Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
143
 

Selin

BİR GÜN YAKLAŞIRKEN

Hesapsız, şekilci ve umursamaz bir tavırla yarının getireceklerini bekliyor gibi kimi insanlar... Sorular sormak, cevabı alınsın ya da alınmasın elzem değil sanki.. Yollar tutturulmuş, herkesin yönü farklı. Aynı yoldan gidenler arasında da ayrılıklar var. Hepsi bir yere çıksa da, istenilenler ve sonuçlar birbirinden farklı. Nereden bakıyorsan bir konuya o şekilde konumlandırıyorsun ister istemez..


Hiç, bir şeyden korkmak onu elde etmek için itici bir güç olabilir mi? Belki de harekete geçiren bazen de böyle bir duygu olmalı... Ne kadar fedakarlık edilirse, o kadar büyür sahip olunan.. Yeni bir gün yaklaşırken, hiç kullanılmamış, onu nasıl biçimlendireceksen, kendinden bir parça gibi, gerçek bir mutluluk, anlamlı bir hikayeye dönüşebiliyor. Ona katılanlar, hiç bir başkasının katacağı değerlere benzemiyor.

 

İnsanın özel olması da böyle oluyor gibi, bugününü ve yarınını şekillendiriyor, ona tayin edilmişcesine..


Kabul gören, gerçeğe uyan, merak duygusu ile her öğrendiğinde heyecan veren, bilinçlenme seviyesini artıran olgular hayatı daha da yaşanılır kılabiliyor. Dün öğrenilenler bugün bazen geçersiz olabilse de, değişmeyen şeyler de var.

 

Dünyada sorun olarak görülen şeylerin, bilinçlenerek, mantıksal, etik, doğru olan ve evrensel doğruluğa uyum sağlayacak biçimde irdelenmesi ve çözüme ulaştırılması akla yakın görünüyor.

Evrensel doğruluk olarak bahsedilen; gerçekliği tartışma götürmeyen ve her halükarda insanların yararına olan şeyler olabilir. Bütün bunlar kişiden kişiye farklılık gösterse de zaman içerisinde fikirler ve bilgiler de değişim gösterebilir.

 

Amaca ister kısa ister uzun yoldan ulaşılır olunsun hep başka şeyler gün yüzüne çıkacak, yeni istekler oluşmaya devam edecek.

Mutluluk bir hedef değil bir yolculuk biçimiyse, bunun her daim sürmesini beklemez misiniz?


Selin Araç
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel.Devam...

Erdal Ceyhan 
 16.03.2012 22:42
Cevap :
Teşekkür ederim...  17.03.2012 20:50
 

Mutluluk bir amaç haline indirgendiğinde büyüsünü yitirir.Aslolan 'kendi' olabilme yoludur. Bu yolda muhakkak aşk,acı,vb engeller ve destekler olacak. Ama hiçbiri esas olmamalıdır. Oysa çoğu insan yaşadığı bir acı'yı veya mutluluğu öyle abartır ki tüm hayatını boşaltıp, o dar alana sıkışıverir..

BABIL 
 16.03.2012 20:39
Cevap :
Mutluluk kimi zaman, düşünceler, bakış açısı, yaşanılan olaylar, kişisel özellikler vb. ile şekillenen, varılmak istenen bir yer gibi görünebiliyor. Bazen de anlık olarak yaşamdan keyif almakla ilgili, yaşanılan olayların insanı götürdüğü bir sonuç (uzun vadede elde edilmesi gereken), hedef değildir deniyor. Hep peşinden koşulan, sahip olabilmek için türlü zahmetlere katlanılan bir durumsa mutluluk, bir bekleyiş varsa hep, şu anı yaşamak için gösterilen çaba azalıyor. " Şunu yaparsam,bunu başarırsam mutlu olacağım" gibi bir ifade ister istemez kendini geleceğe endekslemek gibi oluyor. İstediklerini elde etmek tabiki arzulanılan bir şey ama, konu mutlu olabilmekse, acı yada üzüntünün yaşattığı olumsuzluklar abartılabiliyor. Bu da geçip giden zamanın değerini bilmeyi engelliyor. " Kendi" olabilmek te bir süreçse eğer, bu da an lardan oluşuyor. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.  17.03.2012 20:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 169
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları, Halkla İlişkiler bö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster