Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
58
 

Sempozyum

Sempozyum
 

 Bu sabah bahçemde oturmuş kuşların cıvıltısını dinleyip kitabımı okurken birden kuş sesine hiç benzemeyen bir ses duydum. Hani karga sesi desem belki.  Dikkatle dinleyince  Zehra Hanımın sesini tanıdım. Zehra Hanım çapraz komşumuz Hasan Beyin hanımı olur. Zehra Hanım eşine bağırıyordu sular kesildi diye. Birden kadının ne kadar kötü sesi olduğunu düşündüm. Hem sesi kötüydü hem de sesini çok kötü kullandığı için kulakları tırmalayan bir gürültü yaratıyordu. Bu sesi her duyuşumda acaba eğitilse, daha yavaş ve tane tane konuşsa, bu kadar bağırmasa sesi daha mı iyi çıkacak diye düşünüyorum. Birden köyümüzde evlerin suyunun kuyulardan motörle çekildiği, başka su imkanımız olmadığı geldi aklıma. O zaman su sadece onlarda olan bir arızadan dolayı kesilmiş diye düşünüp içim rahatladı. Kendime bir kahve yapmak için mutfağa gidince musluğu açtım, sularımız akıyordu.

  Eşinin feryadını duyan Hasan Bey hemen olayla ilgilendi ve kuyunun motörünün  çalışmadığını fark etti yaptığı incelemeler sonucu.

 Eşine motör çalışmıyor diye seslenen Hasan Bey’in sesini duyan karşı komşusu Rıza Bey hemen evinden çıkıp hasan Bey’in kuyusunun başına geldi. Rıza bey ile Hasan Bey arasında başlayan motör arızası konuşmasına penceren katılan Zehra hanımın konuşmalarını duyunca kitabımı kapatıp onları dinlemeye başladım. Hoş bu yüksek sesli ve çok bilimsel konuşmanın eşliiğinde kitabımı okumam veya okusam bile anlamam imkansızdı.

  Hasan Bey motörün hava yaptığını, Rıza Bey ise kablolarda bir arıza olup elektrik gitmediğini belirtiyordu. Önce Hasan Beyin önerisi ile motörün havası alındı. Motör çalışmadı. Sıra Rıza Beyin önerisine geldiğinde yan komşusu Ahmet Bey çıkageldi. Ekmek almak için köye inmek üzere yola çıkan Ahmet Bey bu çalışmaları görünce olaya dahil olmayı tercih etmişti. Rıza Beyin elektrik kontrol denemesi de başarılı olmayınca Ahmet Bey başka bir öneri getirdi. Kuyuya inen su borularında su kaçağı olduğunu ve bunun motörün çalışmasını engellediği savını düşünen Rıza Bey ve Hasan Bey bu sefer o kaçağı aramaya başladılar. Bu ana kadar olayı penceren izleyen Zehra Hanım bir koşu eve girdi ve biraz sonra bir çığlık duyuldu. Eyvah yemeğim yandı diye bağıran kadına kocası yaktın işte yemeği , ne yiyeceğiz şimdi bugün diye çıkıştı.

 Ahmet Bey, Rıza Bey ve Hasan Bey kaçıran su borusunu ararken, benim karşı komşum Süha Bey bu karmaşayı duydu ve evinden bağırdı ne oluyor diye. Süha Bey emekli mübaşır, Mesleki alışkanlık hep bağırarak konuşuyor. Hoş buradaki bütün komşular belki yaşları icabı kulakları iyi duymadığından, belki de köyün verdiği rahatlık sebebiyle hep bağırarak konuşuyorlar. Sadece evlerinde değil evler arası da  bağırarak anlaşıyorlar.

 Birkaç dakika sonra Süha Bey de bu gruba katıldı. Grup bir yandan kaçak su borusu ararken bir yandan da bu konu ile ilgili bilimsel konuşmalarına devam ediyorlardı. Her biri başka meslekten bir dizi insanın su motörü tamiri ile ilgili bilimsel konuşmalarını uzaktan dinlemek çok zevkli oluyor.

 Kaçak su borusu bulunamadı. Sanırım böyle bir kaçak yoktu. Tam bu esnada ekmek almak için çıkmış fakat bu bilimsel çalışmaya takılmış Ahmet Beyin eşi Fatma Hanımın sesi duyuldu birden. Ahmet ekmek nerede kaldı, çocuklar masada bekliyor diyen Ahmet Beye cevabı yemeğini yakan Zehra Hanım verdi. Kardeş bizde fazla ekmek var, erkekler çok önemli işle meşgul, ben sana ekmek vereyim sen çocukları doyur diyen Zehra Hanım bir yandan da bir somun ekmeğı komşusuna uzatıyordu.

 Bu çalışmanın daha uzun süre devam edeceğini düşündüğümden  kendime bir kahve daha  yapmak üzere içeri girdim. Kahvemi pişirip bahçeye çıkınca sokağın başındaki Cemil Beyin de gruba katıldığını gördüm. Cemil Bey Almancı. Yani Almanyada çalışan ve yazları birkaç aylığına tatile ülkesine gelen bir kişi.  Almanyada bir fabrikada çalışan Cemil beyin daha teknik bilgiye sahip olduğu için özel olarak çağrıldığını birkaç dakika içinde anladım. Cemil Bey engin teknik bilgisi ile motör konusunda öneriler getirirken grup bir yandan da ekonomik sorunlar ve ülke siyaseti konusunda fikir beyanında bulunmaya başladı. Dinlediğimde boşuna ekonomi öğrenimi yaptığımı anladım bir kez daha. Keşke Üniversiteye gideceğime bu kişileri daha önceden tanısaydım veya benim ebeveynlerim de bu kadar bilgili olsaydı. Her biri farklı mesleklerden emekli bu kişilerin motör konusundaki engin bilgilerinin yanı sıra ekonomi ve siyaset konusundaki bilgileri de beni şaşırtıyor.

  Tam ben bunları düşünürken Rıza Bey çığrışıyor birden. Anladığıma göre Rıza Bey göz ilacının saatini kaçırmış bu karmaşada. Olsun, hemen eşine sesleniyor ve gelen ilacı gözüne damlatıyor kuyunun başında. Kuyunun başındaki sempozyumdan ayrılmak içinden gelmedi adamcağızın. Ben ise inşallah elleri temizdır, birkaç saattir kuyunun başında motörle, su boruları ile oynadı, diye endişe ile düşünüyorum bahçemde.

 Bir motosiklet sesi duyunca yerimden kalkıp sokağa bakıyorum. Sucu gelmiş, bir eve su getirmiş. Sucu da ilgileniyor bu olayla. Bir anda sucu da katılıyor bu çok bilimsel araştırmaya. Sucunun siparişleri karşılamak yerine motör arızası ile ilgilendiğini bayii duysa ne der acaba. Sucu da bütün teknik bilgilerini döküyor ortaya.

Olay uzadıkça benim de karnım acıktı. Ama bahçeden ayrılmak, bu çok teknik araştırmayı kaçırmak istemiyorum. Alelacele mutfağa koşup kendime bir sandöviç hazırlıyorum ve gene bahçeye dönüyorum.

 Hala motörün arızasını bulamadı bu kadar kişi.

 Yavaş yavaş yorulmaya başladılar. Ne de olsa hepsi belli yaşın üstünde kişiler. Yaklaşık iki saattir konuşuyorlar.

 Sonunda birinin aklına Köyden usta çağırmak geliyor. Sanırım içlerinde en akıllısı bu öneriyi getiren Rıza Bey. Bu öneri ile herkes tanıdığı bir ustanın ismini söylüyor. Eyvah şimdi usta konusunda anlaşmak için birkaç saat daha konuşacaklar.

 Neyse bu çalışma o kadar uzun sürmedi. En fazla ismi söylenen Hakan Usta. Bu sefer Hakan Ustanın telefonunu bulmak için uğraşıyorlar. Uzun çabalar sonunda ustanın telefonu buldular. Rıza Bey Hakan ustayı arıyor. Usta bugün dolu olduğunu ancak yarından sonra gelebileceğini söylüyor ,

 Bu kadar adam bu kadar saat konuşarak bu işi hallettiler. Artık içleri rahat. Bir başka bilimsel sempozyuma kadar dağılabilirler. Bu arada Hasan Beyin motörü tamir edilmedi, suyu akmıyor ama olsun iş halloldu sayılır. 

 

NAHİDE ÇELEBİ, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Arkadaşım güzel bir öykü kutlarım.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 24.11.2018 6:29
Cevap :
Sevgili Arkadaşım yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgi ve selamlar  26.11.2018 10:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1004
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster