Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

12 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
565
 

Sen varsın ya!

Sen varsın ya!
 

Öyle zorlanıyorum ki son zamanlarda yaşadığım şeyler karşısında, derin derin soluma ihtiyacı hissediyorum, ciğerlerime yetse mideme yetişmiyor nefesim. Hayır altından kalkılmayacak cinsinden değil yaşadıklarım sadece üst üste bir yığılış, sabrın tükenmişliğini hissetmekteyim. Ben nelerin altından kalktım, bu öylesi değil biraz bıkkınlık biraz yılgınlık biraz “yeter artık ama” cinsinsen bir yorgunluk yaşıyorum. Hani şemsiyesiz yağmurlu bir günde sırılsıklam olmuşsundur, evine gitmek için araç bulamazsın bir de yoldan geçen bir araba toplanmış suyu olduğu gibi üzerine sıçratır, beddualarının tümünü tanımadığın şoföre edersin ya işte aynen öyle günlerdeyim.

Hani bir fıkra var, Temel yolda araba kullanıyormuş, dinlediği radyo kanalında “Dikkat dikkat şu istikametteki yolda ters yöne girmiş bir araç var” diyen spikere “Hangi piru (biri) hangi piru hepsi üstüme üstüme geliyur” demiş onun gibi hissediyorum. Ben mi ters yolda araba kullanıyorum yoksa bütün araçlar mı benim üstüme üstüme geliyorlar inan bilmiyorum. Birçoğunun çarpmasına engel olamamama rağmen yarasız kurtuluyorum senin sayende. Soluk alışlarım düzene giriyor yanındayken ya da sesini duyduğumda.

Sıkıldın sen, denizi özlemişsindir bilirim ben, geliyorum, çaldırdım mı telefonunu in aşağı diyorsun. Soğuk hava hem ciğerlerime hem de mideme yetişiyor varlığınla. Şile’nin içinde her zaman gittiğimiz, tepede küçük bir balık lokantasının ağaçlarla desteklenmiş uzantısındayız. Adını söylemiyorum çok fazla insan doluşmasın oralara diye. Nereden bakarsan bak, üç cepheden farklı güzelliklerde deniz manzarası. Masamızda, kalamar, midye tava, karides, palamut, bol soğanlı salata. Daha ne ister ki bir fani bunca nimetten sonra. Yalnız değiliz masamızda, aslanlarla birlikte yiyoruz deniz mahsullerini, hoşnut-dingin-kadir kıymet bilen bir mutlulukla.

Memleketi kurtarmıyoruz konuştuklarımızla öyle bir endişemiz yok bugün, daha güncel, daha ferah, güzel günler, umutlarımız, henüz doğmamış bebeğimize don biçmeye de kalkmıyoruz, yarınlarımızdaki sorunlarla nasıl başa çıkarız meselesini kolaylaştırma çabaları.... Söz vermeden, yemin etmeden, vaatsiz ve yalansız söylediklerimiz. Bütün savaş donanımlarımı çıkarıyorum yanında, öyle bir güven hissediyorum, şükürler ediyorum varlığına. Yarın umurumda değil, bugün yanımdasın ya.

Kimsenin bulunmadığı bomboş sahili boydan boya yürüyoruz e ele. Küçücük iki çocuğun saf, tertemiz, arınmış, kötülük içermeyen cümlelerinden oluşuyor konuşmalarımız. Koskoca dünyaya oranla küçücük iki toplu iğnesi ucu kadar ancak yer kaplıyoruz evrende. Tamam sen vida ucu ol boyunu posunu Yaradan’a kurban olduğum. Kıyıda kayalıkların arasındaki sularda küçücük balıkları inceliyoruz iki bilim adamı ciddiyetinde. Varoluşa hayran olmamak imkansız doğanın içinde. Denizin o baş edilmez gücüne hayran oluyoruz her zamanki gibi, kendi varlıklarımızın o gücün karşısındaki acizliğiyle. Üşüyen kulaklarımızı ısıtmaya bile çalışmıyoruz hissettiğimiz huzurdan.

Bugün sadece bizim, teşekkür ediyorum sana minnettarlıkla bana böyle bir gün yaşattığın için. Biz şehirden, gürültüden, koşuşturmadan, sorunlardan kaçtık, sorumluluklarımızdan kaçmadan. Daha dün mideme yetişemeyen nefesimi bütün karnıma dolduruyorum nefessiz kaldığım günlerde kullanmak için. Manzarayı el çabukluğuyla çiziyorum beynimin beyaz bir köşesine gözlerimi kapattığımda seyredebilmek için. Ellerinle kulaklarımı ısıtmaya çalışıyorsun ben resmi çizerken. Mutluluğum, huzurumsun diyen sesin içimi ısıtıyor. Hayır üşümedim, dönmeyelim diyorum, gülüyorsun halime. Benim böyle ustaca çizilmemiş çok güzel resimlerim var seninle. Hepsinin yeri ayrı gönlümde, hepsi birbirinden değerli, hiçbirine fiyat koyabilmiş değilim henüz, sen bile istesen veremem, onlar benim sahip olduğum en pahalı hazinelerim. Yokluğunda neyle oyalandığımı sanıyorsun Yüreğimin Çekirdeği?

İlahi bir güç var aramızda, tek taraflı hissedilmeyen. Senin en çok o az konuşan ama güzel şeyler söyleyen, her şeyi olabilir tarzında kabul eden, olgun, adam gibi adam olan hallerini seviyorum biliyor musun? Sanki seninle dünyanın öbür ucuna kadar yalınayak yürürmüşüm gibi geliyor. Hayır canım seksen günde değil tabi ki, dinlene dinlene bütün ömrümüzce. Taşlar topluyorsun güzellerinden, kaplumbağanın altına koymak için. Sahi sen hayvanları da çok seviyorsun ve ben bu sevgileri zerrece kıskanmıyorum. Haa bir şey unuttum, sinirlendiğinde gözlerin daha koyu daha bir garip bakıyor ya onlara da çok bayıldığımı daha önce söylemiş miydim? Donmuş vaziyetteyiz hiç şikayetsiz, dönüş yolunda türküler söylüyoruz birlikte, etrafta kimsecikler yok acaba bizim sesimizden mi kaçtılar diye merak içinde de değiliz üstelik.

Varlığın için önce Yaradan’a, sonra sana milyonlarca teşekkürler ediyorum, beni akbaba gibi hiç gagalamadan hiç hırpalamadan seven adam. Bu öyle güzel bir gündü ki daha fazla anlatmam özel mülke girer ki bu da bize yakışmaz di mi Beyaz Atlı Prensim?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Akbaba gibi gagalamadan sevmek! Bu cümleyi ben şiirlerimde şöyle yazmıştım bir zamanlar, Ahtapot kollarla nefesimi tutma alma canımı zamansız alma, bırak kendi imkanlarımla seveyim seni, beni kurallarınla yorma, çek ahtapot kolları soluğumdan, sadece ellerini ver bana, HADİ UZAT SEVGİYLE BANA... İki şair kalemin cengaver buluşmasıydı bu yazı. Biz kadınları anlamak da çok zor galiba, ne kalıplara sığdırılmaya çalışılmaktan hoşlanıyoruz ne de sevginin fazlasından. Kendin gibi gel bana, bende olduğun kadar, dizelerimde olduğu gibi sadece ılık bir sevgi! İşte hepsi bu. Sevgiler canım. Nilgün ç.

NİLGÜN BURSA 
 16.06.2007 9:34
Cevap :
Ben de çek ahtapot kolları soluğumdan a bayıldım. Biz kadınlar mı zoruz yoksa sevdalar mı daha zor zaman zaman değişir düşüncelerim. Evet söylediğin gibi arkadaşım ılık bir sevgi, ne azı ne fazlası yetiyor galiba sevmeye niyetliye. Sevgilerimle  16.06.2007 22:30
 

Nereye ne zaman nasıl gidildiği değil de; kiminle gidildiği üzerine muazzam bir kubbe inşa etmişsin şiirsel bir tanımla. Hani adres versen de, biz de arada bir gelsek çoluk çocuk. Beyaz atımız falan da yok ama (((.Kevser'ciğim yine de çok merak ettim o sahili. Mutluluğun daim olsun, yüreğine gam keder hüzün uğramasın. Sevgiler canım. Nilgün ç.

NİLGÜN BURSA 
 16.06.2007 9:23
Cevap :
Bayılırım çoluk çombalak açık hava gezmelerine. Kuzenlerimle denize gittiğimizde herkes kendine ait kafaları sayar takip etmek için, yakan top oynamalar, karpuzların kim tarafından tüketildiği anlamadan bitmesi, annelerin seni gebertirim boğulursan diye tembihlerindeki o abuk korkutma gösterisi, beni bunlarla korkutamazsın arkadaşım. Bazen kalabalıklar da yalnızlık kadar ihtiyaç duyururlar insanlara. Muazzam bir kubbe inşa etmişsin şiirsel bir tanımla cümlesi bana kendimi güzel bir şeymişim gibi hissettirdi. Teşekkürler ve sevgiler sunuyorum.  16.06.2007 22:34
 

mutluluk hep sizinle olsun ne güzel bir anlatım çok sevdim yazınız. saygı ve sevgiyle

Meral Yağcıoğlu 
 15.06.2007 14:08
Cevap :
Teşekkürler ediyorum, beğendiğinize çok sevindim. Sevgiyle kalın  15.06.2007 18:05
 

ni okur gibiyim. Zımpara pardon zampara çarşamba ardında romantik perşembe. Beya zatlı prensinizle size mutluluklar diliyorum. Bu arada gördüğünüz, baktığınız herşeyin farkında olma onu kaydetme huyunuzada gıptayla bakıyorum:) Sevgiler

Haşim Arıkan 
 14.06.2007 22:46
Cevap :
Beynimi her gördüğümle doldururken de asıl hatırlanması gerekenleri es geçebiliyorum, mesela iki kere iki kaç eder tabi ki biliyorum ama bazen gerçekten öyle şeyleri unutuyorum ki hele o gün dinlediğim fıkraları, gülüyorlar halime. Küçük yılan anne verdiğin harçlıkları hep unutur tekrar verirsin inşaallah diye dua ediyor. Bakıp da görmemek ayıp olur Yaradan'a diye farkındayım yoksa bana ne değil mi ama? Çekirdek ailenle mutlu günler, babalar gününü kutlar, sağlıklı uzun ömürler dilerim efendim,  15.06.2007 0:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 361
Toplam yorum
: 1584
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster