Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
232
 

Sekülerleşiyor muyuz, dünyevileşiyor muyuz?

Sekülerleşiyor muyuz, dünyevileşiyor muyuz?
 

Arkalarda bir sokak


Bir modernlik projesi olan Cumhuriyet, kendi kimliğini tanımlarken laiklik konusuna özel bir vurgu yapmıştır. Hepimiz biliyoruz ki din Ülkemizdeki temel kurumlardan birisidir. Özellikle Cumhuriyetle beraber din ve devletin alanları olabildiğince birbirinden ayrılmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet, akıl ve bilim yol gösterici olarak benimsenmiş, modern bir toplumun temelleri atılmıştır. Seküler, laik bir düzenin oluşturulmasında yönetici elitler öncülüğü üstlenmiştir.

Bilimin yükselişi, kapitalizmin ve materyalizmin gelişimi, genel olarak dünya sevgisi eğiliminin artması, seküler devlet yapısının yükselişi, siyasal uzlaşma kültür süreci sekülerleşmenin gelişimine katkıda bulunmuştur. Max Weber sekülerleşmeyi modern toplumda rasyonelleşmeye doğru giden bir süreç olarak tanımlamıştır. Ancak günümüzde din konusunda iki farklı yaklaşımdan bahsetmek mümkündür. Birincisi “Tanrının rövanşı” olduğu şeklinde, dini konularda artan ilgidir. İkincisi ise bunun tam aksine postmodern rölativizmin artan egemenliğidir. Yani, insanların bütün büyük anlatılardan ve inanç sistemlerinden uzaklaşmalarıdır. Ülkemizde iki sürecin bir arada işlediğini görürüz.

Bugün modern dünyada sosyal bilimcilerin tamamına yakını toplumda dinin oynadığı rolün değiştiği konusunda hemfikirdir. Bizim gibi geleneksel toplumlarda din, hayatın her alanında egemen bir otoritedir. Çok az faaliyet dinden etkilenmez. Örneğin çiftçiler bir şey ekmeden önce Tanrıya ya da atalarında dua ederler. Aileler ve köyler arasındaki çatışmalar dini ritüellere göre çözümlenir. Biçimsel eğitim din adamlarının kontrolündedir. Sultanlar, yöneticiler yetkilerini en azından teorik bağlamda Tanrının hükümleri doğrultusunda kullanırlar. Artık modern ve endüstriyel toplumlarda din, uzmanlaşmış kurumlardan biri haline gelmiştir. Çiftçiler ekim yapmadan önce tarım uzmanlarına başvurmaktadırlar. İnsanlar hastalandıklarında büyücüye, üfürükçüye, din adamına değil doktora, çatışmaların çözümünde de mahkemeye gitmektedir. Başka bir ifade ile sekülerleşme (dünyevileşme) süreci ile birlikte din, birçok eski fonksiyonunu uzman kurumlara devretmiştir. Sekülerleşme, toplumsal yaşam üzerinde dinin kontrolünün kaldırılmasını ifade etmekte olup iki şekilde gerçekleşmektedir. Birincisi dini kuruluşların (ya da örgütlü cemaatlerin) toplum üzerinde etkisini kaybetmesi, ikincisi de bireysel düzeyde kendini göstermektedir. Dinin, bireyin kararı üzerinde etkisini kaybetmesidir. Gerçekte dini yorum, yerini bilimsel yoruma bırakmıştır.

Şimdi; Ülkemizde sekülerleşme adına birkaç soru sorsak! Türk toplumundaki insanların yaşamında dinin etkisi nedir? Kadınlar ve yaşlılar arasında, eğitim ve gelir düzeyi değişikliklerinde dinin yaşamlarına etkisi değişiyor mu? Halkın ne kadarı dini kişisel inanç ve ibadetle sınırlı olarak görmektedir? Halk, dinin kamu yaşamını etkilemesini ve kamu yaşamında daha görünür bir yer edinmesini onaylıyor mu? Halk, dinin devlet ve siyaset düzenini yönlendirmesini zararlı buluyor mu? Türk siyaset alanında din temelinde siyaset yapan partilerin var olmasını istiyor mu? Halk, laik Cumhuriyet projesini destekliyor mu? Halk, Cumhuriyet devrimlerinin temel taşlarından olan medeni kanun ilkelerini destekliyor mu? Halk, devletin kendi inanç ve ibadetine karışmasını istiyor mu?

Ayrı bir başlık olarak ta Türk halkı yaşadığı inanç sistemi olan Müslümanlık anlayışı ile hoşgörülü olduğunu ortaya koyuyor mu?

İktidarın paylaşımı konusunda sık sık yaşanan toplumsal gerilimlere rağmen, gerçekte Türk halkı cumhuriyeti, demokrasiyi, laiklik ve hoşgörüyü benimsemiş midir?

Akademisyen Sosyolog Volkan Ertit, Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’a verdiği söyleşide “Türkiye dindarlaşmıyor, aksine dinden uzaklaşıyor.” demişti, Türkiye sekülerleşiyor tezini ortaya atmıştı. TSK içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi gecesi halkın sokaklara tekbirlerle çıkıp mukavemet etmesinin ardından özür dileyerek, “Benim tezim 15 Temmuz gecesi çökmüştür” sonucuna varmıştı. Volkan Ertit’i tanımam, tezi için söyledikleri, ahlaklı bir akademisyen (özeleştiri yapıyor) tavrı. Türkiye sekülerleşiyor tezi sakat, çünkü tez, belli ki sokağa çıkmadan, toplumu izlemeden, akademinin tozlu koridorlarında, Nişantaşı kafelerinde, İstiklal caddesi barlarında nitel araştırma yapılmadan ön kabullerle yazılmış. Benzer bir yanlış tespitte Emre Kongar’ın “Türkiyenin toplumsal yapısı” ödüllü kitabındaki, Türkiye’de siyasal dindarlarin iktidar olamayacağı şeklindeki vizyonsuz tezi idi.

Sonuç olarak tüm bu ifade edilenlerin ve sizin gözlemleriniz ışığında, Türkiye sekülerleşiyor mu, Dünyevileşiyor mu? sorusuna bir yanıtınız var mı?

Nizamettin BİBER

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yıllardan beri Cumhuriyetle barışık olmayanların bıkmadan verdiği mücadele günümüzde hayli yol aldıklarını gösteriyor. Uyanık insanların inanç üzerinden insanları vurup dünyadan koparmasının en etkili yoludur din. Oysa insanlar bu inanç meselesinin Allah ile kul arasında olduğunu anlasa sorun çözülecek de artık Türkiye hızla bir din devletine doğru gidiyor. Bu gidişi önlemek de zor görünüyor...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 05.09.2016 11:46
Cevap :
Ayşegül hanım, dinin, insanlar üzerindeki acıyı ve hayatın zorluklarına karşın anlam bulma, bir çıkış yolu olarak görünme, kaygıyı azaltıp teselli sunma, sosyal dayanışma ve kimliği destekleme özellikleri dediğiniz gibi yönetmek ve iktidarı ele geçirmek isteyenler tarafından yoğun olarak kullanılıyor. İşimiz zor vesselam, kötü niyetliler çoklar hem de çok. Teşekkür ederim, selam saygı ile esen kalın.  05.09.2016 15:01
 

Kravatin yasaklandigi(pardon istiyen takmaz) olursa islem tamam bu durumda biz soyle deriz TO LATE !!!!

Newyorker 
 30.08.2016 6:28
Cevap :
Evet o melem şeyi yasaklarsak her şey yerli yerine oturacak, çok geç kalınmış sayılmaz, selam ile.  30.08.2016 21:45
 

Tek bildiğim din kullanılıyor , din kisvesi altında tüm sapkınlıklar, kötülükler, çirkinlikler yapılıyor..sömürü var dinin ve insanın sömürülmesi, tüketimi ..selam ve saygılarımla Nizamettin Bey.

Tülay EKER 
 29.08.2016 15:43
Cevap :
Tülay hanım, din insanlık tarihi ve inanç sisteminin var olduğu dönemden beri kullanılıyor. Yaşamı dinin kuralları ile biçimlemek dincilerin işine geliyor dolayısı ile onlar tarafından dünyevileşmenin önüne set çekiliyor. Teşekkür ederim, selam ve saygı ile.  30.08.2016 0:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3744
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2620
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster