Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '18

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
189
 

Selami'yle Zamana Yolculuk

Selami'yle Zamana Yolculuk
 

Rahat koltuklu bir otobüsün cam kenarında kaykılarak oturup buğulu cama şekiller çiziyor işaret parmağım kaç gündür. Kalabalık yağmur damlaları grubunun aşağı doğru hızlıca firar edip akan ilk cesur damlası gibi kaçıp gidesim var bir yerlere. Şoför abinin sağındaki eski model mavi ışıklı teypten Selami Şahin ıslığı da cuk diye oturdu bu hayalime.
 
Islığın ardından gelen, senin yaşadığını senden önce tecrübe etmiş duygudaşın "Bilmiyorum seninle sonumuz ne olacak. Belki bu aşk ölümsüz belki yarım kalacak..." da dediyse hadi aksın tüm damlalar.
 
Kavuşursak aşk olamıyordu zaten değil mi? Yarım kalanlar kalıyordu hep kalbimizin kimseye gösteremediğimiz yerinde. 
 
Karaköy'de lezzetli bir balık ekmeği ısırdığında, ilk kez gördüğün onunda seveceğinden emin olduğun o manzarada yanında olmadığında, izlediğin bir filmin sonunda "o da izlemiş midir acaba?" diye sorguladığında; acıyla zaman geçtikte arana giren perde aniden kalkıyor... Hatırlatıyor sana unuttuğunu sandığın tüm güzel kareleri tek tek yeniden buram buram özleterek...
 
Egonun karnı çok acıkmış oluyor ayrılıklar tazeyken... "Sen haklısın"ı duyma ihtiyacıyla sadece kötü günler anlatılıyor eşe dosta ballandıra ballandıra. Zamanla insan yüzleşip görebiliyor kendi eksikliklerinide ama işin işten geçtiği yerde oluyorsun o zamanda. 
 
Üstüne çok kafa patlattığım, patlattıkça da asla anlayamayacağımdan emin olduğum ah şu "Zaman Kavramı!"
 
Yaraları iyileştiriyorsun, planları, rolleri ve kişileri değiştiriyorsun, acıları ve en önemlisi ölümü bile unutturabiliyorsun. 
 
Ve bizi götürdüğün yere  "Kader" diyoruz. Belki en güzel teselli oluyor yaşamak isteyip başaramadığımız güzel günleri uğurlayabilmek; "Kader" diyerek...
 
(Bu yazı Selami Şahin'in-Seninle Başım Dertte şarkısı eşliğinde yazılmıştır.)
Özkan Sarı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok içten yazıyorsun.. okudukça bıraktığın enerjiyi anlatmalı sana.. en başta çok içten sonra hüzün.. sonra özeleştiri... sonra hasret sonra tutku.. sen yazmalısın.. Atölyede molada okudum yazını (sesli)Bir tek aleştiri kol emekçisinden geldi söylemeliyim.. ne?.. şu!.. "Bitende biter uzatmamalı"!.. selamlar herkesden.. saygılar içten duruşuna..

yucel evren 
 24.10.2018 16:20
Cevap :
Merhaba Sekizler, güzel kalpli yoldaşlarım, karşılıksız destekçilerim... Nasıl güzel bir his anlatamam dün yazdığım yazının bugün atölyenizde sesli okunması, üstüne üstlük beğenilmesi anlatamam size mutluluğumu. Kol emekçisi, ilk yazımda baskı makinesini işaret eden yoldaşımdı değil mi? Ne yapsam kendimi sevdirmek için bir tatlı mı göndersem gözüne girmek için? :) Şaka bir yana eleştirilerinize herzaman ihtiyacım var, sizler benim üstatlarımsınız. Daha yolun çok başındayım. Güzel kalplerinizden öperim. Sevgiler...   24.10.2018 23:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 245
Kayıt tarihi
: 10.09.18
 
 

Gizem's Diary ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster