Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1698
 

Semavi dinlerin kökeni Mu Kıtası öğretilerinde mi gizli?

Semavi dinlerin kökeni Mu Kıtası öğretilerinde mi gizli?
 

Mu Kıtası


Churchward ve Niven'in bulguları, Mu Kıtasının bugünkü Pasifik Okyanusu'nun oldukça büyük bir bölümünü kapladığını Havai, Fiji, Paskalya adaları ile diğer Polonezya adalarının, bu batık kıtadan arta kalan parçalar olduklarını ortaya koydu. Danimarkalı araştırmacı, yazar Erich Von Daniken de, birbirlerinden binlerce kilometre uzakta olan bu adaların kültürlerinin, şaşılacak derecede benzerliğine işaret ediyor. (1) Von Daniken Erich Kosmos Ötesi Amsterdam 1978

Mu Uygarlığının kolonileştirdiği ve daha sonra bağımsızlaşarak birer imparatorluğa dönüşen en önemli iki devlet, Atlantis ve Uygur İmparatorluklarıdır.(2) (Santesson Hans Stephan, Batık Ülke Mu Uygarlığı Rm Yayınları, İstanbul 1989, s.2) Mısır, Çin, Hint ve Maya Uygarlıkları diye bilinen uygarlıkların kökeninde de, Mu uygarlığı yatmaktadır.

Mu Uygarlığının ne zaman başladığı bilinmiyor. Naacal Tabletleri ve Meksika'da bulunanla, bu konuda aydınlatıcı olamadı. Ancak tabletler Mu'nun kolonileşme ve uygarlığının temelini oluşturan dinini yayma aşamasına, 70 bin yıl önce geçtiğini gösteriyorlar.

15 bin yaşında olduklarını belirlenen Naacal Tabletleri, evrenin başlangıcında sadece ruh vardı. Daha sonra bu ruhtan, bir kaosun hakim olduğu uzay var oldu. Daha sonra bu ruhtan, bir kaos hakim olduğu uzay var oldu. Zamanla kaos, yerini giderek düzene bırakmaya başladı ve uzaydaki şekilsiz dağınık gazlar bir araya geldi. Bu gazlar, güneş sistemlerini ve gezegenleri oluşturmak için katılaştı. Katılaşma sırasında önce hava, sonra su oluştu. Sular dünyayı kapladı. Güneş ışıkları, havayı ve suyu ısıttı.

Bu ışıklar ve toprak altındaki ateş, üzerinde su bulunan toprakları yükseltti. Ve bunları açık toprak ve balçıkta kozmik hayat yumurtalarını (RNA-DNA) oluşturdu. İlk hayat sudan çıktı ve tüm yeryüzüne yayıldı.

Günümüzden 3 bin yıl önce Hindistan'dan yazılmış. Mahabharata'da, uzak geçmişte insanoğlunun kullandığı bir silah icat ediliyor.Bu silahla Kıta'nın battığı iddia ediliyor.

Mu Uygarlığı bir imparatorluktu ve imparatorların unvanı güneşin oğlu da denilen 'Ra Mu' idi. Mu İmparatorluğunun bir diğer adı da 'Güneş İmparatorluğu'ydu. Mu dilinde 'Ra' kelimesi, güneş anlamına geliyordu. Mu'nun kolonisi olan Mısır'da, güneş tanrıya 'Ra' adı verilmiştir.

Naacal Tabletlerinde yaratıcı için, 'Yaradan, insan için kavranılabilecek bir şey değildir. O resmedilemez, ona isimde verilemez. O, adsız olandır.' Bu Yüce varlığın sembolü, göksel baba yani güneş 'Ra' idi.  (Bilim Araştırma s.12)

Göksel Baba tapıncı dinlerdeki ortak olgulardan biridir. Hint Vedalarında, Göksel Baba’nın adı ‘Dyaus Pitar’ Eski Yunan’da, sonradan Zeus olarak değişen ‘Zve Pater’ Roma’da, Jupiter aynı anlamı taşımaktadır.(Churchvard s.29).

Churchvard, İsa’nın öğretisi ile, Osiris’in öğretisinin kelimesi kelimesine aynı olduğunu, her ikisininde Mu’nun kutsal metinlerinden faydalanmış olduklarını ifade etmektedir.(s.28)

Mu dininin dört temel kavramı vardır:

1-    Tanrı tekdir. Her şey ondan var olmuştur ve ona dönecektir.

2-    Ruh ile beden birbirinden ayrıdır. Beden ölür ve ayrışırken ruh ölmez.

3-    Ruh, mükemmelliğe ulaşmak için değişik bedenlerde yeniden doğar.

4-    Mükemmelliğe ulaşan ruh, Tanrı’ya döner ve onunla birleşir. ( Santesson s.125 s30-31)

Naacal öğretisinin bir diğer temel dayanağı, Tanrısal Nurdan çıkmış olan dört temel gücün, kâinatı kaostan düzene geçirmiş oldukları teorisidir. Tanrının kendi asli nitelikleri olarak kabul edilen bu dört temel güç ‘dört büyük mimar’ dört büyük geometri üstadı olarak adlandırılır. Bu dört temel element ateş, yel(hava), su ve topraktır.(Santesson s.142)

 

Semavi dinlerin doğuşu ile, bu dört temel eleman ‘dört baş melek’ olarak adlandırılır.

 

Atlantik Okyanusu’nun üzerinde olduğu iddia edilen ve varlığı James Churchward’dan yüzlerce yıl önce, Mısırlı rahipler tarafından, Yunanlı filozof Platon aracılığıyla insanlığa duyurulan Atlantis Mu Uygarlığının bir kolonisiydi ve zaman içinde bağımsızlığını kazanarak bir imparatorluğu dönüştü. Platon Mısırlı rahipler bu bilgiyi inisiye edilmiş bir kardeş olduğu için alabildi. (Schure Edoward, Büyük İnisiyeler RM Yayınları İstanbul 1989 s.541)

 

Maya rahipleri, öğretileriyle ilgili sırları mabetlerinin gizli bölmelerinde saklar, bu sırları sadece kendi çocuklarına ya da seçilmiş bazı prenslere emanet ederlerdi. Aynı sistem Mısır ve Babil’de de görülmektedir. Maya başrahibinin unvanı, Marek Maya ya da Hakmak idi ve Kamil İnsan anlamına geliyordu.

 

Babil kelimesinin etimolojisi ‘Ba’ ve ‘Bel’ birleşik kelimelerine dayanmaktadır. Kadim Maya dilinde bu kelimeler Yol ve Ata anlamına gelmektedir ve birleşimi, ‘Uzaktan gelen atalarımızın şehri’ olarak tanımlanabilir. Kalde Başrahiplerinin unvanları, ‘Rabmak’tır. Bu kelimenin anlamı da tıpkı Mayalıların Hakmak’ı gibi, Kamil İnsan demektir. (August Le Plonge Mısırlıların Kökeni Ege Meta Yayınları İstanbul s.72)

 

‘Hak’ ve ‘Rab’, Yüce Tanrı’nın isimleri olarak Semavi dinlerde varlığını sürdürmektedir.(s.51)

 

M.Ö. 7 Binli yıllarda Anadolu’da rastlanmaktadır. M.Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da güçlü bir devlet kuran Hititliler aracılığıyla günümüze ulaşan ve Hititliler aracılığıyla günümüze ulaşan ve Hititçe’den farklı, sembolik bir dille yazılmış olan kil tabletlere göre, Batı Anadolu kıyılarının en eski yerleşim yerlerinden ötürü, kendilerine ‘Luvi’ adını veren ve günümüzden 9 bin yıl önce yaşamış bir topluluktur.

 

Luvi kelimesi  bu halkın dilinde, ‘Işığın İnsanları’ anlamına gelmektedir. Luvi Yazıtları ile Miken Yazıtlarındaki resim ve sembollerin birbirine çok benzeş oldukları tespit edilmiştir. Luvice, Hint- Avrupa dil grubundandır. Luvilerin tapındığı ana tanrıçanın adı ‘Ma’dır. Ma Anadolu’da varlığı bilinen en eski ana tanrıçadır. ( Yanar Bilge Türkiye’deki Tarihsel Adlar İnkılap Yayınları İstanbul 1999 s530)

                                                                                                   

                                                                                                                            Mehmet Özgür Ersan

 

Kaynak:

1) Cihangir Gener Ezoterik Batıni Doktrinler Tarihi Piramit Yayınları
2) Von Daniken Erich Kosmos Ötesi Amsterdam 1978
3) Santesson Hans Stephan, Batık Ülke Mu Uygarlığı Rm Yayınları, İstanbul 1989, s.2

4)Yanar Bilge Türkiye’deki Tarihsel Adlar İnkılap Yayınları İstanbul 1999 s530

5) August Le Plonge Mısırlıların Kökeni Ege Meta Yayınları İstanbul s.72

6) Schure Edoward, Büyük İnisiyeler RM Yayınları İstanbul 1989 s.54

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 447
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 935
Kayıt tarihi
: 20.09.13
 
 

06 Mayıs 1974 Çorum Sungurlu'da doğdu. Yaşamının büyükçe bir bölümünü Mamak’ın gecekondu mahallel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster