Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '07

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
6498
 

Sen kork, pnömokok!

Sen kork, pnömokok!
 

15 Kasım'dan bu yana Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği, Enfeksiyon Hastalıkları Derneği, Türkiye Milli Pediatri Derneği, Türk Pediatri Kurumu, Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı ‘nın işbirliği ve Wyeth İlaçları’nın katkılarıyla “Sen Kork, Pnömokok” adlı bir kampanya başlatıldı. Kampanya kapsamında Dünya Sağlık Örgütü'nün "her 30 saniyede 1 çocuğun pnömokok virüsünün yol açtığı hastalıklardan öldüğü" vurgulanarak aşıya davet ediliyor. Konuyla ilgili ayrıntı için www.pnomokok.com adresini ziyaret edebilirsiniz, ben burada kısaca değineceğim.
Pnömokok, kapsüllü bir bakteri olup özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde (bebekler, çok hastalanan ya da beslenmesi bozuk bakımsız çocuklar, toplu yaşanılan yerlerdeki insanlar, yaşlılar...) zatüre, menenjit ve orta kulak iltihabı gibi bir çok rahatsızlığın sorumlusudur. Normal insanların yutak ve burun içinde bulunur. Ancak bağışık sistemi zayıfladığı zaman kendini güçlü hisseder ve tüm vücuda yayılır. O zaman da hastalık yapar. Genelde damlacık yoluyla da bulaşır. Bulaşan pnömokoklar da kendini bir şey sanıp saldırmaya çalışırlar ancak vücudun bağışıklık askerleri bunların karşısına çıkınca durumu anlar ya imha edilirler ya da susup bir köşede (burun, yutak) pusup bu askerlerin zayıf anını kollarlar! Zayıf buldukları yerde (kulakta, orta kulak iltihabı; akciğerlerde zatüre; beyin zarlarında menenjit, sinüslerde sinüzit) hastalık yaparlar. Bunlardan hayatı tehdit edenler; menenjit ve zatüredir. Diğer hastalıklar da hayatı olumsuz etkilerler ama en ciddi olanları bunlardır.

Pnömokok enfeksiyonu olan hastalar için tedavi olarak penisilinler önerilmektedir. Ancak penisilin de artık direnç geliştiği için tam olarak temizlenemeyebiliyor. Bu kampanya da diyor ki, ilaç kullanmaya gerek kalmadan bir an önce aşılanın ki bağışıklık sisteminiz bu mikroba karşı güçlensin!

2 yaş altındaki çocuklar ve 65 yaş üzeri yaşlılar, özellikle bu mevsimde, nezle ve grip enfeksiyonlarının arttığı dönemde ve toplu yaşam alanlarında (kreş, yatılı okullar, bakımevleri) risk altındadır.
Eee n'apalım?

Bireylerin (özellikle 2 yaş altı yavrularımızın) bu mikroptan korunması için, öncelikle beslenmesi yeterli ve dengeli düzenlenmeli, toplu yaşam yerlerinden uzak tutulmalı (otobüsler, hastaneler, aşırı kalabalık ortamlar), vitaminini, suyunu eksik etmemeli. Eller mutlaka sabunla yıkanmalı. Toz ve sigaralı ortamdan sakınılmalı. Bir de kampanyaya uyup aşı yaptırıverirseniz tamam.
Benim aklıma takılan soru ise şu: Peki bu kadar önemliyse bu aşı (ki önemli!) neden devlet aşı programında yok? Bu soru dışında konuyla ilgili sorularınızı cevaplamak üzere sizlere pnömokoksuz, mikropsuz güzel günler diliyorum...

Pnömokok aşılarıyla ilgili olarak şu yazıyı okuya bilirsiniz: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=76760

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşılar konusunda tartışmalar sonsuz. Açıkçası benim kafamı son günlerde faydalarından çok yan etkleri, riskleri ve zararları meşgul ediyor. Özellikle hiç bir aşıdan tamamen çıkartılamayan alüminyum ve civalı bileşiklerin karaciğer, bağışıklık üzerindeki kalıcı zaraları göz ardı edilemez. Bazen sonu gelmeyen alerjiler, egzema, astım, kronik rahatsızlıklar hatta otizm ve zeka geriliğine varan bu zararları nasıl göz ardı ederiz ki? Bu konuda bence aşı yaptırmadan önce yan etkilerini araştırmalı, özellikle ailede kronik rahatsızlıklar varsa bunlar aşılar sonucu tetikleniyor. Doktorların da bu konuda her türlü bilgiyi hastaları ile paylaşmalarının doğru olduğunu düşünüyorum. Özellikle 0-2 yaş arasındaki aşılar çocuk henüz bağışıklık sistemi gelişirken ciddi kalıcı hasarlar bırakıyor. Öte yandan aşısız yetişen, çok sağlıklı, aşılı çocuklardan daha az hasta olan, doğal olarak bağışıklık kazanan çocukların hikayelerini de okuyorum. Her anlamda bilinçli olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bashico Doğal Anneyim Başak Pirtini 
 21.04.2008 12:15
Cevap :
Bu olayın ticari boyutunu göz ardı edemeyiz ancak bir yandan da kim çocuğunu bu fırsat kollayan virüslere kaptırmak isterki? İşte bu noktada siz çocuğunuzun doğal bağışıklık kazanmasını riske eder misiniz?  29.04.2008 12:43
 

isterim ki çocuğumun doktoru fiziksel gelişiminin yanında , kişisel gelişimine de rehberlik yapsın, o pahalı ve ünlü hastanelerin birinde ki dr. arkadaşımın 1 yaşındaki çocuğu için matematik derslerine başlayın artık, herşeyi sayarak detaylarına inerek anlatın demiş. özellikle de matematik olsun hayatınızda ve daha bircok yönlendirmelerde bulunmuş. Bir keresinde yanlarındaydım müthiş saygı, itibar ilgi ve alaka. Kastım buydu , kızımın önemli olmayan ama yaşam kalitemizi etkileyen sürekli grip, nezle 4 kez otit olması sonucu sürekli hastanelerdeyiz bu yüzden biraz yaralıyım Fatih bey. Belki de yeterince ifade edemiyorum ama emeğe sonsuz saygım var, genellemeye girer mi düşüncelerim bilemem,umarım yazılarımla kabalık etmemişimdir sadece paylaşmak istedim .

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 22.11.2007 17:24
Cevap :
Mesajınızı yayınlayıp yayınlamamak konusunda kararsız kaldım özelinizi gizlemek için ama yazınızın sonun da paylaşmak isteğiniz dolayısıyla yayınlıyorum.  22.11.2007 20:38
 

Öncelikle sonsuz teşekkürler bilinçlendirmeniz için.... Sonrasında 2 yaşındaki kızım inanılmaz sık hastalanıyor, öyle isyan ettim ki bununla alakalı yazı dahi yazdım. Nezaketimden gittiğimiz doktoru ve hastaları bekletmeyeyim diye çabuk çabuk muayene olup çıkıyoruz. Detaya inmek istediğimde nedense, yorulmuş bir yüz görmenin sıkıntısıyla, eksik iletişimle evimize dönüyoruz. doktorlarımız detaylara inmeden, doyurucu açıklama yapmadan paldır küldür odalarından çıkartıyorlar. Görüntüde nezaket var ama, hani o hasta psikolojisi vardır ya mutlaka derin derin açıklama ister ve beklersiniz. Onu görememenin sıkıntısı kötü inanın. Bu arada hani şu çok ünlü hastaneler var ya işte oralarda hiç bu sıkıntılar yaşanmaz. Bu demektir ki cüzdanınızla alakalı göreceğiniz ilgi itibar. Cok acıtıyor hastayı da hekimi de bence. Karşı tarafı düşündüğümde mesleki zorlukları ve sıkıntılarını hak verir gibi oluyuorum amaaaa...Sağlığın ticari kaygıya endeksli olması da ayrıca üzüyor. Gerçek ilgi ve alaka az

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 22.11.2007 17:18
Cevap :
yayınlıyorum  22.11.2007 20:38
 

Yaziniz gercekten guzel, bilgilendirici tesekkurler. Ve verdiginiz sayfada mikrobu oyle sirin cizmisler ki, hele baslama yerine basmamizi istedigindeki dil cikartmasi tam mikropluktu :))

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 20.11.2007 22:10
Cevap :
Teşekkürler, :))  20.11.2007 22:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 4645
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Tıp doktoru ve iki senedir online sağlık danışma hizmeti veren  sitesinin yöneticisiyim. Sık ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster