Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1459
 

Sen beni unut ben seni unutmayayım

Sen beni unut ben seni unutmayayım
 

http://browse.deviantart.com



Sen unut beni ben seni unutmayayım. Hep aklımda tutayım adının baş harfini. Güne başlarken sadece gözlerin gelsin aklıma ve gülümsemen doldursun yatak odamın içini. Senin ismini anarak başlayayım yaptığım her işe tıpkı besmele çeker gibi. Gittiğim her yere senide götüreyim yanımda, bir şeylerin telaşına düşüpte unutmamak için de elime kırmızı ip bağlayayım. Hani olurda aklımdan çıkar diye yüzün, çektirdiğin en yakışıklı fotoğrafını cüzdanımda taşıyayım.

Sen istersen unutabilirsin beni ama ben unutmayayım. Kim bilir belki bir daha bu kadar fazla sevmez yürek. Vakti olmaz ya da vakti olur kalbi olmaz. Gözlerim sana bakarken olduğu gibi parlayamaz belki kör olur yada bakmasını unutur. Ellerim yok mu hele o ellerim dokunmak sana sabahlara dek...Dokunamaz olur belki hissedemez olur...Ama bak yinede söylüyorum sen unutabilirsin beni.

Gerekli olduğunu biliyorum. Bir uzay boşluğunda birbirine rastlaması imkansız olan iki gök taşı kadar ayrıydık çünkü. Siyah ile beyazın zıtlığı bile daha uyumluydu bize göre. İsimlerimizin yan yana gelemsi mümkün değilken nasıl olduda bedenlerimiz yan yana gelebildi ki. Doğru ile yanlış, sevgi ile nefret, kibir ile alçakgönüllük...Bütün bu sayılan duygularda bulunan zıtlık nasılsa adımızda ki zıtlıkta o kadar belirgindi.

Sen unutabilirsin bak tekrar ediyorum. Kendini, oh be kurtuldum farz etmektense ben öyle birini hiç tanımadım diyebilirsin. Yaşanılan ne varsa senelere sığdırılmaya çalışılan ve yaşanılanlarla sınırlanıp yaşanılmayan herşeyi silebilirsin kafandan. En kolay yolu seçebilirsin kendi adına. Beyninin sana oynadığı oyunlara gelmemek adına sürekli içinden kötüydü diye haykırabilirsin. Sen bu aralar hiç olmadığın kadar özgür, hiç olmadığın kadar kendine dönük, hiç olmadığın kadar rahatlamış olabilirsin.

Kendime oynadığım oyunlarda kaybetmem gerekiyordu biliyorum. Seninle ben bir elmanın yarısı değildik, aynı kutup yıldızını aramıyordu gözümüz gökyüzünde, kahkahalarımız aynı esprilerde buluşmuyordu, fikirlerimiz aynı dünyanın görüşlerinde. Herşeye ramen sevdim seni kimseyi sevemeyeceğim kadar. İlk ve son defa derken hayatta aşk, acı/tatlı bir gerçeklikle göz göze geldim.

Şimdi oyunda bütün kozlarını kaybetmiş bunun karşılığında ne var yoksa masaya bırakıp arkasını dönüp gitmiş aslında işin kitabını yazdığını zannetmiş kumarbazlar gibiyim. Uzaya ilk fırlatılan adaylardan olamayı hak kazanmış ama araç içerisine bir türlü kendini sığdıramamış üstelik ay yüzeyinde yürümeyi başaramamış astronotlar gibiyim. İntihar etme girişiminde bulunmuş fakat vitamin hapları ile buna kalkışmış bir ruh hastasının hastanede gözünü açtığı anda hissettikleri duyguları hisseder gibiyim. Senin anlayacağın ben bu aralar iç güveyinden halliceyim.

Bunun için ben seni aklımda tutayım sen unut beni. Bir zaman huzur versin bana yüzün, yüzümü güldürsün. El olmayayım sana karşı, ellerinde olduğumu sanayım. Bozuk fena halde moralim. Kayıpların en kötüsü, yoklukların en acısı senin yokluğun. İlk defa hissetmiştim elimi tutan elin elleri arasında verecektim son nefesimi.

İyisimi bu aralar bir tek sen unut beni. Herkes hatırlasın halimi hatırımı sorsun, sık sık arasınlar. Bolca muhabetlerde konuşalım memleket meselelerini. Sabahlara kadar eller havaya yapalım. İçimdeki anlatamadığım, anlamlandıramadığım duygular yok olana kadar ki imkanı yok bilirim, ben unutmayacağım lütfen sen unut beni.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayfanızı ilk ziyaret edişim fakat öyle bir yazıya denk geldim ki ne yazacağımı bilemiyorum :)) ...Hikaye bana Leyla ile Mecnunu anımsattı.Aşk var bu hikayede,garipte olsa aşk var.Beğeniyle okudum,saygılar sevgiler efemdim.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 29.06.2008 2:55
Cevap :
Beğendiğinize çok memnun oldum. Aşk var evet ama Mecnun yok:) Çok teşekkür ederim. Saygı bizden.  30.06.2008 9:29
 

İnsanların yaşanılan acıları ve kötü şeyleri unutması malesef hiç de kolay olmuyor bunun için aylar hatta yıllar gerekiyor.Bu acı yaşanılan kötü bir olay olabilir veya çok sevilen birisinin kaybı olabilir.Ama ben acıları fizikteki radyoaktif maddelere benzetiyorum yani acıların belli bir yarılanma ömrü var.Zaman içersinde ki ;bu zaman herkese göre değişebilir kimi için bu zaman bir aydır kimisi için bir kaç yıldır yaşanılan acılar yarılanıyor yani etkisi azalıyor ama asla hiç bir zaman sıfırlanmıyor.......O yüzden bu acıları taşıması bilmek ve onun altında ezilmeden ayakta durmasını bilmek gerekiyor sanırım. Sevgilerimle

ET 
 27.06.2008 20:21
Cevap :
Aynı düşünceleri paylaşıyor. İnsan acılarıylada olgunlaşıyor. Çekmesi en keyifli olanı da aslında aşk acısı. Çok teşekkürler. Saygı ve sevgilerimle.  30.06.2008 9:30
 

Bilgisayarın geri dönüşüm kutusundan silinen bilgilere bile ulaşılabiliyor.Unutmak yoktur aslında.Bizim beynimiz ki yüreğimizden vize alamayan duyguları, insanları "hartdisk"in en kuytu yerine atıveriyor.Bütün mesele yeni programlar yüklemekte.Dilinize sağlık...

gece-gün-eşi 
 26.06.2008 18:22
Cevap :
Canım arkadaşım. Yeni bir programı yükleyeceğim yüklemesine ama kaldırabilecek miyim onu bilmiyorum. Aslında söylediklerini anlıyorum fakat şu aralar uygulayacak gücüm yok. Sevgilerimle.  27.06.2008 9:33
 

Bu yazıya yorum yazmak zor, ne desin insanlar..

Ali Gülcü 
 26.06.2008 14:57
Cevap :
Üstat teşekkür ederim. Sizin okumanız bile yeterli. Sevgi ve saygılar.  27.06.2008 9:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 244
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 1370
Kayıt tarihi
: 13.07.07
 
 

Sadece yazmayı seviyorum hepsi bu. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster