Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '14

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
86
 

Selamın Önemini anlayan dostluk

Sevgili  Dostum,
 
Bazen   bizleri  dini konularda sohbetlere de davet ediyorlar, kültürel ve sanatsal   sohbetlere de. Bizlerde  “Davete icabet sünnetir” diyerek severek gidiyoruz. Orada  bir çok insanla tanışıyoruz. Tabii ki amacımız da  yeni tanıştığımız insanlar ile, seninle kurduğumuz  dostluk gibi, gerçek dostluklar kurabilmek ve bunu da   ömür boyu devam ettirmek temennisi ile  bu sohbet ve toplantılara gidiyoruz.
 
Sevgili dostum,
 
Sohbetler o kadar güzel ve  samimi görünüyor ki, sohbetlerden sonra çay kahve muhabbetleri gerçek manada  ikinci bir sohbet oluyor.”Nerede çalışıyosrun, nerede oturuyosrun, seni sevdim, devamlı görüşelim, ailece  sohbet edelim” konusu ile başlayan sohbetler sanki  ölene kadar devam edecekmiş gibi görünüyor. Telefonlar alınıyor, “semi ziyaret edeceğim” sözleri veriliyor.  Ertesi gün o sohbette tanıştığın  Üniversiteli genci yolda gördüğün zaman seni tanımamazdan geliyor. Hocaları soğuk bir selam ile uzaktan geçiyor. Ya biz dün sohbet eden adamlar değil miydik? Hani ne  sözler  ne konuşmalar yapmıştık.
 
Sevgili dostum,
 
Bu muamelelere maruz kaldıkça senin ne kadar içten dost olduğunu ve   dostluğun ve devamlı dost olmanın o kadar kolay olmadığını ve sohbet etmek ile dost olmak kavramlarının çok ayrı kavramlar olduğunu   yarım asırlık yaşantımızda yeni yeni  anlıyoruz..Madem dostluklar pekişmeyecek, madem  sohbetten sonra selamlar  alınmayacak , yüzlere bakılmayacak, o zaman sohbete gitmenin ne anlamı var? Bir gün başka öbür gün başka olacaksak sohbet yerine evde kitap okuyalım da gelişelim daha iyi.
 
Sevgili dostum,
 
Amaç  konuşmak değil, kalıcı dostluklar kurmak olmalı  sohbetlerde. Sana ve   dinleytene faydalı olacak beyninde kalıcı izler bırakacak ki o zaman   o sohbetin faydasına inanarak gidelim.
 
Sevgili dostum,
 
Boş sohbet  etmek, yeni dsotluklara  kapı açmayacak  konıuşmalarda bulunmaktansa kitap okumayı tercih ediyoruz.Nu da okuduklarımızı anladığımız ve hayata da uyguladığımız zaman bizlere  artı değer katıyor.  Hem de sevdiğimiz kitapları tekrar tekrar okumak bizlere zevk veriyor. Bu yüzden  boş sohbetler etmek yerine okumayı tercih ediyoruz.
 
Bununla amacımız sohbet edenleri küçümsemek , hor görmek değil.  Bizim sohbetlerden fayda sağlamadığımızı, karşımızdaki insana güven vermediğimizi   anlıyoruz. O zmaan yapacak şey, faydamız olmayacak  ve insanlara güven ve  saygı aşılayamayacağımız ortamlardan sessiz sakin olarak uzak kalmak en iyisi Çünkü bizim amacımız  öğrenmek. Sohbet etmek   değil. Öğrenemeyeceksek konuşmanın ve  dinlemenin bir anlamı da kalmıyor.
 
Sevgili dostum,
 
Bir insnala sohbet etmiş ve “ seni ziyarete geleceğiz” demişsek hiç olmazsa bir kere ziyaretine giderek o sözümüzü  yerine getirelim. Sen ve ben bunu yaparız ama   toplumda çok insna buna dikkat etmiyor. Söz  özdür ve sözünde durmayan insan da  kalabalıklar arasında bile yalnız kalır ve  bu sözde durmama onu huzursuz eder. Bu tür söz verip de sözünü yerine getirmeyen insanların  yaşadıkları ruhsal ve duygusla sıkıntısını   yüzlerine baktığımız zaman anlayabiliriz. O yüzden   biz  konuşurken ne konuştuğumuza dikkat ederiz ki yalana dilimiz alışmasın ve   doğru söyleyen insan olarak tanınalım. Biz doğru olan insna olmaya gayret edersek toplumda  az sayıda da olsa doğru olan ve  “sözümüz özümüzdür” diyen ve buna inanan insanlarda gelip bizi bulurlar. Bizde  öyle insnalar  ile dost olmanın sevincini yaşarız. Bazen  bir dost bile dünyadaki milyonların yapamadığı sevgi ve yaşama sevincini bize aktarabilir. Tıpkı senin gibi..
 
Sevgili dostum,
 
Yukarıda anlattığım sohbette konuşup da ertesi gün görmemezlikten gelme durumu insanların  özgüven noksanlığı ve   hastalık derecesine  o insanların içine yerleşmiş olan önyargılardan meydana gelmektedir.Bu önyargıları içindfen söküp atamayan insan da  böle çelişkili durumlara devam ederek  ömür boyu bunun sıkıntısını yaşar ve kalabalıklarda , büyük topluluklar içinde bile kendisini   yalnız bularak  bunalımlı bir hayat yaşar.
 
Sevgili dostum,
 
Bu yüzden  ilk tanıştıpımız insanla mesafeli olsak, O insna hakkında  dedşikodu duyska bile mesafeyi ilk başta koruyarak ama selamı sabahı da kesmeden   tanımaya bakmak lazım. Sonrasında bizi rahatsız eden davranışı çok olurs auzka kalırız ama  sabredersek bakarsın o da senin gibi  dostumuz olur.Böyle  çok arkadaş dost edinmiştim tabii ki
 
Sevgili dostum,
 
Başkaları ne yaparsa yapsın biz sohbetlere katılınca  orada tanıştıklarımızı ve smaimi sohbet ettiklerimizi unutmayarak  tekrar gördüğümüzde   onunla sohbet ederek  dostluğa devam edelim. Bakarsın ilk başta ufakn tefek hoşlanmadığımız davranışlarını  bizim   sevmediğimiz davranışları da terk ederek dostumuz olur. Senin gibi onunla da dost oluruz .Böyle ne güzel olur değil mi?
 
Dostlarımızın  çoğalması , önyargılarımızın  ve   yanlış düşüncelerimizin  giderek azalması temennisiyle..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçek dostluğun kolay kurulamayacağını, herkesle dost olunamayacağı gerçeğini biliyoruz. Bu yüzden karşılaşmalarımızda beklentimiz yüksek olursa o ölçüde üzülen taraf oluyor belki de en yakında başlayacak çok kıymetli bir dostluğa kapılarımızı kapatmış olabiliyoruz. Günümüz koşullarında hepimiz nasipleniyoruz böyle tutumlardan Elinize sağlık selamlar

Cemile Torun 
 11.06.2014 21:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1055
Toplam yorum
: 338
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1503
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster