Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '12

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
1681
 

Sen yoktun

Sen yoktun
 

Bir yıldız kaydı bir gece ansızın, dalmışken ışığına ben

Bir baktım ki yanımda yoktun, kaybolmuştun

Seni aradım sokak sokak çaresizce, adımlarımı saydım

Karanlıklarda seslendim adını, her kaldırım taşında izini aradım

Yollar da hep yokuştu nefes nefese kalmıştım

Duvarlar bir bir üstüme yıkıldı sanki, tut ki enkaz altında kaldım   

Zindan karası gecelerde sensizlikte korkarken ben

Sen yoktun…

 

Bir sabah yine yorgun uyandığımda düş yorgunu bir gecenin sabahında

Üşüyordu içim, çisil çisil bir yağmur vardı İstanbul’da

Aynadaki yabancıya ilişince gözlerim selama durdum usulca

Sonra birden çok çirkin hissetmiştim kendimi

Bir o kadar donuktu gözlerim ve soğuktu bedenim

Düşman olmuştum o zaman aynaların yabancılığına

İçimde gittikçe büyüyen boşlukta kaybolurken ben

Sen yoktun…

 

Dalgalara attım bir akşam kaybolsun diye umutları

Bir avuç tuzlu suda eritmek istedim içimdeki buzları

Birkaç damla su sıçrattı dalgalar yüzüme, alıp geri verdiler

Tükenirse umutlar asıl o zaman biter yaşam dediler

Oysa ne çok kırılgandım, ne çok vazgeçmiştim hayallerden bile

Güneş bile terk etmişti boyayıp gönlünce kırmızılara ufku

Öylece görünmezliğe doğru boşluğa uzatırken ellerimi

Sen yoktun…

 

Her şey vardı zamanın bilmecesinde çözülmeyi bekleyen

İki sözcük kalmıştı işte alt tarafı bir türlü çözülemeyen

Düşlerimize dizmiştik ya hani sıra sıra pembe bulutları

Her yeni gün o bulutlardan biri daha eksiliyordu

Dillerim lal olmuştu sonunda, düşsüz ve gölgesiz kalmıştım

Şiirler de susmuştu, renkler bir bir kaybolmuştu

Suskun dudaklarım karabasanlarda çağırırken seni ben

Sen yoktun…

 

Mevsim sonbahardı hüzün nakış nakış işlenmişti her yaprağa

Toprak yağmura doymuştu da içimdeki serkeş yangın doymamıştı

Gözlerim yanıyordu uykusuz sabahlarda kar boran az geliyordu

Yokluğunun kavurucu sıcaklığı göğüs kafesimi yırtıyordu

Avuçlarımdan kayan her bir kum tanesi gibi savruluyordum

Sarsılırken ben yüreğimin en ücra köşelerinde fırtınalarla boğuşurken

İçimdeki çocuk ölüyordu

Sen hep yoktun…


Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önemini bilmeden, öylesine yaşadığımız güzel anlar, mutluluklar...Öylesine yaşadığımız yanılgılar... Biriktire biriktire geçen yıllar... Nice yllara sevgili Şükran, güzellikler biriktirerek nice yıllara...

Vildan Sevil 
 24.10.2012 14:22
Cevap :
Biriktirmek; acı tatlı anılar, mutluluklar, hatalar, yanılgılar. Farkında olmadan geçen yıllarda en çok ta insan biriktirmek güzeldi. Teşekkür ederim Vildan Öğretmenim. Umarım güzellikler biriktirmeye devam ederim. Sevgilerimle...  24.10.2012 16:30
 

Böyle bir sevgi var mı ya!Ya da sevgiyi anlatan şair...O her kimse meçhul sevgili,kafasını gözünü kıracağım!Hangi cehenneme gitmişti?Evet,kafasını gözünü kıracağım;verdiği acı nedeniyle ya da belki kıskançlık...

Kerim Korkut 
 24.10.2012 7:52
Cevap :
Olunca da böyle ifade edilir değil mi sevgi denen şey. Şaka bir tarafa gülümsettin yine yorumunla. İlahi :)) Teşekkürler...  24.10.2012 13:26
 

Karamsar olsa da, bir "sensizlik" hikayesini şiir diliyle pek güzel anlatmış.

M Yeter 
 19.10.2012 11:18
Cevap :
Teşekkür ederim Muharrem Bey. Selamlar..  19.10.2012 14:34
 

Şükran Hanım, insanoğlu yarım yaratılmıştır. Öteki yarısını arar durur hep! Bulabilmeniz dileği ile. Elinize ve yüreğinize sağlık. Şen ve esen kalın...

Dr Atanur Yıldız 
 19.10.2012 6:51
Cevap :
Haklısınız Atanur Bey, insanoğlu öteki yarısını arayıp duruyor yaşamı boyunca. Bulursa ne mutlu ona. Teşekkürler değerli yorumunuz için. Sağlıkla kalın...  19.10.2012 10:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2861
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster