENT 
 03.11.2006 7:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2879
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

Bursa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. Üniversiteden Büro Yönetimi ve Sekrete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster