Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
370
 

Selfservis Ruh Hekimliği

Selfservis Ruh Hekimliği
 

Koyun terazinin bir kefesine kendinize olan sevginizi...
Yine aynı kefeye kendinize olan saygınızı atın…
Bırakıverin o kefeye kendinize olan güveninizi...
Aynı kefeye yine kendinizde ayrıcalık saydığınız özelliklerinizi,
Çalışkanlığınızı, emeklerinizi, acılarınızı yükleyiniz...
Sesinizi, güzelliğinizi, şirinliğinizi, yaratıcılığınızı ve yakışıklılığınızı,
Boyunuzu posunuzu, çaktırmadan karizmanızı,
Ayrıca hak ediyorum ben bunları dediklerinizi de ekleyin kefenin üstüne..
Daha aklıma gelmeyen bir sürü şeyi bindirdiniz en üste diyelim...
Kefe tavan yaptı öteki tarafa göre... 

Öteki kefe kendiliğinden dolmaya başlamıştır çoktannnn…
Ana babanızın sevgisini vardır en alta...
Kardeşlerinizin, hocalarınızın, arkadaşlarınızın size biçtiği kıymet onun üstündedir mutlaka.
Vatan, Millet ve Ömer adaletini saymaya gerek var mı ayrıca?
Eşinizin, aşkınızın, sevdiğinizin size verdiği değer atılmıştır onların üstüne...
Patronun, müşterilerin ve müdürlerin size olan bakışını da unutmayın, konulmuştur bir yerlere…
Çoluk çocuk size nasıl bakar, elbet yeri vardır bu yüklerin içinde...
Toplumun, sosyal çevrenizin size biçtiği değer vardır mutlaka o kefede
Ve Yine konmuştur kendinize duyulan başka değersizlikler bu kefeye.
Koyabileceğiniz her şeyi koydunuz işte kendi kefenize...
Karşı kefeyi doldurmak size bağlı değil, unutmayın bunu asla…
Şimdi oturun kefenin birine ve bakın karşı kefeye...
Sonra değiştirip oradan bakın öteki kefeye…
Ama sakın bunalmayın gördükleriniz karşısında...
Narsistlikle, serseriliktir görüp görebileceğiniz...
Yaaa elbet vardır üç beş dengede götüren işi...
Onları da ben tutmam...
Yalancıdır onlar... 

Denge deyip saçmalamayın...
İnsan o kefelere koyduklarına çok sahip değil ki...
Onlar oraya başkaları tarafından konuyor...
Ama nasıl olur demeyin...
Kendinizin koyduğu her ağırlığa karşı, öte tarafa toplumca bir şey ekleniyor...
Ama genelde az oluyor bizim koyduklarımız ve genelde korunma amaçlı oluyor...
O yüzden işte bizim kafalarımızdaki değerlerimizin bir kefesi yerde, bir kefesi göktedir...
Kendimizi bazen gökte, bazen yerin dibinde bulmamız bu yüzdendir...
Tam bakarken kendimizden Dünya’ya,
Hıyarın birinin söylediği gelir aklına; şöyleyken böyle diye;
Başlarsın dünyadan kendine bakmaya
Ağlarken gülmek budur işte...
Bir tekme at beeee kardeşim öteki kefeye! 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ah! tuz ekmek kaşık düşmanı, her yiğidin paraşütü olmuyor ne yazık ki ...Sanırım bu yazınızı okuduktan sonra tekme atmakla da kalmıyacağım... Ne güzel yazmışsınız ...Teşekkür ediyorum....Saygılarımla....

Nil ALAZ 
 12.04.2011 22:42
Cevap :
Sizden övgü almak heyecan verici benim için, onur verici... Sağ ol.  13.04.2011 11:00
 

Elimizde olmayanların konduğu kefeye yetişmemiz olanaksız. Kendi kefende büyük hissetmek faydasız gibi. Bir çeşit dengesizlik dengesi. Beyin hücrelerimi ister istemez çalıştıran bir yazı olmuş. Saygılar, selamlar.

kuzukulaa 
 11.04.2011 13:48
Cevap :
Gururlandırdın beni... Sağolasın...  11.04.2011 17:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 913
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster