Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '21

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
109
 

Senarist, bölüm 2

Senarist yavaşça doğrularak yatağından kalktı. Kapıda biri vardı ama kapıyı çalmaktan çok ortasına bir delik açmak peşindeymiş gibi vuruyordu. Senarist zorlukla doğruldu ve kapıya doğru ilerledi. İnilti gibi bir sesle konuştu çıkan ses bir tavukla karga arasında bir olay vuku bulmuş gibi bir sesti. Öylesine boğuk ve cırtlak bir çirkin bir ses çıkmıştı. Ama kapıyı açtığında gözlerine inanmakta epey zorlanmıştı. Bu sevgilisiydi varlığını unuttuğu altı aydır görmediği artık başka birinin kollarında olduğuna emin olduğu sevgilisi. Kadının yüzünde sanki dün görüşmüşlermiş gibi bir sıcaklık vardı ve eğer bunu bir rol gibi yapıyorsa epey ustaca bir roldü bu uzun bir yolculuktan gelmiş gibiydi elinde orta büyüklükte bir bavul vücudunda baskın bir parfüm kokusu ve dudaklarında açık mor ruj vardı. Bu renk senaristin en sevdiği renkti çünkü birbirlerinin dudaklarını birlikte oldukları zaman sıkça ısırırlardı ve mor ruj da bu ısırıklar arasında en ahenkli durandı.  Bütün bu düşünceler birkaç saniye içinde dağıldı aklında ve umarsız bir hal alması gerektiğine kanaat getirdi.

Burada ne yapıyorsun?

Rast saçmalıyorsun burası benim de evim hem neden kapının eşiğinde bir yabancıyla konuşuyormuş gibi konuşuyorsun benimle.

Altı ay oldu Anya altı ay!

Kadın masumca dudak büktü ve çocuk taklidi yapan aptal ve şımarık bir kadın gibi dudak büküp “sadece beş dakika” dedi.

Rast kızgındı ama eğer gitmesi için yeterli olacaksa buna razı olabilirdi.  Onu içeri aldı kadın önce lavaboya girdi rast ise gidip endişesini ve gerginliğini dağıtmak için bir sigara yakmaya gitti. Daha sonra aklına purosu olduğu geldi niye olmasındı. Eğer beş dakika sonra hayatından bir insanı uğurlayacaksan bu afili bir şekilde yapılabilirdi. Puroyu yaktı ve Anya içinde bir tane çıkardı. Gidip bir bitki çayı aldı. Günün bu saatinde içki yakışıksız kaçardı. Kadın lavabodan geldi üzerindeki ceketi çıkarmıştı. Rast bir erkekti ve bu, onu bir süre duraklattı. Kadının üzerinde o en çok sevdiği askılı beyaz bluzu vardı. Bir iki saniye soluğu kesildi beyni duraksadı. Sonra tekrar aklına geldi. Altı ay. Aniden ortadan yitip giden bir kadındı o onu affetmek olanaksızdı. Hem bugün onun büyük değişiminin ilk günüydü. Bugün bunlar olmamalıydı. Ne var ki Anya buraya geliş sebebini çoktan belli etmişti. Otuz saniye kadar süren bir sessizlikten sonra Rast umarsızca yüksek bir iradeyle Anya’nın gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı.

Kaç sevgilin oldu?

Hiç

Kaç kişiyle yattın

Hiç

Beni niye terk ettin

Seni terk etmek mi aptallaşma rast kimse seni terk etmedi. Sadece biraz nefes almak istemiştim o kadar. Üç sene aynı evde yaşamak kolay iş değil. Senden değil tüm bir düzenden sıkıldım ben. Sen hep işle uğraşıyordun ve sanki dört duvar arasında burada ellilerinde evli çiftler gibiydik. Ben bu yaşama hazır değilim. Yapamam diye düşündüm. Ama şimdi anladım. Sevdim bu hayatı. Seni sevdiğimi anladım.

Anya sen beni sevmiyorsun. Hiçbir zaman da sevmedin. Sen sadece birlikte yaşayacak bir evcil köpek istiyorsun arada komşuya bırakıp tatile gidebilece…..

Rast cümlelerini tamamlayamadı. Anya hamlesini yapmış ve rastın soluğunun içine ulaşmıştı. Rast önce onu itmek istedi ama buna duyularının ve arzularının büyük bir kısmı karşı koydu. O bir senarist olabilir belki de bir hafta sonra müthiş şeyler yaratabilirdi. Ama o da bir erkekti ve altı aydır duygusal olarak sadık cinsel olaraksa yoksun kalmış bir erkekti. Şüphesiz cinsellik hayati bir ihtiyaç değildi. Ancak böyle bir durumda bunu düşünecek irade pek az bir insana mahsustur. Rast artık Anya’nın kıvrımlarında geziniyor ve vücudunun her kıvrımını öpüyor kokluyor ve nefesiyle efsunluyordu. Önce boynundan başladı Anya her seviştiklerinde söylediği gibi söze girdi ve sanki unutulmuş bir hissi uyandırır gibi boyna konulan yumuşak bir öpücük ve sıcak bir nefes dedi. Dünyada buna karşı koyacak bir kadın olamaz. Rast ise ahenkli bir şekilde bu isteği sözcüklerle beraber yerine getirmiş ve onu kucaklayıp yatağa atmıştı. Anya rast ile aynı yaşta idi ama yaşını pek göstermeyen bir fiziği vardı. Tanımayan birisi ona kolayca yirmi beş diyebilirdi. Göğüsleri pek de büyük değildi ama sıska beli ve kısa boyu onları ön plana atıyordu. Gözleri açık yeşildi saçları koyu kızıldı ve gerçekten de güzel bir kadındı. Rast altı aydır ona sadık kalmıştı ama bunun getirdiği bazı sorunlar da kendini göstermiş ve yaklaşık on beş dakika sonra rast puroyu bahane ederek içeri kaçmıştı. Peki şimdi ne olmuştu. Rast epey emindi ki kadın onu birçok kez aldatmıştı. Anya’yı tanıyordu.  Onun için seksten daha mühim bir şey vardı. O her zaman ilgi isterdi. Rast birden düşündü. Belki dedi bu karmaşık hisler kalemimi besleyebilir. Çünkü artık yazması gereken şeyler vardı. Aklına güzel bir fikir gelmiş ve bunu da hiç gecikmeden her yazar gibi her boş anında beyninde yoğurmaya başlamıştı. Ayrıca altı ay sonunda istediğini elde eden arzuları da bu düşünceleri besliyordu. Verdiği bu karar muhtemelen aptalcaydı. Bu muhtemel aptallıkta ise on beş dakikalık dudaklardan boyna boyundan hayatın kaynağına uzanan yolculuğun büyük bir etkisi vardı. Rast yatağa döndü ve gözlerine düşen görünümü zihnindeki güzellik kavramıyla eşledi. Ona son bir kez bir soru sormaya karar verdi. Zaten çoktan yenilmişti. Bütün bir zihni çöküntü halindeydi. Kafasını kaldırdı ve Anya’nın gözlerini boşlukta buldu keskin bir sesle konuştu. Tonu o denli keskindi ki cümlenin önüne ardına ünlem gerektiren kelimeler eklemesi gerekmedi.

Beni kaç kez aldattın?

Anya soruyu bu kez anlamıştı. Eğer yalan söylerse istediği her ne ise ona asla ulaşamazdı. Çünkü rast tuhaflıkları olan bir adamdı ve onu uzun süre kandırmak mümkün değildi. Bir tavrında cümle de yanlışlıkla söylediği bir şeyden mutlaka anlardı. Çatlak bir sesle

Çok dedi

Duygusal olarak dedi rast

Kadın bu kez sert bir şekilde ona baktı. Ve hiçbir şey söylemedi.Benim zavallı dört kardeşim. Zavallı adamalarız bizler dedi. Sonra aralarında bir gülümseme oldu kadın ona gereksiz iltifatlardan kaçındı. Her neyse inandırmak istediği konuşarak inandıramayacağını o da biliyordu. Bunun yerine yorganı hafifçe kaldırdı. O kalın örtünün altında teni bembeyaz parlıyor ve davetkar bir durulukla rastın önünde duruyordu rast hınzırca güldü. Eliyle yorganı indirdi ve Anya’nın ayaklarının arasında yorganı hafifçe kaldırarak yatağın kıç tarafından içeri doğru süzüldü. Artık aklı tamamen izne çıkmış ve güdüleri ile hareket etmekteydi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 10.02.18
 
 

Yoruldum biraz ama neye yarar insan aynaya hep narsistlikle mi bakar yıllar geçiyor süzülürken o ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 10.02.18
 
 

Yoruldum biraz ama neye yarar insan aynaya hep narsistlikle mi bakar yıllar geçiyor süzülürken o ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster