Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
248
 

Seller ve ölümler

Seller ve ölümler
 

Günümüzde yaşam süresinin uzadığı söylense de; bu herkes için geçerli değil, diye düşünüyorum.

Bana göre, yaşamak, bilgi işidir artık. Bu bilgi de, üniversiteyi kazanma, ya da bitirme bilgisi değil, ‘hayat bilgisidir.’

Sele dikkat, depreme dikkat, cep telefonlarına dikkat, trafik kurallarına dikkat, katkılı yiyecek ve içeceklere dikkat uyarılarının ne anlama geldiğini, bunlarla karşılaştığımızda ne yapmamız gerektiğini bilmek, hayat bilgisidir.

Evvel zaman içinde, insanlar için ölüm; ya bilinmeyen bir hastalık, ya da vadesi yettiyle oluyormuş. Ya şimdi ? Öyle mi ya? Ölüm, hayat bilgisizliği yüzünden, her an, her yerde kol geziyor.

Yapay ortamlar, doğal hayatın yerini aldıkça, ölüm de, doğal olmaktan çıkıp, çepeçevre kuşatıyor varlığımızı. Madem ki bu süreç durdurulamıyor, galiba yapacak bir şey kalıyor geriye. O da hayat bilgisini öğrenmek.

Yüzmeyi bilmek, ilk yardımı bilmek, kırık çıkığa müdahale etmek, yangına karşı savaşmak vb. gibi şeyler okuma yazma bilmek gibi gerekli hayat bilgileridir.

Doğal hayatı, dağda, ormanda, deniz kenarında yaşamak olarak anlamıyoruz. Hep birlikte, sevgi saygı ile sürdürülen bir yaşamdır bu.

Nasıl ki, trafik kurallarına uymamak, yılda 6-9 bin ölüm getiriyorsa, doğal yaşamın kurallarının göz ardı edilmesi de bu günkü gibi ölümleri artıracaktır.

Ömürleri uzatan bilince, HAYAT BİLGİSİ diyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çalışmak gerek,Hayat Bilgisine. Doğa,artık sıradan bir insan yerine,hayat bilgisini iyi bilen,kaosta dengeyi kurabilen,sorun değil çözüm odaklı olabilen,şikayet yerine,uyumlanabilen,tartışan değil,uzlaşabilen,içsel zenginlikleriyle,dışsal uyum kazanabilen,ruhsal,mental zekaları gelişkin insanlar istiyor.Küresel felaketlerle de anlatıyor,anlayana?? Sevgilerimle.

Şerife Mutlu 
 10.09.2009 18:52
Cevap :
Katkınızdan dolayı teşekkür ederim.  11.09.2009 11:36
 

Babam bir öykü anlatırdı… adamın birinin gözünün biri kör olan atı varmış. Şehre çalışmaya giderken ; ata ne kadar yem vereceğini söyleyerek atın bakımını oğluna vermiş.. Baba gidince oğul ata her yem verişte atın görmeyen gözünün tarafından geri almış yemin bir kısmını…. Baba geldiğinde marifetmiş gibi de anlatmış bir güzel…Baba , dediğin gibi verdim yemini ama görmeyen tarafından da bir kısmını geri aldım seni kâra geçirdim deyince; babası: kör atın kör tarafından aldım duymadı zannedersin ama o bir gün duyar oğlum demiş. Ve bir süre sonra ölmüş tabi at… Bizim ki de o hesap Öğretmenim…. Ağaçları keseriz biraz ağaçtan bir şey olmaz deriz … denizleri doldururuz bir şey olmaz deriz…. Ama işte böyle kör at bir gün duyar…… saygı ve selamlarımla….

Hatice Atalay 
 10.09.2009 15:45
Cevap :
Sevgili Hatice,bu anlamlı öyküye ve yorumunuza teşekkür ederim. Doğa bizim,çıkarlarımıza değil,yaşamamıza hizmet eder.Onu yanlış anlayarak yaşamanın sonucudur yaşadıklarımız.İçtenliklerimle.  12.09.2009 14:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 608
Kayıt tarihi
: 19.02.08
 
 

1947'de Merzifon'da doğmuşum. İlk ve ortaokulu memleketimde, öğretmen okulunu Tokat' ta, eğitim enst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster