Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1779
 

Semih Eskişehir'de öyle bir gol attı ki!!..

Semih Eskişehir'de öyle bir gol attı ki!!..
 

Ligin bitmesine 6 hafta kala takımların performansları giderek düşerken, Fenerbahçe giderek daha iyi oynuyor. Trabzonspor ile girilen amansız şampiyonluk yarışında, ligin 2. devresinde başlayan silkiniş ve diriliş, geçen hafta Bursaspor maçındaki moladan sonra tekrar devam diyor. Ligin en iyi ekiplerinden biri olan Eskişehir’i rakip sahada bu kadar etkisiz hale getiren Fenerbahçe, maçı 3-1 kazanırken, bir o kadar da rakip kaleci İvesa’nın kurtardıkları vardı. 

Fenerbahçe, ligin ikinci devresinde oynadığı 11 maçın 10 tanesi kazanırken , deplasmanda Galatasaray, Beşiktaş, Gençlerbirliği, Manisaspor maçlarında olduğu gibi bu Eskişehir maçında da geriye düştükten sonra kazandı. Deplasmanda geriye düştükten sonra maç kazanabilen bu takım, üstelik bunu bu kadar sık yapıyorsa, o zaman, Fenerbahçe’nin sırayla birer birer devirdiği bu ligin tüm takımlarından farklı ve üstün bir takım olduğu ortaya çıkıyor ki ;  

Fenerbahçe geriye kalan 6 maçı da kazanabileceği çok büyük bir ihtimal. Fenerbahçe zor maçlarının hepsini geçti. 

Maçın başında, bir an önce gole gitmek uğruna, takım halinde hücum ederken kaptırılan bir topu alan Eskişehir’li Alper’in , tam 60 metre topu sürerken hiçbir müdahele ile karşılaşmaması ilginçti ve Fenerbahçe’nin hucuma çıkarken kaybettiği top sayısı kendisi adına en büyük olumsuzluktu ve bir hayli fazlaydı. Batuhan, Alper’in bu ortasını, Volkan’ın da çıkmaması nedeniyle rahatça kafayla gole çevirirken, Fenerbahçe işin şakaya gelmeyeceğini anlıyor, Fenerbahçe’ye geldiğinden beri ilk kez gerçek futbolunu oynayan Caner’in golüyle önce beraberliği, 5 dakika da sonra da Niang’ın golüyle öne geçiyor, bu rolanti tempoda maçı bitirmeye gidiyordu ki ; 

Semih Şentürk razı olmadı!!.. 

Semih 84.dakikada oyuna girdi, 86 de golu attı ama nasıl bir gol?... 

Fenerbahçe maçın başından beri hücumda, basketboldeki gibi boyalı alan etrafında yerleşiyor, topu Alex’e veriyorlar, Alex de en müsait kimse, sprinte kim hazırsa, topu ona yuvarlıyor, o da golü atıyordu. Son golde kaptan topu bu kez Gökhan’ın önüne bıraktı. Gökhan içeri kestiğinde ise Semih pozisyon olarak, arkası kaleye dönük kalıyor, bu kez de poposunu uzatıp, golü atıyordu. 

Hani arsa ya da halı saha futbolunda bir tabir vardır, ‘’ben o golü popomla atarım’’ derdik. Semih golcülük kariyerine böyle ilginç bir gol daha eklerken, ne kadar akıllı bir golcü olduğunu bir kez daha gösterdi. Yedek kulübesinde maçı izlerken, boş bakmıyor, neden oynamıyorum diye dert etmiyor, orada oyunu ve rakip oyuncuların analizini yapıyor ve bitime çok az bir süre girdiği oyunda golünü de atıyor. Bu artık tesadüf değil. Semih bunu yıllardır yapıyor. 

Bugünkü maçta bana göre bir diğer ilginç olay da Eskişehirspor takımında Bülent Uygun’un Diago’yu daha 23. dakikada oyundan alması ve bu oyuncunun yedek kulübesinde bu oyundan alınmaya gözyaşlarıyla isyanıydı. 

Bülent Uygun, devreyi beklemeden neden böyle bir uygulamaya yaptığını anlamak zor çünkü ne bu oyuncunun yerine giren Nadereviç bir şey yapabildi, ne de Eskişehir takımı rakibini durdurabildi?. Maç daha da farklı bitebilirdi. Zamanında Fenerbahçe gibi bir takımda futbol oynamış bir hocanın, bu 23. dakikada oyundan almanın, bir futbolcuda yaratacağı psikolojik çöküntüyü herkesten iyi bilmesi gerekirdi, onu artık kaybetmiştr. Toparlanmasına geride kalan 6 hafta bile yetmez. 

Fenerbahçe iyi mücadele ediyor. Mücadelesini akıllı yapıyor, Sahada Cüneyt Çakır gibi, noksansız, rahat, stressiz ve düzgün bir hakem de olunca, böyle muhteşem bir Caner ve Gökhan Gönül’ün kanatları mükemmel kullanabildiği bir maçta iş artık golcülere kalıyor ki, Alex, onlara kaçıramayacağı topları yuvarlıyor, onlar da golü atıyor. Geri kalan maçları da aynı bilinç ve ciddiyetle oynarsa, Fenerbahçe takımı, Trabzonspor’un ilk berabere kalacağı maçtan sonra, bu avantajını bir daha kaybetmeyecek gibi gözüküyor ama bu maçın Galatasaray maçı olduğuna hiç mi hiç inanasım gelmiyor!!.... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 435
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 941
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster