Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Nazan Adıgüzel Köseoğlu

http://blog.milliyet.com.tr/nazankoseoglu

12 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
761
 

Seksenli yıllardı onlar

Seksenli yıllardı onlar
 

Pop müziği nedir, henüz bilmediğimiz, ‘Türk Hafif Müziği’ denilen türün ise popüler olduğu, Madonna'lı George Michael'li ve tabi Michael Jackson'lı yıllardı. Haftada bir gün ‘Müzik Yelpazesi’ adlı çikolata renkli program yayınlanacak diye tek kanallı televizyonun dibine sokulduğumuz, saçlarımızı, ense kısmı tavuk poposunu andıran ‘amerikan traşı’ denilen stilde kestirdiğimiz, vücutlarımıza kola sürüp bronzlaşmayı umduğumuz, ‘Blue Jean’ dergisinden yabancı şarkı sözlerini kesip yarım yamalak İngilizce’mizle ne hikmetse kusursuz ezberleyip hava attığımız yıllardı.

Sinemada Sylvester Stallone'u izleyen yeni yetme delikanlıların, kendilerini birer Rocky zannederek cılız kollarının altında görünmez karpuzlar taşır gibi mahalleye döndüğü, düğünlerin sokak aralarında pek şenlikli yapıldığı, dondurmacıların, simitçilerin, bozacı ve seyyar satıcıların sokaklardan hiç eksik olmadığı çeşnili yıllardı.

Tek hobimizin peçete ve pul biriktirmek olduğu, sokakta gece yarılarına kadar yakar top oynandığı, simitli gazoz keyfi yapılan hamamlara cümbür cemaat gidildiği, harçlığımızı mahalle bakkalındaki leblebi tozu ve iğdeye yatırdığımız, ‘Köle İsaura’ için salya sümük ağlaştığımız, otomatik kapıları olmayan külüstür otobüslere binip, cep telefonu diye bir icattan henüz daha habersiz jetonlu telefon kuyruklarına girdiğimiz, kadınların kapı önlerinde ‘Türkan Şoray kirpiği’ motifiyle örüp çekirdek çıtladığı, hep “Seneye de giyer” diye birer beden büyük giysilere mecbur edildiğimiz, şokomel tadında yıllardı onlar.

Klasik Müziğini TRT’nin pazar günlerine özel işkencesi sanır, limonu jöle niyetiyle kullanır, kadınlı erkekli herkes, kafasında bir tutam meçli saçla gezerdi. Henüz ‘çıkmak’ diye bir tabirin kullanılmadığı ve onun yerine ‘bir oğlanla konuşuyormuş’ diyecekler diye ödümüzün patladığı, oğlanların ise ‘mahallemizin kızıdır’ diye sahiplendiği sözüm ona namuslu yıllardı. Hesap makinaları tanıdığımız tek bilgisayardı ve ‘garson beden’ diye bir şey vardı o yıllarda. Henüz tüm çakır gözlülerden ‘lensli mi?’ diye şüphelenmediğimiz, kar yağdığında çantalarımızı kızak olarak kullandığımız, vatkalı yıllardı.

Komşuları değil, tüm mahalleyi tanıdığımız, sokak kapısını asla kilitlemediğimiz, acıktığımızda istediğimiz evin sofrasına yanaşabildiğimiz ‘helal lokma’ yıllardı. Ağabeylerimiz ablalarımız kadar siyasi olamadıysak da, günümüz çocukları kadar apolitik yetiştirilmediğimiz, yüzü ne batıya ne de doğuya dönük, başı önde, kendi halinde yıllardı.

Şimdi çok uzakta, eski bir pikapta dönen cızırtılı sesiyle yüreğimi buran aşina bir şarkı lezzetinde, yalansız dolansız, kaygısız, çocukluk yıllarımdı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçekti.... artık sanal yaşanıyor... bayramlar. tatil vesilesi oldu, eve misafir gelmesin diye bakılıyor... insanlar hep yorgun ve uzak .... ah nerde o günler....

Gülden Işık 
 16.12.2006 20:34
Cevap :
İleride bir gün bu günleri anacaksınız mutlaka. O yüzden boşverin ve bugünün tadını çıkarın :))  19.12.2006 14:38
 

Herhalde ben de yazsam aşağı yukarı bunları yazardım. O dönemlere ait ne çok ortak anımız var.Çokkanallı hayata geçiş ve 80lerdeki hızlı sosyal değişim ne çok şeyi değiştirmiş...Sevgiyle...

ni 
 15.12.2006 16:07
Cevap :
Çok şey değişti, ama hiç değişmeyen şeyler de oldu... Ne dersiniz? :))  19.12.2006 14:38
 

... ve tabii ki o yıllara sayende dalış yapan ilk kişi :) Nazan' cığım, nerelere götürdün beni böyle, ne kadar özlemişim hepsini bir arada anmayı... Yüreğine ve kalemine sağlık, sevgiler canım...

Melda 
 12.12.2006 15:16
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Çocukluğun başkalaştıran büyüsünden mi kaynaklanıyor, yoksa o yılların rafine gönüllerinden mi bilmiyorum; lakin güzel yıllardı; değil mi :))) ?  12.12.2006 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 692
Toplam mesaj
: 156
Ort. okunma sayısı
: 24778
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Yazmak, tarihin zayıf hafızasına karşı, bir tedbir olarak ortaya konulan isyanın sanatsal vesikas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster