Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2621
 

Sen veya Siz

Sen veya Siz
 

Sen mi siz mi? Siz her zaman üstün olan mı?


Birine “Sen” veya “Siz” diye hitap ederken yaşadığımız kararsızlıklar, hatta yaşarken stresli, yaşadıktan sonra başkalarına komik anı olarak anlattığımız durumlar. Bazen de kavram karmaşaları…

Bazen yaşını kestiremediğimiz kişilerle karşı karşıya gelince bu durumu yaşarız. Bazı insanlar çok yaşlı, bazıları ise olduklarından genç gösterdiklerinden bu bazı insanların yaşlarını kestiremeyip kendimizden küçük birine saatlerce “Siz” diye hitap edebiliriz. Bunda bir zarar yoktur, ama kimi insanlar kendilerinden küçük birine siz demeyi kendilerini alçaltmak olarak algılayabilirler. Hatta “O kim oluyor da ben ona siz diyeceğim?”

Bazıları ise karşı tarafı ezmek için siz denilebilecek durumlarda bile sen diye hitap edip bu hitap şekliyle kendilerini üste çıkarmaya çalışabilirler… Mesela trafikte sinirli bir bayanın aynı yaş civarında bir beyefendiye “Sen kendini ne zannediyorsun?” diye bağırması gibi. Halbuki aynı beyefendiyi iş yerinde toplantıda görse ona “Size bazı belgeler getirdim” diyebilir.

Bazı sosyal ortamlarda çalışan kişilere sen denmesi bana saygısızlık gibi geliyor. Bir restoranda garsona “Bana bir su getir” diyen insan tipi bir de bunu yüksek sesle etrafına bakarak söylerse içimden o kişinin bir şeyler kanıtlamaya çalıştığını düşünüyorum, ama ne?

Bir karmaşa da aile arasında bizden büyük ama yakın olduğumuz akrabalar vardır. Yaşları itibarı ile onlara siz demek gerekir ama aşırı resmiyet de gerekmez. Bu gibi durumlarda da lakaplarını ekleyip cümleye devam ederiz. “Bir şey ister misin?” değil de, “Semih Amca, bir şey ister misin?” gibi.

Bunlar dışında yüz yüze kurmadığımız etkileşimler de var. E-mail yazarken, telefonla konuşurken sen veya siz diyeceğini bilememek gibi.

Belirsizlik durumlarında nasıl işin içinden çıkıyoruz? Tabi ki belirsiz konuşarak. Nasıl mı? “Bir su alabilir miyim?”, “Bunu değiştirebilir miyiz?”, “Bunu almamın sakıncası var mı?”, “Belgeler imzalandı mı?”, “Fişi kesildi mi?”…gibi.

Konuşma tarzımızın kişiliğimizi ele verdiği doğru. Bu tip ufak detaylar, “sen” ve “siz” arasındaki fark bile bolca anlam yüklü birçok ortamda ve durumda. Bu iki hitap şeklini düzgün kullanamamak bazı insanları üzebilir, sinirlendirebilir, küçük düşürebilir. Kimisini de saygı görmekten dolayı mutlu edip özgüven katabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hoş bir yazı. Yazınızda daha çok olayı görgü ve saygı eksikliği bağlamında değerlendirmek olası. Aslında bu noktadan yola çıkarak insanların psikolojik durum çözümlemesi yapılabilir. Bu anlamda bilimsel bir yazıyı okumayı çok isterdim. Bence biraz araştırarak toplumun nezaket anlayışını ruhbilimsel çözümleme şeklinde yazarsanız çok keyifli ve doyurucu olur. Teşekkürler.

Güz Özlemi 
 29.11.2011 11:31
 

Yaşlı görüntüsü sıkıyor beni!!

Ahmet Balcı 
 14.03.2010 23:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5216
Kayıt tarihi
: 07.10.09
 
 

Ayse Ipek Bilen Koc Universitesi Psikoloji Bölümü  California State University Long Beach..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster