Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

29 Nisan '17

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
29
 

Sen kaybetmedin Kemal bey…

Sen kaybetmedin Kemal bey…
 

Hiç kimse, yalnızca Sayın Kılıçdaroğlu’nun gitmesiyle CHP’nin önünde ki seçimleri kazanacağını düşünmesin.


Sayın Kılıçdaroğlu; bizler seni dürüstlüğün, kibarlığın, insanlara karşı duyduğun sevgi ve gösterdiğin saygıyla tanıdık.

Hakaretler gördün ama kimseye hakaret etmedin.

Hakkında asılsız söylentiler çıkarıldı, iftiralar atıldı, sen yine de yanlış bir davranış göstermedin.

Ailen üzerinden saldıramayanlar, soy ağacın üzerinden, inancın üzerinden saldırdılar, sen yine de onurlu bir duruş gösterdin.

İktidarda sen varmışsın gibi sana saldırdı bu halktan bir kısım şuursuz…

Şehit cenazelerinde sen yuhalandın, senin partinin çelenkleri bir takım şuursuz tarafından parçalandı.

Sen yine de acıları yürekten paylaşmasını bildin.

Ülkemizin içine düştüğü zor durumlar da hükümetin yanında yer aldın.

Yine de sana teşekkür edilmedi. Hakaretler gördün.

Ülke zarar görmesin diye hep uzlaşıdan yana oldun. Yine de hakaretlere maruz kaldın.

Referandum sürecinde her gün, her sat, her zaman, her yerde, yazılı ve görsel basınla birlikte her türlü hakaretlere uğradın.

Sana ambargolar uygulanırken rakiplerin 7/24 televizyonlardaydı ve yine sana hakaretler ediyorlardı.

Sesini duyuramadın. Her şeye rağmen insanlığını da unutmadın.

Daha yazacak çok şey var. Sağduyulu insanımız daha fazlasını biliyor. Bunun için gerek duymuyorum.

Sadece şunu söylemek istiyorum; senin insani duruşun, herkesi sevgiyle kucaklayışın, kültürün, ağzı bozuklar senfonisine efendiliğinle karşı duruşun, kendini ve duruşunu bozmayışın, dil, din, mezhep, ırk ayrımı yapmadan herkesi sevdiğin, en önemlisi de tartışılmaz dürüstlüğün, güzel ahlakın bu ülkeye birkaç beden büyük geldi.

Şimdi birileri çıkmış diyor ki, “sen kaybettin artık çekil” Bu onların düşüncesi.

Sen kaybederken o konuşanların tamamı seninle aynı gemideydi.

Ama bu zavallılar bilmiyorlar ki kaybedişlerin sebebi sadece lider değildir.

Liderin yanında olan herkestir. MKYK’dır, il ilçe teşkilatlarıdır, seçilmiş vekillerdir, kısacası bu siyasetin içinde olanlardır…

Ama sen kazansaydın, sana “çekil” diyenler, seni göklere çıkaracaklardı.

Sen kazansaydın bu gün sana karşı olanlar sana canını verecek kadar sadakatle bağlı olacaklardı.

En güzel sözlerini sizin için söyleyeceklerdi.

Bizim milletimizin büyük bir kısmı güce tapar.

Kazananın yanında olmayı en büyük kazanç olarak görürler.

Çünkü kazanmak, güçtür, zaferdir, çoğalmaktır, sestir, coşkudur, övgüdür.

Kaybetmek, tükenmektir, sessizliktir, azalmaktır, hesap vermektir, vefasızlığı görmektir.

Sen şimdi o vefasızlığı görüyorsun.

Neden mi? O vefasızlığı gösterenler sadece kazanma sonucuna dayalı çıkar hesapları yapanlardır.

Sen kaybederken; bu ülkede meydanın boş olmadığını, padişahlığa geçit verilmediğini, verilmeyeceğini, demokrasiden asla taviz verilmeyeceğini, Atatürk ilke ve devrimlerinden asla vaz geçilmeyeceğini bu ülkeye ve insanına kazandırdın.

Bunu görmediler. Çünkü onlar çıkar amaçlı sonuca odaklanmışlardır, fırsatçılıktan yararlanmak isteyenlerdir… 

Bak etrafına, seninle yola çıkanlardan hiç birisi bu kaybetmenin sorumluluğunu paylaşmıyor…

Kapalı kapılar ardında seninle uğraşıyorlar.

Bilmezler ki, kazanırken de, kaybederken de aslolan ilkeli olmaktır.

Bilmezler, çünkü onlarda ilkeli duruş yoktur.

Onlara “hep beraber kaybettik hadi beraber gidiyoruz” desen acaba kaç tanesi sizinle gelir? Gelmeyeceklerini iyi biliyorsun.

Siyasette vefa olmadığını iyi bilmeniz gerekiyor ve biliyorsunuz da…

Eğer birisi kazananında kaybedeninde yanında bir dost olarak ilkeli durabiliyorsa,  Sonucu sükûnet içinde değerlendirebiliyorsa,

Kazananı alkışlayıp, kaybedeni anlayabiliyorsa,

Kaybedenle beraber çekip gitmeyi göze alabiliyorsa,

O insanlar, verilen mücadelede sonuna kadar dik duran kahramanlardır, vefakârlardır.

Bu gün senin gitmeni isteyenler bilsinler ki, asıl kazanmak sonuç değil, süreçte bu ülkeye neler kazandırdığındır.

Sağlam bir muhalefet yapmak, iktidarda olmaktan çok daha önemlidir.

En azından meydanın boş olmadığını göstermektir.

Bu ciddi muhalefette iyi bir ekiple yapıldığı sürece başarı kazanacaktır.

Lütfen tüm teşkilatı gözden geçir.

Yeni yüzler, yeni aktörler kazandırın…

Hiç kimse, yalnızca Sayın Kılıçdaroğlu’nun gitmesiyle CHP’nin önünde ki seçimleri kazanacağını düşünmesin.

Gidilecekse, başrolde ki tüm aktörler, il, ilçe teşkilatları da gitmelidir.

CHP içinde ne kadar bozuk zihniyette, günü kurtarmak isteyen tipler varsa, durumdan vazife çıkaranlar varsa tamamı tasfiye edilmelidir.

CHP’nin yeniden, yeni bir ruhla en kısa zamanda ayağa kalkması gerekmektedir.

Yol uzun zaman kısadır.

Söz konusu Laik Türkiye Cumhuriyetinin geleceğidir.

Bırakın lider arayışını, liderinizi güçlendirin!

Ali Galip AKYILDIRIM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 311
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster