Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

TÜKETİCİ KÖŞESİNDE "SEMRA ABLANIZ"

http://blog.milliyet.com.tr/semra_sahin

12 Eylül '09

 
Kategori
Sivil Toplum Kuruluşları
Okunma Sayısı
372
 

Sel felaketi mağdurlarına destek olmalıyız!

Sel felaketi mağdurlarına destek olmalıyız!
 

Tükorder Genel Başkanı Öner Samanlı sel mağdurlarına yardım kampanyası başlattı.


Sel felaketi mağdurlarına destek olmalıyız!

Acılara dayanıklı bir millet olduğumuz söylenir.

Gerçekten de öyleyiz.

Milli mücadele yıllarımızdan bu yana büyük felaketlerin ve acıların odağında olmamıza rağmen bir şekilde o sıkıntılı süreçleri ya aşmışız ya da aşmışız.

Savaş yılları, depremler, sel felaketleri, yangınlar bunlar genellikle gelişmemiş veya gelişme sürecinde olan ülkelerin acı sendromu.

Ama her nasılsı, yabancılarında büyük bir merak içerisinde bulundukları bir gerçek var, nasıl oluyor da bu tür acı ve felaketlerin altından kısa süreçlerde kalkabilen bir toplum olmaktayız.

1-Belirgin olan, İslam dinine tabi bir Müslüman ülke olmamıza rağmen, modern Cumhuriyet rejimi içerisinde yönetilmemiz, sosyal dayanışma alanındaki objektif kriterleri kullanabilme şansımızı arttırmaktadır,

2-Yanısıra, Yüce Mevla’nın yarattığı en güzel, verimli ve doğal zenginlikleri bulunan topraklar üzerinde, Türkiye’mizin kurulu bulunmasıdır.

3-Hızla insani değerlerimizi yitirmekte olsak da, halen mevcut olan etik değerlerimiz sayesinde bu tür açmazları açar hale getirebilmekteyiz.

YARDIMA EĞİLMEDİKÇE DİK DURAMAYIZ

Bugün İstanbul ve Tekirdağ merkezli olmak üzere ve diğer illerimizde yaşanan sel felaketi ile, birçok yurttaşımız maalesef vefat etmiştir.

Mallarını mülklerini kaybetmişlerdir. Bunların çoğunun bu tür felaketlerden maddi destek sağlayabilecekleri sigortaları bulunmamaktadır.

Hükümetin bu mağdurlar için istisnai olarak bir yasal düzenleme ile maddi destek sağlaması gerekir.

Destek salt maddi olarak kalmayıp, manevi desteğin de psikolojik olarak sağlık kurumları tarafından ücretsiz olarak verilmesi de gerekmektedir.

SOSYAL YARDIMLAŞMALIYIZ

Toplumun tüm bireyleri olarak da, bu mağdur kardeşlerimiz için, eşyalar toplamalıyız. Giysiler temin etmeliyiz. Tabiî ki eski püsküleri değil. Temiz ve kullanılabilir olanları, bakımlı olanlarını toparlamalıyız , bunları TÜRK KIZILAY’ımız gibi, yada İl ve İlçe Kaymakamlıkları vasıtasıyla ihtiyaç merkezlerine ulaştırmalıyız.

ZARAR GÖRENLERDEN BİR TANESİ DE, NESİN VAKFI VE ÇOCUKLARI

Sayın Ali Nesin Hocamızdan bir mektup aldım. Onlarda selden büyük zarar görenler arasındalar.

Toplumumuzun bir kısmı Aziz Nesin’i sever, bir kısmı da ateist olduğu için kızar.

Ancak somut bir gerçek vardır ki, Aziz Nesin, dünya malını dünya varlıklarına harcamayı yeğlemiş nadir insanlardan birisidir.

Beni onun solcu yada sağcı olması, dinli yada dinsiz olması ilgilendirmiyor.

Beni ilgilendiren, Aziz Nesin tarafından kurulan ve oğlu Ali Nesin tarafından devam ettirilen yüzlerce muhtaç ama zeki çocuğu ülkemize kazandırmak gayesi ile verilen üstün hizmetler.

Mektubu aynen yayınlıyorum.

Sizlerde okuyunuz, alıntı yaparak, lütfen kamuoyunu bilgilendiriniz.

Kalınız sağlıcakla.

ALİ NESİN'DEN MEKTUP...

Sevgili Dostlar,

Kötümserliğe kapılmaca yok. Hayat bir mücadeledir. Bu sel felaketini de bu mücadelenin bir parçası olarak değerlendirip eski günlerimize dönmek için canla basla, askla şevkle çalışacağız. Eskisinden daha da güzel bir vakıf yapacağız.

Yarın çok daha kötü bir sel felaketi bekleniyormuş. Nasıl mümkünse! Elimizden geldiğince hazırlanıyoruz.

Küçük çocuklarımızı anneleriyle birlikte İstanbul'daki evlerimize yolladık. Vakıf'ta sadece eli iş tutan gençler kaldı. Görmeden anlaşılmaz ama felaketin boyutlarını anlatmaya çalışayım.

Su anda çamurdan bir vakfımız var desem abartmış olmam. Bodrum kat bastan aşağı, giriş katı bir buçuk metre kadar su altında kaldı. Bahçedeki su düne kadar boyu aşıyordu. Simdi suyu gitti diz boyu balçığı kaldı. Çizmeyi bırakmadan ayağınızı balçıktan kurtarmanız zor.

Selin sürükledikleri meyve ağaçlarının arasına takılmış, ağaçları eğmiş, kocaman bir bariyer oluşturmuş. O yemyeşil bahçeden geriye eser kalmadı. Çoluk çocuk hep birlikte o kadar da çok emek vermiştik ki… Hayvanlarımıza yem için ektiğimiz onlarca donum tarla bataklığa dondu. Seralarımız kimbilir nerelerdeler.

Komsu haradaki onlarca at boğuldu. Muhteşem atlardı. Hep birlikte koşmaya başladıklarında zemini zangır zangır titretirlerdi. Çocuklarımız, o atları küçücük boylarıyla çitin üstünden uzanarak, bahçeden kopardıkları tutam tutam çimlerle beslerlerdi. Minicik ellerle atların koca koca dişlerini yanyana görmenin keyfine doyum olmazdı ... Baskalarina para kaynağı olan o atlar bizim neşe kaynağımızdı. Gitti gider canim atlar.

Tiyatro salonumuz tanınmaz halde. Şu anda içine bile girilemiyor.

Mutfağımız kullanılmaz durumda, içine zor giriliyor.

Çamaşır makinaları, bulaşık makinaları, kurutma makinası, buzdolapları, fırınlar, soğutma depoları, kalorifer kazanı...

Medeniyet namına ne varsa yok oldu. Et stoğumuz perişan. Kokuşmadan gömmek gerekiyor. Ama nereye?

Her yer balçık. Su, elektrik, telefon, internet kesik elbet. "Dereboyu"ndaki evime uzun süre ulaşamadık. Aziz Nesin'in en önemli notları oradaydı.

Sel, ağaç kütüğünden karavana kadar, ne bulmuşsa önüne katmış tüm şiddetiyle akıyordu. Neyse ki ev yıkılmadı ve notlara bir şey olmadı. Mucize diyesim geliyor.

Kullanılmaz hale gelen koltuk, kanape, yatak yorgandan ya da tamamen suya gömülen elbise depolarımızdan söz etmiyorum bile.

Bitirmek üzere olduğumuz "Sanatçı Evi" perişan. Yeni bastan yapacağız.

Kitap depolarındaki on binlerce liralık Aziz Nesin kitabi mahvoldu.

Aziz Nesin'in yıllarca biriktirdiği gazete koleksiyonunun büyük bir kısmını ciltletmiştik. Büyük ölçüde parasızlıktan ama bir miktar da ihmalkarlıktan ciltletemediğimiz binlerce gazete hamur oldu.

1976'nin Politika gazetelerini gördüm. İçim acıdı. Mezunlar dahil bütün büyük çocuklarımız Vakf'a geldiler. El birliğiyle Vakf'ı temizlemeye çalışıyorlar. Felaketin boyutunu anlamak için görmek, yaşamak lazım.

İki tesellimiz var:

1) Hiçbirimize bir şey olmadı.

2) Aziz Nesin'in bütün arşivi kurtarıldı. Çocuklarımızın ilk aklına bu notlar gelmiş. 3000 dolayında dosya... İnanilmaz bir surat ve imrenilecek bir işbirliğiyle çocuklar bütün dosyaları su basmadan kütüphaneden ikinci kata çıkarmışlar. Sabahın köründe uykularından fırlayıp...

Çocuklarımızın kimisi haylaz kimisi yaramaz kimisi söz dinlemez olabilir, ama hiç görmedikleri Aziz Dede'lerinin notlarının ilk kurtarılacak eşya olduğunu biliyorlar... Eğitim işte böyle bir şey olmalı.

Her şeye karşın iyimserliğimizi elden bırakmayacağız ama. Sürekli ileriye bakmaya and içtik.

Mücadeleye devam!

Sevgili Dostlar,

Nesin Vakfı'nın ana binasını depreme karşı güçlendirmek gerekiyordu. Bu sel felaketiyle

birlikte binanın zemini daha da zayıflamıştır. Binayı güçlendirmenin maliyeti 350-400 bin lira arasında. Sel felaketi dolayısıyla zararımızın da (insan gücünü saymazsak) en az 500 bin TL dolayında olduğunu sanıyorum. Bizim boyumuzu fersah fersah asan meblağlar bunlar.

En zor zamanlarımızda hep yanımızda olan sizlerden bütçenize göre bir katkı bekliyoruz.

Çok teşekkürler.

Sizlere ve geleceğe inancımız sonsuz.

Hepimizden sevgiler, saygılar.

Ali Nesin (www.nesinvakfi.org )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 2678
Kayıt tarihi
: 28.08.09
 
 

Tüketicileri bilinçlendirmek, haklarımızın aranmasına çözümler üretmek üzere faaliyette bulunanları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster