Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1396
 

Sen gittin ya... Ben yalnızlığı, yalnızlık beni sevemedi.

Sen gittin ya... Ben yalnızlığı, yalnızlık beni sevemedi.
 

Giden, gitmeye karar verdiğinde en zor günler başlar kalanlar için. Önce geceleri acır canın. Ağlarsın hıçkıra hıçkıra odanın bir köşesinde. Kimse duymaz sesini. Boğazın düğümlenir, nefes bile alamazsın, yutkunamazsın hatta. Sonra gündüzleri de başlar kalp sancıların. Tadın tuzun kalmaz. Hiçbir şeyden zevk alamazsın, yavan gelir hayat. Sahte tebessümlerle süslersin çehreni ama içeride kanamaya devam eder, kemirir seni amansızca acın. Sussan içine atar, haykırsan duyuramazsın kimseye sesini. Aşk acısı çekmeyen anlamaz seni. “geçer boş ver” derler, “zaten hak etmemişti seni.” Geçer, geçer elbet ama iz bırakmadan da terk etmez seni temelli kalbinden. Hatırladıkça canın yanar, canın yandıkça gözlerin dolar. Konuştukça konuşmak istersin düşünmemek için. Düşündükçe beynini yersin. Aklını oynatacak gibi hissedersin kendini. Kafandan milyon tane hayatı, acını sonlandırma senaryoları geçer. Kendinden korkarsın. Ama yapamazsın…

Hayat, her şeye rağmen yaşanmalı!..

Nefret edersin, hazmedemezsin yaşadıklarını. Haksızlıkları irdelersin teker teker. İşte o zaman yaraların deşilir, daha çok canını yakarsın. Günler geçer, aylar geçer acın hiç dinmez. Günden güne daha da artar, nedensiz.

Hani zaman her şeyin ilacıydı!..

Çalan her telefonu o zanneder, gelen her mesajın “kimden” kısmına umutla bakarsın.

Ama nafile…

O değil…

Yine gözlerin dolar, yine boğazın düğümlenir, yine yutkunamazsın için burkulur.

Her gece yeni kararlar alırsın ertesi gün başlayacak günle uygulamak üzere. Sabah gözlerini açar, alınan kararları tekrar edersin beyninde. Saatler ilerler, dakikalar birbiri ardına koşturur ve yine aynı senaryo; acıyan bir kalp, dolup dolup boşalan gözler ve telefona gidip gelen eller.

Hep onu düşünürsün; nerede? nasıl? ne yapıyor ve kiminle diye. “Gece kimin kollarında uyuyor “ paranoyaları didikler beynini. İnadına!! İnadına!! Daha da çok acıtırsın içini. Mazoşistsin ya!.. Seversin ondan gelen acıları bile.

Bazen nefret eder ama bir çok kez “hala seviyorum” onu dersin kendine. Sevgi ağır basar, her şeye rağmen…

Unutulmak dokunur insana. “Bu kadar mı kolay?” dersin. Sen unutamıyorsun ya, o da kolay vazgeçemez diye umut edersin. Öyle değil işte... Giden, gitmeye karar verdiği gün silmiştir seni. O defteri kapatıp yenisini çoktan karalamaya başlamıştır bile. Sen ise hala geçmiş sayfaları karıştırıp, hatıralar arasında bocalar durursun.

Bazen çok zavallı hissedersin kendini. Acınası, masum, sahipsiz bir köpek yavrusu misali… Aynada göz göze gelince kendinle, daha da acırsın o biçare zavallı, çökük haline. Zannedersin ki sokakta yürürken yanından geçtiğin herkes anlayacak “aşk acısı” çektiğini o mahzun gözlerinden. Ama oysa ki herkes kendi derdinde, herkes kendi hayatının mücadelesinde. Bazen acınmak, bazen güçlü olmak istersin ama çok zayıfsındır, bunu sen bile kabullenemezsin…

Her defasında ayrılığınızdan bu yana kaç gün, kaç hafta, kaç ay geçmiş hesaplar durursun. Ve düşünürsün; “daha ne kadar sürer bu ayrılık acısı içimi kemirmeye?” diye. İşte hep böyle yaptıkça, her gün aynı hüzünle uyanırsın yeni güne… Harap edersin, kahredersin göremezsin yeni açan güllerin renklerini bile.

Aşk acısı benim için böyle bir şey işte...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beklemeyin o zamanın gelmesini......eğer beklerseniz hiç gelmeyecek çünkü...Ben tam üç yıl bekledim o zamana hazır değilim ,belki hatasını anlar ve bana geri döner aşkımıza sahip çıkar diye..Sözüm ona yaşadığız yüzyılın aşkıydı !!! Baktım ki giden gayet güzel yaşıyor heryerde ayrı sevgili bulup bunların resimlerini bana yollayıp çatlatıyor birde nerden bileyim bunca zaman sadık kaldığını sayaç mı varki diyebilecek kadar adileşebiliyor....vaz geçtim işte o zaman! Artık bende önüme bakıyorum ve onun gibi olmasada ona yakın yaşıyorum,artık acım bitti öfkem ayakta tutuyor beni...İntikamımı aldıkça güçleniyorum! Evet asla bilemiyecek ve yanlız ölecek ! Yapmayın ve bırakın gitsin ...kalmaya laik olmamış ki...inanın hayat onsuz çok daha kolay ve eğlenceli gelecek...Bende düşündüm bir zaman içimdekileri yaşattıklarını yazayım diye...Ama vazgeçtim sonra onun sayfasını birdaha kim okurdu ki ...yalanlarını ben su yüzüne çıkardıkça....Onu tanrıya havale ediyorum ve sizede Sevgilerimi yolluyorum.

rukiye görmüs 
 14.12.2009 10:23
Cevap :
Beklenmedik Gelişme; evet Rukiye hanım ben de bugün itibari ile 3 yıl boyunca aralık bıraktığım defterimi kapamış bulunuyorum. Sözlerinize hak veriyorum ama intikam kısmını onaylamıyorum. Kin ve nefret ve de özellikle "haksızlığa uğradığım" noktasına geldiğiniz de inanılmaz acı çekiyorsunuz. Bırakalım ruhumuz azat olsun... İyi geceler ve bir kez daha sevgiler..  15.12.2009 1:40
 

Merhabalar elinize sağlık ortak olmuşsunuz adeta hepimizin çektiği acıyı kaleme dökmeyle....Hatta okurken yorum köşenizde bunu yaşamama sebep olan kişinin yorumunu aslında yalanlarını okuyor sanki o da acı çekmiş gibi palavlarını izliyorum! Bırakıp gitmiş hep yalanlarıyla kandırmış sonrada dalgasını geçmiş birinin yazarak atlattığı söylediği yalanlarını görüyorum !!! sanki dalga geçerek tüm hemcinslerimle...Oysa ben tanıyorum bu yalanları... Bunların hepsi aynı sayın yazarım biz kadınlar sevdikçe tüm içtenliğimizle içimizdekini verdikçe ve yaşattıkça onlar canımızı yakacaklar...Ben anladım ardından tam üç yıl yasını çektikten sonra,sizede tavsiyem bırakın gitsin gidebildiği yere aynen onun gibi yaşamaya başlayınca bakıyorsunuz ki acınızın yerine öfkeniz nefretiniz kaplamış ve daha güçlüsünüz! Şimdi sıra onda birazda o acısın diye....Biliyorsunuz ki değmeyecek üzülüdüğünüz tek bir kedere...Ondan onun gibi yaparak kurtulabilirsiniz ! Tecrübeyle sabittir tasiyelerimle...

rukiye görmüs 
 10.12.2009 12:03
Cevap :
Merhaba Rukiye hanım, yorumunuzu 2 defa okudum. Yanlış anlamayın.. anlamadığım için değil, yorumunuz çok hoşuma gittiği için:) ellerinize sağlık. Biliyorum, zamanla olacak bunlar ama biraz daha zamana ihtiyacım var sanırım. Umarım o zamana fazla zedelenmeden ulaşırım. Tekrar teşekkür ederim. Kucak dolusu sevgiler...  14.12.2009 0:28
 

ve gitti. her gidiş bir veda geride, yalnızlık kokar bir evde, gecede... Oysa bir sigara içmek için uğramıştı azrailim, ne vakit canımı aldın, bedenimi ruhsuz bıraktın... bildiğim giden bir kere gider, sonrasında gitmelere alışkandır beden...

Ehli Keyfim 
 09.12.2009 9:49
Cevap :
Yoook Tuncay bey... Beden gitmelere alışık olduğunu söylesede içinden, aslında hiç de alışık değildir. Ve her gidiş daha bir acıtır insanın içini, sanki daha önce hiç yaşanmamış gibi... Sevgiler...  14.12.2009 0:29
 

Zaman içinde panzehirini de buluyorsunuz. Ben yazıyorum sürekli.. İçime atacağıma dışa vuruyorum satırlarımla.. İnsanlar ortak oluyor derdime.. Acıyı paylaşıyorum. Deneyin. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 08.12.2009 20:04
Cevap :
Bu çok sık yaptığım bir şey. Bazen bir arkadaşıma anlatarak paylaşmak yerine, kalemimle defterime dökmek içimi daha rahatlatıcı geliyor. Kağıdım ve kalemim benim dilsiz dostlarım Kemal bey. Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Sevgiler..  08.12.2009 22:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 2243
Kayıt tarihi
: 01.05.07
 
 

Arkadaşlarımın tavsiyesi ile bir yere yazmaya karar verdiğimde; "Neresi olur? Nasıl olur? Yapabil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster