Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
960
 

SEKS, ALKOL ve FETVA

SEKS, ALKOL ve FETVA
 

Karar verin !...


Her toplumda siyasetçilerin kendine has konuşma ve hitap üslupları vardır. Bunları zaman zaman haber bültenlerinde görebilirsiniz. Ama bizim ülkemizdeki gibi bol bol gaf yapanlar ve sözlerinin nereye gideceğini hesaplamadan konuşan başka siyasetçiler var mıdır, onu bilmiyorum.. Siyasetçilerin söylediği sözler önemlidir, ancak o siyasetçinin sarf ettiği sözler kadar, bu sözleri nerede, hangi ortamda ve nasıl bir ruh halinde söylediği de bir o kadar önemlidir. Çünkü bir anlamda, bu siyasetçiler o sözleri sarf ederek, ilgili kişi ve kurumlara gönderme yaparken, bir anlamda da kendisini dinleyenlere mesaj ve şifre niteliğindedir.. Birazda belki, böyle konuşmak için, bu ortamları seçerler. Çünkü bu sarf edilen sözlerin çoğu gaf olduğu kadar, pek çoğu da bilinçli olarak sarf edilirler.

Şimdi, bu yazının konusu nereye varacak diye düşünebilirsiniz. Merak etmeyin çetrefil bir hal almayacak bu yazı. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Aslında bu konuyu açarken, kimden ve hangi gaflardan bahsetsem diye düşünürken, geçen haftalarda yoğun bir tartışma konusu olan şu ‘ucube heykel’ tartışması geldi aklıma. Hatırlayacaksınız. Konu daha çok taze. Dumanı hala tutuyor. İşte o tartışmada bu hükümetin Başbakanı, Kars’taki heykele ‘ucube’ dedi. Hükümetin Kültür Bakanı “Başbakan heykele değil, gecekondulara ucube dedi” dedi. Bir anlamda hallice Başbakanı savunuyordu. Daha sonra bu hükümetin Başbakan’ı “hayır ben o heykele ucube dedim” dedi. Sonra, zorda kalan bu hükümetin Kültür Bakanı “ben ortamı yumuşatmak istemiştim” dedi. Sonra, bu hükümetin 2. Adamı olan Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın söylemini kastederek, “ Allah bizi o hale düşürmesin” diyerek Başbakan’dan sonra, bir kez de kendisi bu hükümetin bir bakanını zor durumda bıraktı. Sonra, Günay ile Arınç arasındaki laf çarpıtmalarını, söylem savaşını izledik. Her iki Bakan da Başbakan’dan fırça yemiş olmalılar ki, Arınç Günay’dan kameralar önünde özür diledi, Günay’da Arınç’ı ‘Allah’a havale eti’ ve konuyu kapattı.

Arınnç’ın bu gafları ve söylemleri ne ilk ne de sondur. Geçmişte de kendi üslubunca bu tarz söylemlerde bulunmuştur. Bazılarında ‘yanlış anlaşıldı’ diyerek, bir anlamda konu kapatılmaya çalışılmıştır. Bunları listelesek, birkaç yazı dizisi olur herhalde.. Ancak, son zamanlardaki iki gaf yada durumunu burada yazmak isterim. Bunlardan birincisi, Arınç’ın birkaç gün öncesinde verdiği bir demeçte “hayat sekten ve içkiden ibaret değildir” demişti. Belki ‘veciz’ bir söz etti kendisi, ama aslında acaba ne demek istedi. Şimdi siz bu sözlerden ne anladınız?

Hatta, sokağa çıkıp, insanlara bu sözlerden ne anladıklarını soralım. Ne cevap alırdık acaba ? Ama bir de bu sözleri İzmir’de sarf ettiğini söylersek, arkasındaki amaç anlaşılabilir mi ? Nasıl yani İzmir’liler hem çok içip, hem çok mu seks yapıyorlar. Nasıl yani dediniz mi acaba ? Bu ‘kötü niyet okuma’ olarak adlandırılabilir mi ?

Konuşmanın devamında da “ Bir kısım çağdaş düşünceye sahip olduğunu söyleyenler sadece içki ve seksle olaylara bakıyorlar” şeklinde laflar sarf ediyor sayın Başbakan yardımcısı.. Şimdi ben bir İzmir’li olarak alınayım mı ? Yoksa, çağdaş düşünceli insanların işi gücü içip içip seks yapmaktır mı demek istedi.. Yoksa %42’nin bir şekilde öcü mü alınmaya çalışılıyor. İçki içmediğim için alınmamam lazım ama işin içine seks girince, biraz şaşkınım doğrusu. Seks yapmak ile çağdaş düşünmek arasında bir bağlantı kuramadım da… Kurabilen beri gelsin…

Bu bir tanesiydi. Diğeri daha taze. Dumanı üzerinde.. Arınç’ın Manisa ziyaretinde, bir gurup vatandaşa karşı yaptığı konuşma sırasında vakit ezanı okunuyor. Ama Arınç’tan konuşmaya ara vereceği beklenirken, o konuşmasına devam ediyor ve “Türkiye’de herkes ezan okunduğunda susar ve bitene kadar konuşmaz. Bunu belki saygıdan dolayı yaparlar ama aslında doğrusu o değildir. Ben fetva aldım. Ezan okunduğu sırada konuşma yapılabilir “ diyor. Buna, ‘hadi buyurun cenaze namazına’ denmez mi ? Bu hükümetin Başbakan yardımcısı düpedüz birilerinden ‘fetva’ aldığını söylüyor ve bunu halka angaje ediyor gibi geldi bana.

Biliyorsunuz, ülkede içki yasağı 24 yaş sınırına çıkartıldı. Bunun gerekçesi olarak da gençleri alkolden koruma gösteriliyor. Ancak, 24 yaşın ne kadar genç olduğu ayrıca tartışılırken, bu yaştaki erkek ve bayan vatandaşların da seks yapmamaları lazım. Zira, alkol ve seks kişiyi çağdaş yapmıyor. Yirmi dört yaşındaki bir insan bugün üniversiteyi bitirmiş, hatta askerliğini bile yapmış bir insan olarak düşünürseniz, bu yaştaki bir insanın alkolün kendisine zararı olur mu olmaz mı diye düşünecek kapasitede olmadığını düşünmek ve bu insanların yerine politik bir karar almak ne kadar doğrudur.. Belki de çağdaşlık budur. Ne dersiniz ?

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elmalarla armutları karıştırmıyor musunuz? 24 yaşında birinin "seks" yapması ile alkol kullanması arasındaki ilinti ne? Cinsellik insanın tabiatının tezahürü iken alkol kullanması da aynı tabiilik midir? Alkole bulaşan birinin potansiyel bağımlı olması kuvvetli ihtimal dahilinde değil midir? Türkiye'de 4 milyon alkolik ve 13 milyon alkolizme düşme riskinde olan insan var? Zaman içinde bu 13 milyonun 4 milyonluk kitleye geçeceği daha yakın bir ihtimal değil mi? Alkol üzerinden "özgürlükler"i savunmak pek tutarlı bir yol değil bence. Selâm ile.

Can Keman 
 24.01.2011 21:57
Cevap :
Siz bu yazıdan 'alkol özgürlüktür' gibi bir mesaj mı çıkartınız. Eğer öyle anlaşıldıysa üzülürüm. Zira, ben alkolün özgürlük olduğunu değil, 24 yaşındaki bir bireyin özgür olduğunu ve çocuk sayılamayacağını, alkol gibi maddelern kendisine zarar mı, yarar mı getireceği fikrine rahatlıkla karar verebileceğini anlatmaya çalıştım. Alkol ile Seks yapması konusuna gelince; bu konu biraz farklı. Zira, alkol kullanan ve sürekli seks yapanların 'çağdaş insan' olamayacağını açıklayan birinin sözlerini eleştirdim. Yoksa ikisi arasında pozitif bir bağ kurmadım. Eleştirim, bu ikisi ile çağdaşlık veya çağdışılık bağının nasıl kurulduğu ile alakalıdır. Selamlar...  25.01.2011 13:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2464
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster