Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aşk Yazarı Mustafa Çifci

http://blog.milliyet.com.tr/mustafacifci

06 Eylül '13

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
315
 

Sen belki de hiç gelmeyeceksin

Sen belki de hiç gelmeyeceksin
 

Ayrılık


Senin de sevdiğin öyküler vardı.

Benim de...

Sen hep zengin çocukların öykülerini okurdun, bense ayrılık ve aşkın şiirlerini...

Bazen de polisiye romanlara merak sarardın tatile çıkmadan önce.

Aslında seninde içinde vardı biraz yalnızlık, biraz da merak ve doyumsuzluk.

Tıpkı benim yaşadığım gibi, sana da eksik geliyordu bazı şeyler.

Oysa hayat eksiklerin toplanmasıyla kendi kendimizle inşa ettiğimiz bir yapıydı.

Hayat dediğimiz eksikliğini yaşadığımız, bir türlü tamamlayamadığımız sadece çevremizdeki ilişkilerin toplamıydı sevgili...

Hep daha fazlasını istediğimiz güzel paylaşımlardı ama nice güzellikleri de kendi ellerimizle çöpe attığımız, son kullanma tarihini geçirdiğimiz ilişkilerdi hayat.

Hayat,  yaşayamadığımız hayallerimizdi.

Bu gece olmaz, işim var, gelemem, yapmam gerekenleri yapmam gerek, derken bazı güzellikleri de o anda henüz daha görmeden yok ettiğimiz, kendimizi bile bile yalnızlığa mahkum ettiğimiz boşa geçen saatlerimizdi bazen de.

Farkına varmadan hep parçaları bütünleştirmeye çalıştığımız ama bir türlü tamam yapamadığımız dünyamızda bir çok şey yarımdı..

Tamam, buldum, artık hiç bir şey beni üzemez dediğimiz anda, beklenmeyen göçükler yaşayan, özenle kurulduğunu zannettiğimiz dünyanın aslında o kadar da sağlam olmadığını sonradan anladığımızda yıkılan umutlarla yine de ayakta durmaya çalışan birer zavallı gibiydik...

Belki de hiç gelmeyeceksin, değil mi?

Ve ben boş yere bekleyeceğim... 

Tıpkı kafesten kaçan kuşun geriye dönerse bizim olacağı gibi. Çünkü uçup giden, kafesini sevmeyen kuşlar bir daha asla geriye dönmezler. Çünkü kafesler bencildir. Çünkü kafesler dürüst değildir. Çünkü kafesler sadece sahiplenmek içindir.

Sana bir kafes gibi davranmamım sebebi bir gün uçup gitmenden hep korktuğum içindi. Oysa ne kadar çok korksam da bu benim kendi korkumdu.

Hep senin yanında kalmak istiyordum.

Sanki bıraksam başkaları kapacakmış gibi korumaya çalışıyordum.

Oysa ne kadar çok yakınlaşsam, bir o kadar da uzaklaşıyordum.

Böyle yapmakla aşka vakit ayırdığımı, bu yüzden kazandığımı sanıyor ama yanılıyordum.

Ama sadece senin yanında mutlu olduğum doğruydu....

Hep seninle olmalıydım, benden başkası sana yaklaşmamalıydı.

Bir gün değil, sen her gün benim içimde doğan tek çiçektin...

Hep yanımda olmanı istiyordum.

Oysa aşk ve gerçek dostluk özgürlük ister, bunu biliyorum.

Uçan kuşlarda asla geri dönmezler, bunu da biliyorum...

Belki sende dönmeyeceksin...

Hep unutma, derdin. Bir gün gidersem unutma bu gecemizi.

Sen unuttun mu şimdi sevgili...

Ne garip, bunu dahi soramadan kaybettim seni.

Yıldızların bu kadar uzak, bu kadar erişilmez olduklarını bilmezdim.

Koşuyorum yetişemiyorum, uzanıyor dokunamıyorum...

Sende bir yıldız değil misin ki...

Yoksa bu kadar uzak olur muydun?

 Aşk Yazarı Mustafa Çifci- www.mustafacifci.com

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 277
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 527
Kayıt tarihi
: 16.04.13
 
 

Yazılarında insanı derinden etkileyen yoğun bir duygusallık, hüzün, karamsarlık ve yalnızlık vard..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster