Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1220
 

Selahattin Demirtaş Antalya'da Rakı Balık Ziyafetindeydi

Selahattin Demirtaş Antalya'da Rakı Balık Ziyafetindeydi
 

  • Antalya’nın Konyaaltı Sahili denen bir yerlerinde, salaş bir balıkçı lokantasındayım… Karşımda Coşkun…  Akşamın geç saatleri…
  • Bizden başka hemen karşı masada tanımadığım dört kişi…
  • Tam tarihini hatırlamıyorum ama sanırım beş ay oldu, belki altı ay…
  •  
  • Bu arada, hemen bir açıklama geçeyim…
  • Mevzuu, Akit denen tetikçi gazetenin, BDP’li vekillerin, kuzu kebap yerken çekilmiş fotoğraflarını manşetine koyup, altına da, “Tutuklular açlık grevinde, vekilleri kuzu kebap da” şeklinde vermiş olmasından ve Başbakan’ın bu haberi daha dünmüşçesine diline dolayarak fellik fellik ekranlardan anlatmasına binaen anlatıyorum.
  • Benim de tanıklığım var, o bakımdan!
  •  
  • Önümüzde bir otuzbeşlik… Yanında birkaç çeşit meze… Laf aramızda paburya denen rakı mezesini de çok severim hani…  Sohbet koyu!
  •  
  • Ve bir anda hareketlilik…
  • Restoranın önüne gelen bir araç, hemen ardından bir araç daha…
  • Gelen araçlardan insanlar iniyor ve restoranın içerisine doğru ilerliyorlar… Hepi topu altı kişi ve o altı kişiden birisi de BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş.
  • Selahattin Demirtaş, direk olarak masamıza yaklaştı ve elimizi sıkarak, diğer masada oturanların masasına yöneldi, ellerini sıktı ve hemen yan tarafımızdaki masaya, diğer geldiği kişilerle oturdu.
  • Tabi yine laf aramızda, balık siparişi verdiler.
  • Masaya oturanların hepsinin levrek sipariş ettiklerini ve bir de yetmişlik bir rakı açtırdıklarını, meze olarak da bilumum mezelerden sipariş ettiklerine vallahi de billahi de yalan söylemiyorum, tanık oldum.
  • Hem de Antalya’nın, nadide bir bölgesinde, denizin hemen yanı başında… Hani öyle diz çökerek yenen bir kuzu kebap falan da değil. Ciddi ciddi mükemmel bir servis eşliğinde akşamın o geç saatinde, balıklarını ve mezelerini yiyip, rakılarını yudumladılar. Gece geç saatlere kadar sohbet ettiler.
  • Sanırım saat sabaha karşı üç sularıydı masadan kalktıklarında.
  •  
  • Başbakan benim bu yazımı ciddiye almalı ve üç ay önceki kuzu kebap faslının yanına bu mevzuuyu da ekleyerek propaganda faaliyetlerini yürütmelidir. “İnsanlar açlık grevinde, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Antalya’nın Konyaaltısında, rakı balık ziyafetinde” diye.
  • Ha pardon…
  • Başbakan geçen demedi mi, açlık grevi yapan her hangi bir tutuklu ve hükümlü yoktur diye…
  • Sanırım herkesin bıraktığını ve bir kişinin sadece açlık grevinde olduğunu söylemişti.
  • E tabbi ki % 51 oy almış bir Başbakan’a inanmak evladır ama Adalet Bakanı öyle demiyor. Adalet Bakanı, 683 kişinin cezaevlerinde açlık grevinde olduğunu söylüyor.
  • Şimdi biz kime inanalım?
  • Neyse vaziyet gayet açık ve yalın…
  • Başlarının dönmesinden, kime ne türden bir çamur atacaklarını şaşırmışlar.
  • Yani insan birazcık ciddi olur değil mi?
  • Siyasi rakiplerinizi bu denli çapsız politikalarla mı alt edeceksiniz? Bu düzeysiz politikalar meyve verecek olsaydı, geride kalan onca yılda o meyveleri toplardınız.
  •  
  • Sakın unutmayın ha…
  • BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Antalya’nın Konyaaltı Sahilinde bir balıkçı lokantasında takriben beş altı ay kadar önce bir grup partiliyle rakı balık ziyafeti yaptı.
  • İtibarsızlaştırma propagandalarınıza bu yazıyı da alet edebilirsiniz.
  • Telif hakkı istemez.
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlahi Yıldız Hoca, benim de bilmediğıim bir teknik konuydu Başbakan'ın açıklaması. Dikkatimi çekti ve araştırdım; ölüm orucu başka, açlık grevi başka. Başbakan ölüm orucundan bahsediyor. Bu durumda kim açığa çıkmış oluyor? İkincisi 6 ay önce öyle mükellef bir ziyafet sofrasına kurulmak bir şeyi değiştirir mi? 6 ay önce de dağdaki çocuklar, canları kursaklarında kuru ekmekle soğana talim etmiyorlar mıydı? Ben bu durumu önceki yazılarımda ifade ettiğimden çok rahatım. Yani Akit yada Başbakan gibi değilim. Ama ne yazık ki sonuç itibariyle onlar da haklılar. Bir tarafta feciat, bir tarafta şatafat! Yazık!!!

Hasan Basri Özgen 
 04.11.2012 12:09
 

Harikaydı Nihat bey...

KUYUCAK 
 03.11.2012 12:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster