Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
245
 

Senaryonun Yapı Taşı Fikirdir

Senaryonun Yapı Taşı Fikirdir
 

İnternetin yaygınlaşması bilgiye erişimi kolaylaştırdı. Yeni çağın gücü, bilgi. Bilginin yeni güç olarak kabul görmesi yükselen değerin zeka olduğunu ilan etti.Pazarlama, reklam, iletişimde zekanın ön plana çıkması imaj çağından akıl çağına geçildiğinin göstergesi.

Zamanın ruhuna uyum sağlayan Hollywood, tutku dolu öykülerine bilim katmaya başladı, artık seyretmek fantaziye kaçmaktan ziyade bilgilenme anlamı taşıyor.

Yeni büyüme teorisinin kilit taşı, fikirlerin kendi başlarına ekonomik büyüme yaratabilecek yeterlilikte olduğunu savunur.

Bir sinema filminin/dizinin yapı taşı nasıl senaryoysa, senaryonun yapı taşı da fikirdir. Bir fikir üzerine inşa edilmiş yapıtlar diğerlerinin arasından sıyrılmakla kalmaz bir yıldız gibi parlar. Steven Spielberg'in 'projem var' diye kapısını aşındıranlara, bir kibrit kutusu uzatıp 'fikrini yaz' dediği rivayet edilir. Konu değildir sorduğu, olaylar zinciri de değildir; hikayenin üzerine inşa edildiği fikri öğrenmektir niyeti. Çünkü fikirsiz bir hikaye, senaryo olmaz! Fikir olmadığında durum ya da olay ön plana çıkar ki o zaman da üç aşağı beş yukarı aynı hikayeler çıkar ortaya.

Geçmişten günümüze dizilere baktığımızda fikir üzerine inşa edilenlerin unutulmazlar arasına girdiği hemen fark edilir.

Seyircinin ilgisine mazhar olan, karma bir seyirci profiline hitap eden dizilerin ortak özelliği, sağlam yazılan senaryolarıdır ki senaryoyu sağlamlaştıran unsurların başında da fikir gelir. Olay veya durumdan yola çıkanlar ise hep aynı diziyi izliyormuşçasına birbirine benzer.

Yeşilçam'dan bu yana en vazgeçilmez tema olarak kullanılan zengin fakir çatışmasının günümüz dizilerinde tek başına yeterli olmamasının sebebi bir fikre dayanmaması. Başlangıcı farklı gibi dursa da üçüncü bölümden sonra birbirlerine benzemekten kurtulamamalarının sebebi de fikir yokluğu.

Yola çıkılan fikir ne kadar farklı, orijinal olursa; kurulan hikaye de o kadar farklı olur.

İhracat rakamlarına bakarak gurur duyuyor, tüm dünyada Türk dizileri seyrediliyor diye övünmelere doyamıyoruz ya. Göz ardı edilen bir gerçek var, dizi sadece para kazanma aracı değildir, kültürel kod, hayat tarzı ihraç edilir diziler aracılığıyla.

Geçmişten gelen sırrın intikamı, sınıf farkı kaynaklı imkansız aşk, aşk için her şey mübahtır anlayışı dışına çıkabilen kaç tane dizi var?

Sadece turizme katkı sağlamıyor, seyredenler o diziler aracılığıyla hakkımızda bilgi sahibi oluyor. Tıpkı bizim Dallas seyrederek Amerikalılar hakkında bilgi sahibi olduğumuz gibi. Orijinal dizileriyle ekranda yer bulamayan Amerika, Ortadoğu'yu uyarlama dizilerle fethediyor. Orijinalini seyretmekten imtina edenler Türk dizisi olarak karşısına çıktığında gözünü ekrandan ayıramıyor.

Sözün özü diziler kültüren savaşın en güçlü cephesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 301
Kayıt tarihi
: 01.04.18
 
 

Analiz ve eleştiri... Türk'ün Dizi İle İmtihanı, Dizierkil Ailede Baba Rolü, Beyaz Camın Realiti ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster