Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
325
 

Sen ve Ben olmasak; ne olacak buranın hâli İlhami?

Sen ve Ben olmasak; ne olacak buranın hâli İlhami?
 

Olur mu olmaz! Lâtife altı üstü lâtife...Resim de alıntı


---Küfür kültürü diye bir şey var mı bilmiyorum ama Avrupalının küfürleri bana yavan geliyor. Etkili, kanlı canlı değiller; annesini sattığımın küfürleri…

Küfür dediğin bizimkiler gibi olmalı; adamın gözünü döndürmeli.

Kafatasını attırmalı.

“Kendini şeyet!” Ne o öyle şimdi bunun neresi ayıp?

Varsayalım kendi kendimizi hallettik; kim görür kim duyar?

Teşhirci ruhu taşımadıktan sonra…

Sokak ortasında; insan konsantre olamaz ki…

---Yoğunlaşamaz mı demek istedin?

…He ya herkesin gözü önünde; doğru dürüst küfür etmekten aciz biri dedi diye insan kendi kendine; tövbe tövbe...

Bizde öyle mi? Ağızlar köpüre köpüre anneler, eşler, kardeşlerle başlanır; bir solukta,  yedi kuşak; sülale bir çırpıda anılır.

---Amma matah bir iş hani seni tanımasam, neredeyse “ Gelin erenler; bir yarışma düzenleyelim; içimizde ne kadar “GÜNGÖRMEMİŞ” varsa ortaya dökelim. En fazla beğenilen birinci olsun” diyeceksin.

…Yok be İlhami öyle demeyeceğim; bir insan nasıl olurda bu kadar yüksekten uçar onu hesap etmeye çalışıyorum.

Herkes akli kabızlık sendromundan mustarip olunca;  iki derin bilgenin eline kalmış MBlokya… Allah onları başımızdan eksik etmesin!

Nice olurdu halimiz İlhami?

---Valla doğru söylersin İlhami’nin biricik özel kalemi; diyemiyorum çünkü “derin bilgeleri MBlokya arenasında tek başlarına” düşleyince gülümsemeden edemiyorum.

…İlahi İlhami Gülünecek ne var bunda?

---Haklısın! Gülerken gözyaşı dökmeliyim. İki mükemmel dört dörtlük; eksiksiz; malzemesiz; sivri uçlu kalemler: Ne kaynatırlardı acaba?

… Önce avuçlarını yalar; doymayınca yemeğe çıkarlardı.

---Sen küfür kültürünü soruyordun nerden aklına geldi?

…Uçakta genç bir baba: Yol boyunca ciyak ciyak ortalığı ayağa kaldıran evladını sakinleştiremeyen eşine; öylesine özgün bir hot kütür küfrü layık gördü ki… Duyanların: Uçak, İzmir havalimanına inesiye dek ağızları açık kaldı.  Eğil bi yol; kulağını bana ver. Fısıldamalıyım.

.... ….. …. ….! Nasıl? Şaşırdın dimi?

Ben de ben de çok şaşırdım İlhami ama burada satırlara dökemem ki.

---Pes pespes ; evet seninle benim küfür kültürümüz eskimiş dolayısıyla sensiz bensiz de yol alır bu yelkenli…

Yeter ki yeli; yelleri…

17 Mayıs 2012 Perşembe

Alev Meisel/ İzmir’im dönüşlerde; bıraktığı gibi bulamayınca; neden hayıflanır şu insanoğlu? Bencilliğinden öyle değil mi?    

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla kızgınlıkla neler neler söyleniyor.Özellikle benim yazılarımda kızdığım insanlara biraz kaba konuştuğum oluyor maalesef.Küfür edebiyatımız kokoreçe benziyor; hem iğrenç hem de çok lezetli...

Kerim Korkut 
 17.05.2012 21:27
Cevap :
Yazılarınız ve yorumlarınızda ben şimdiye kadar kaba sert vurgulamalara pek denk gelmedim. Tarzınız doğal bıkkınlık verecek abartılardan arınmış bir anlatım şekli saç baş yoldurmuyor. Küfürlerimizi kokoreçe benzetmeniz isabetli olmuş da bildiğiniz gibi AB kokoreçimizi aforoz etmeyi planladı; biz onu korumaya almazsak birbirlerine benziyorlar diye küfürlerimize de el atmasınlar. Hani bizim kim olduğumuzu bize hatırlatan ne varsa silerek rahatlamamızı istiyorlar ya işte o yüzden...Dikkatli olmak gerekir. Teşekkürler selamlar.  17.05.2012 23:54
 

İlahi Nedim Hocam ne güldüm ne güldüm... Can Yücel'in bu davasını google amcama sordum bi çırpıda çıkarıverdi karşıma. Alevcim bu konuya ben de Fransız kalmışım, cahal da denirse cahalız işte napalım. Allahtan ki google amca var da bilgilendik. Kendi kendime gülünce de deli miyim neyim ben demekten alamadım kendimi. Neyse Alevcim BJK-FB maçı BJK nin cezası nedeniyle sırf kadın ve çocuklara hemi de ücretsizdi. Gittim keyifle izledim yendik çünkü amaaaa maçta edilen küfürlere ağzım açık kaldı şöyle bir bakındım etrafıma tüm kadınlar hep bir ağızdan i... fb ve daha yazamayacağım küfürler etmekteler. Kulaklarıma inanamadım, utandım kadınlığımdan neyse ki 2 hafta sonra trabzon maçında azcık söylendi de çok üzülmedim. Düşünebiliyor musun binlerce kadın diyorum Alevcim, sanıyorum hep bir ağızdan olunca mahsuru olmaz diye söylediler ama vallahi utandım, sonradan öğrendim ki TV'de naklen yayında bile sesi kısmışlar duyulmasın diye. Güler misin ağlar mısın?...:))

Sema Sener 
 17.05.2012 15:29
Cevap :
Şimdi düşünüyorum maç esnasında duyduğun inciler mi yoksa Can davasında adı geçen sözcük mü küfür diye... Son kararımı verdim. Üç harften oluşan -küfür- olamaz. Tek başına olamaz. Eğer allayıp pullamazsak olması imkansız. Olsa olsa bu sözcüğe sahip çıkacak yürek yok bizde derim.Elin anüsü daha mı şık? Şık olmalı ki köylüyü allak bullak etmişler. Doğamızı doğallığımızı yitirmişiz. Küfürün küfür olabilmesi için başka malzemelere ihtiyaç var. Yazının dile getirmek istediği konu ise bambaşka boyutlarda...Kıyas davası ve bir dalın üstünde tüneyerek tepeden bakmalar. Olmuyor işte o onlar anlamıyorlar ama ben bizler her bir şeyin farkındayız. Yazı konusu sınırlamasına elbette karşıyız. Düşüncesi bile ürpertiyor ama şakacıktan da olsa kendine paye vermek; çekici olmuyor. Salaş salaş kafa bulmak her daim geçer akçe değil. Ciddiye alıp kafaya takmak da...Bir bakıyorsun ters tarafına denk geliyor fikrini zikrediveriyorsun. ÜstünÜstadım: O öyledir güldürür de ağlatır da... Sevgiler   17.05.2012 17:48
 

Başka bi yerden bakayım önce de terslik bende kalsın:)))...yorumlar ve cevapları -ille de cevapları- yazıyı misli misli aşmış...bencesi de bu...(ŞairimEşref,NeyzenTeyfik ve CanBaba'dan öğrendiğim çok şey var...ama birini yazayım ''küfür ile bir toplumsal olayın P-üf noktası bulunabilir aslında''...Can Yücel'in bir de ''G.. davası'' vardır ve beraat etmiştir...mahkemede anlattığı fıkrayı da biliyorsunuzdur)...saygılar...

nedim üstün 
 17.05.2012 13:24
Cevap :
Can davasındaki anlatılan fıkranın içeriğini yorumunuz sayesinde öğrendim. Daha önceden bilmiyordum. Bilmediklerimi her itiraf edişimde cehaletim karşısında daha da güçleniyorum. karanlıklarıma pencere açarak; beni ışıklandıran her bir yorumunuz için yürekten teşekkürler ÜstünÜstadım. Selamlar saygılar.  17.05.2012 14:44
 

Duyarlılığınız ve hassasiyetiniz. Ne yüce duygulara sahipsiniz...Peki... Bu hissiyat karşısında ağlamaya kalktı garip gönlüm. İzin verir misiniz? Sevgi ve saygılarımla...

Ay Şen 
 17.05.2012 12:16
Cevap :
Nasıl neden hâlâ ayaktasın sorusu gündeme gelmiş olsaydı; yanıt buna benzer olurdu. (Ben öyle tahmin ediyorum.) "Büyük hediyeler güçlüdür biliriz.Gönülden Ufacık tefeciklerin gözü karadır.Yılmadan mücadele verirler. Büyüklerin altında ezilmezler çünkü büyükler arada sırada uğrarlar. Hatırlanmak: Ekmek su soluk gibi hayati önem taşır (yine çünkü)hatırlanmak-hediyesini kimse ama hiç kimse kendine bir yerlerden satın alamaz. İşte küçük armağanlarla mutlu olanlar;her şeye rağmen ayakta kalırlar" Gördüğünüz gibi benimle ilgisi yok; o sizin hassas gözü tok yapınızdan kaynaklanıyor. Hiç ağlamamak hiç gülmemek gibidir...Sevgiler selamlar.   17.05.2012 12:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 829
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster