Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '07

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
1075
 

Sen neymişsin Facebook?

Sen neymişsin Facebook?
 

Duyduklarımın en ilginci ''Facebook yazdığımız klavyeden parmak izlerimizi alıyormuş'' dedikodusu oldu.

Son günlerde ilginç haber peşinde olan yazılı, sözlü ve görüntülü medyamız Facebook üzerine bir hazine bulmuş gibi atladılar. Bir yandan facebookmania herkesi sarmışken öte yandan Facebook paranoyası herkesin dilinde, özellikle medyanın.

Günlük yaşamda olduğu gibi medyadaki haberlerdeki Facebook paranoyası da tamamen kulaktan dolma bilgilere dayanıyor.

''Facebook’ta yayınlanan bilgilerden sahte kredi kartları çıkartılırmış'' diyorlar haberlerde. Eğer böyle bir tehlike varsa, Visa, Mastercard uzmanları ve bankalar önlemler almak zorundadır. Eğer adımıza kredi kartları bu kadar kolay düzenlenebiliyorsa vay halimize.

“Biriler sizin adınıza Facebook’ta Profil açıyorlar” diyorlar. O zaman siz de gerçek profilinizi açarsınız ve diğer sahte profili ve o profildeki fotoğrafları “Report” edersiniz, yani şikayet edersiniz.

“Facebook’ta gerçek adlar yok” diyorlar. Benim arkadaş listemdeki herkes gerçek adıyla. Eğer arkadaş listesine gerçek olmayan adları kabul eden varsa bu onların sorunudur. Bir arkadaşı kabul etmek iki aşamalıdır, daha sonra silmek ise tek aşamalıdır. Bir addan şüpheniz varsa hemen silersiniz.

“Herkes herkesin sayfalarını görüyor” diyorlar, bunun arkadaşlarla sınırlanabileceğini bilmiyorlar.

Bu konuda haber yapanlar önce kendileri Facebook’a üye olup biraz öğrenseler çok iyi olacak. Facebook haberlerinde terminoloji hataları yapıyorlar. Bir kişi hakkında profil hazırlandığını söylüyorlar, bakıyoruz, profil dedikleri grup çıkıyor. Sonuç olarak bu haberleri yapan medyamızın Facebook’tan habersiz olduklarını düşünüyorum.

Tehlike var mıdır? Elbette vardır. E-Posta kullanırken, MSN kullanırken ne kadar varsa o kadar tehlike vardır.

Facebook çok olumlu bir gelişmedir. MSN’de aynı anda sekiz arkadaşıyla yazışmaktan yorulan o nedenle Facebook’u tercih edenler vardır. Bu onlar için bir kurtuluştur.

Daha önce Facebook’la ilgili iki yazı yazmıştım:

Facebook’a üye olduğum günlerde “Facebook” başlıklı bir yazı yazmıştım (6-10-2007): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=68073

O günlerde Facebook’un değerinin 10 Milyar USD olduğu söyleniyordu, şimdi 15 Milyar USD değer biçiliyor.

Facebook’ta Türkiye’den yarım milyon üye olunca “Facebook Türkiye’de yarım milyon kişi oldu” başlıklı bir yazı yazmıştım (21-10-2007): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=70853

Bu yazıda Facebook hakkında öğrendiklerimi paylaşmıştım.

Daha sonra üye sayısı hızla arttı, hatta benim tahmin ettiğim tarihten önce 14 Kasım günü Türkiye Network’ünü seçen üye sayısı 1 Milyonu geçti. Bugün ülkemizde 1 milyon 150 bin üye var. Buna kendine kurumsal network seçen veya hiç network seçmeyenleri de eklersek bu sayı birbuçuk milyon olabilir.

Şimdi Facebook paranoyasından kurtulma zamanıdır. Biraz özenli ve dikkatli olalım yeter.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2348
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster