Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk

26 Nisan '18

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
649
 

Sen mi Ödepdurun Bu İlaşların Parasına...

Sen mi Ödepdurun Bu İlaşların Parasına...
 

Anılar...


.    Polikliniğin kapısı tıklatıldı, buyur demeye kalmadan açıldı. Kapıdan içeri, sanki bin yaşındaymış izlenimi veren, beli iki büklüm olmuş, yüzü yılların izini taşımaktan yorgun, bir ağaç dalından yapılmış bastona tutunan ellerinin damarları çıkmış yaşlı bir kadın girdi. "Dokdur senmin gızım" diyerek, cevabımı beklemeden, masamın önündeki sandalyeye oturdu. "Buyur teyzeciğim" dedim ama bana aldırış etmeden ve cevap vermeden, elindeki naylon poşetlerden bir şeyler aramaya koyuldu. Önce nüfus cüzdanını bulup masaya bıraktı. Aramaya devam ediyordu hala bir şeyleri. "Muayene mi olacaksın?" diye sordum, "ilaş yazdırcen, du bi, acale etme, anenden yedi aylık mı doğdun gı sen?" diye bir  de azarladı beni iyi mi? :) "Hah!" dedim, "bu günün piyangosu bu teyze galiba... " :)

.    Bir yandan bilgisayara kimlik numarasını girdim, baktım benim hastalarımdan değil, köydeki aile hekimi arkadaşlardan birinin hastası. Bu gün buranın pazarı olunca, ilçeye gelmiş, ilaçlarını da yazdırmak istemişti anlaşılan. Çok yaşlı olduğu için, sesimi çıkarmadım. Normalde, acil haller dışında, kendi doktoruyla görüşmesi gerekiyor bu sistemde. Çünkü hastanın bütün sağlık bilgilerini, kendi aile hekimi görebiliyor sadece ama hastalar henüz bunu tam olarak algılayamadıkları için, sıkıntılar çıkıyor bazen. Bir de bu teyze seksen beş yaşında, anlatabilirsen anlat bakalım... :)

.    Teyze en nihayetinde, poşetleri karıştırmayı bitirdi, bir ilaç kutusu çıkarıp masaya koydu. "Bundan yazıveceksin gızım" dedi. Ben ilacı kimin kullandığını sordum, kendisinin kullandığını söyledi. Ama imkansızdı O'nun bu ilacı kullanması: Çünkü erkeklerin kullanabileceği bir ilaçtı, prostat ilacıydı :) Ben yine de yaşlı olduğu için ilaçları karıştırdı herhalde diye düşünüp, eşinin olup olmadığını sordum. "Deden öldü gızım, kemikleri bile galmadı, ötü yanda gün görmeyesice, az mı çekdirdi bene" diye söylenmeye başladı... Eveeeet, anlaşılmıştı durum, ilaç başkasının ilacıydı ve bana yazdırmaya çalışıyordu. Benim en sevmediğim durumdu bu. Teyzeye bu ilacı yazamayacağımı söyledim, başladı köpürmeye... Nedenini bile dinlemeden, "sen mi ödeepdurun bu ilaşların parasına, cebinden mi çıkıpduru da naz ediyon, yazmeyon sen benim ilaşıma" diye çığrınıyor, susmuyor... Bekledim ki, iyice bir yorulsun, nasılsa susar. Normal koşullarda böyle bir saygısızlığa izin vermezdim ama çok yaşlıydı yaaa, acıdım.

.    Bir süre sonra, bağırmaktan nefes nefese kaldı, yoruldu, sustu. "Teyze, rahatladın mı şimdi, konuşayım mı artık?" diye sordum, başını salladı. "Bak" dedim, "bu erkekler için olan bir ilaç, senin olduğuna yemin etsen bile inanmam, söyle kimin bu ilaç?" Baktı beni kandıramıyor, başladı alttan almaya...İlaç oğlununmuş, sosyal güvencesi olmadığından, teyzenin üstüne yazdırmak istemişler. Yazılmasını garantiye almak için de teyzeyi tembihlemişler bir güzel, ilaç benim demesi için... Doktor başka türlü yazmaz diye de korkutmuşlar.. 

.    İlacın yazılmasından ümidi kesince, foyası da ortaya çıkınca, teyzeyi aldı bir telaş... Şikayet ederim diye korktu her halde. Durumu kurtarmak için yüzüme "gızım gızım, gadın gızım" diye alıp veriyor, ama içinden eminim ki sayıp sövüyor... Bir daha böyle yapmamasını söyledim ama duymadı bile... İlacın kutusunu ve kimliğini alıp, poşetine geri koydu, yerinden kalktı, kapıya doğru gitti, dönüp bana bir bakış fırlattı ki, korktum vallahi... :) Bastonu kafama yiyeceğim sandım... :) Kapıyı ardından kapatır kapatmaz, koridorlarda yankılanan sesini duymaya başladım: "Sanki gendi cebinden ödeepduru bu ilaşların parasına, yazıvesen noluyoru, cavırın dokduru, başgı dokdura yazdırın ben de, bi sen mi vaasın memlikatta, ay anaaaam ay!"......

.    Yaaa, işte böyle dostlar...  :( Yurdum insanı!!!...

.    Sağlıcakla kalın...

.

Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü--- Muğla-Menteşe---26.04.2018

Grafik/resim tasarım: F.Fisun Gökduman Kökcü

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bayıldımmm ... :) Gözümün önünde nasıl canlandı o teyzecik. Ne kadar başarıyla çizmişsiniz ... Muğla şivesi..."e" halini "i" ; "i" halini "e" hali olarak kullanmaları çok enteresandır. Ne kadar hoşgörülü ve insancıl olduğunuz bu anınızdan da belli oluyor.Bütün meslektaşlarınızda da bu sabır ve anlayış olabilse keşke. Şimdilerde hastaya karşı özelde görülen ilgiyi yakınlığı gösteriyorlar ama özel hastaneler henüz yokken veya çok azken bir dövmedikleri kalırdı. Siz şimdi doğal olarak, meslektaşlarınızı savunacaksınız ama sevgili doktorum, işin aslını siz de biliyorsunuz.Bu değişimin nedenlerini de; sizler de biz de biliyoruz. Sizin gibi doktor ve sağlık çalışanlarının çoğalması dileği ile sevgiler,saygılar...

Nur Eşmeli 
 02.10.2018 13:44
Cevap :
Sevindim:)Teyzeciklerim çoktu benim:)Hepsini yaşadığımdan olsa gerek,yazıya aktarmak zor olmuyor.Bizim e ve i halini karıştırmalarımız pek meşhurdur.En eğitimlilerimizde bile,kayıverir şive zaman zaman:)Ama bu da ayrı bir şirinlik:)26 yıl çalıştım,bir tek hastamı bile kırmadım.Her istediği olmaz hastanın,bazen en olmadık şeyi yapmanızı beklerler sizden,bu teyzede olduğu gibi.Ama bağırmak,aşağılamak,hakaret etmek olmaz.Sabır ve hoşgörülü olmak gerek böyle zamanlarda.Ben doktorum ama bazen hasta da olabilirim.Haklı olan meslektaşlarımın her zaman yanındaydım.Ama yanlış olan hiç bir şeyi savunmadım,savunmam.Ama doktorun da insan olduğunu,duyguları olduğunu unutmamalı insanlarımız.Bazen hastaların da sınırı aştığı oluyor maalesef.Yani sabır ve hoşgörü,hepimize,hatta tüm ülkeye gerek.Hepimiz bu özelliğimizi kaybettik zira.Sımsıcak içtenliğiniz için,çok teşekkür ederim sevgili Nur hanımcığım.Yürekten sevgilerimle,hoşça ve sağlıcakla kalın,sevgili öğretmenim...  03.10.2018 1:21
 

Evet maalesef yurdum insanı, akıcı bir üslupla anlatmışsınız.

Kerim Korkut 
 17.05.2018 11:14
Cevap :
Yurdumun genel durumu bu...Teşekkür ederim değerli yazarım.Saygı ve selamlar...  17.05.2018 12:58
 

Allah, doktorların yardımcısı olsun gerçekten içler acısı bir durum, kullanmadığı ilaç, hemde prostat ilacı. Ege şivesi çok hoş, aslında yurdumun tüm bölgesinin ayrı ayrı şive özellikler var ve de seviliyor ;) Yaşlı teyzenin işine gelmeyince de ''cavırın dokduru'' oluvermişsiniz Fisun hanımcığım ;) Sizi okumak oldukça zevkli, sevgilerimle..

gülsen tunçkal 
 17.05.2018 1:50
Cevap :
Sormayın Gülsen hanımcığım,buna benzer daha neler neler var benim hatıralarımda,yazılmayı bekleyen :) Yurdumuzun genel hali bu maalesef :) Ne yapayım,gene de seviyorum bu ülkeyi, bu insanları ben :) "Cavırın dokturu" olsam da :) Çok teşekkür ederim yorumunuz için.Sizi okumak da benim için çok zevkli. Fırsat buldukça uğruyorum sayfanıza.Gönül dolusu sevgilerimi yolluyorum,selamlarımla beraber...  17.05.2018 5:27
 

Cavırın dokduru :))) bu gün sizi okuyorum vakit buldum biraz ama muhteşem anlatmışsınız ne güldüm ne güldüm, iyi geldi çokça ;) şiveyi severim bizim buralarda da güzel bir şive vardır ben de yazmıştım teyzeler yazımda biraz, sayfanızı ve sizi çok sevdim gerçekten yazdıklarınızın bana yansıması, duygular çok hoş geldi sağ olun teşekkürlerimle, sevgiler selamlar olsun...

Gecenin hüznü 
 03.05.2018 11:31
Cevap :
Canım benim :) Seni güldürebildiğim için çok mutlu oldum.Teyzeler yazını okudum,çok tatlıydı :) Yorum bilene yazdım garii :) Kalp kalbe karşıdır derler ya,ben de seni ve yazılarını çok sevdim.Fırsat buldukça okuyacağım seni.Yazmaya devam...Sen de,ben de...Sen de sağ ol canım. Öpüyorum hepinizi,kucaklıyorum yürekten...  03.05.2018 15:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 320
Toplam yorum
: 1117
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 269
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Efekan'ın annesi, Mehmet'in eşi, doktor emeklisi... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster