Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '10

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
891
 

Sendikal örgütlenme gereği

Sendikal örgütlenme gereği
 

Kanadalı eğitimciler yine greve gidiyor Kanada'nın Ontario eyaletindeki 24 kolej ile kütüphanelerde görev yapan 9 bini aşkın öğretmen, danışman ve kütüphane görevlisi 11 Şubat'ta greve çıkıyor. Kanada Halk Hizmetleri Çalışanları Sendikasının görüşmeleri yürütmekle görevli yöneticisi Ted Montgomery ise son sözleşmenin üzerinden 4 yıl geçtiğini ve üyelerinin haklarının, değişen şartlara göre düzenlenmesini istediklerini ifade etti. Grev, normal gündüz eğitimi ile beraber, gece ve hafta sonu programlarını da durduracak. Eğitimcilerin bağlı olduğu Kanada Kamu Çalışanları Sendikası, 2006 yılında da 3 hafta süren greve gitmişti.

Bu haber ister istemez kendi meslek grubumu yani ülkemdeki kütüphanecileri aklıma getirdi…

Türkiye’deki kütüphanecilerin durumuna bir göz atacak olursak;

Türkiye eski devirlerde kütüphanelerin beşiği idi. M.Ö. XV. asırda Hattusa’daki büyük Hitit arşivleri ve M.Ö. II. asırda Ephesus’daki Roma kütüphanesi gibi kütüphaneler bunlara örnektir. Türkiye’de 900 yıllık bir kütüphane geleneği vardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk dönemlerinde kütüphaneler; camii, türbe, medrese ve imarethane gibi kurumlar içinde yer almıştır. Daha sonraları yönetim olarak her ne kadar vakıflar bünyesinde yer alıyor olsalar da ayrı birer kuruluş olarak kütüphaneler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu nitelikteki ilk kütüphane, 1678 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa tarafından İstanbul’da kurulan "Köprülü Kütüphanesi"dir. İmparatorluğun büyümesi ile birlikte Anadolu’nun birçok yerinde de kütüphaneler kurulmuştur. Dönemin devlet ve din büyükleri tarafından kurulan vakıflar yoluyla yaşatılan bu kütüphanelerden bazıları, koleksiyonları ile günümüzde de varlığını sürdürmektedir. 1884 yılında kurulan ve bugün de "Beyazıt Devlet Kütüphanesi" adıyla hizmet veren "Kütüphane-i Osmaniye" ise Osmanlı döneminde devlet eliyle kurulmuş olan ilk kütüphanedir.

1920 yılında TBMM Hükümeti’nin kurulmasından sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bir "Kültür Dairesi" oluşturulmuş ve kütüphaneler bu daireye bağlanmıştır. 3 Mart 1924 tarihinde Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) Kanunu ile bütün vakıf kütüphaneleri MEB bünyesinde toplanmıştır. 1946 yılında, halen Ankara’da hizmet vermekte olan "Milli Kütüphane" kurulmuştur

1954’ten itibaren üç üniversitede Kütüphanecilik bölümleri açılmış ve Kütüphanecilik konusunda lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitim verilmeye başlanmıştır. (İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi)

Uluslararası Kütüphane Dernekleri Federasyonu (IFLA) standartlarına göre; bir ülkede ortalama 10 bin kişiye bir kütüphanecinin hizmet vermesi gerekirken, Türkiye’de bu rakam 70 bin kişiye bir kütüphaneci şeklindedir. Ve ne yazık ki; Türkiye'de kütüphaneci olmak Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzer...

Yaptığımızher çalışmada, kütüphanecilerin halkın eğitimine, gelişimine doğrudan katkıda bulunan bireyler olduğu gerçekliğini ve kütüphaneciliğin yaşama dokunan tüm alanlarla ilintili olduğu noktasından hareket etmeyi ilke edinmişizdir. Yaşadığımız her dönemde ülkemizde yaşananlara seyirci ve suskun kalmamışızdır.

Çağdaş ve evrensel değerlerle donatılan ülkelerde, bilgi ve uzantıları baş tacı edilir. Doğal olarak, bu işle uğraşan kişi ve meslek grupları da bundan nasibini alır. Türkiye’de ise biz kütüphaneciler de bilgiyi içselleştirmemiş, toplumsallaştıramamış bir ülkenin bireyi olmanın sancıları içinde payımıza düşeni alırız…

Bu durumun bilincinde olan bizler, elbette üzüntülüyüz ama üzüntümüzü daha da büyüten sebep, ülkemize düşen payın daha acımasız sonuçları doğurmasıdır. Özetle, bilgi üretme ve tüketme dengesini kuramamış ülkemizin giderek her bakımdan bağımlı olduğu, olmaya devam ettiği gerçeğini de yaşıyor olmamızdır. Ülkemizde kütüphanecilerin ve kütüphanelerin sorunlarının halen çözümlenemediği bir gerçektir. Arşivist, üniversite kütüphanecisi, araştırma kütüphanecisi, okul kütüphanecisi, halk kütüphanecisi, enformasyon uzmanı ya da dökümantalist, unvanımız ne olursa olsun sorunlarımız ortaktır.

Meslek mensupları örgütlenme yoluyla, bireysel olarak çözemedikleri mesleki sorunlarına çözüm ararlar. Ayrıca yine örgütleri kanalıyla mesleki gelişmeleri izleyerek güncel bilgilerin örgütlenmenin tabanına erişimini sağlayıp ortaklaşa hareket edebilecekleri ortam oluştururlar. Ancak bu yapılanma içerisinde bir mesleğin ilerlemesi, topluma tanıtılması ve mesleki standartların oluşturulması sağlanabilir. Bunun içinde her bireyin mesleğini temsil eden örgütleme içersinde yer alması gerekmektedir Türkiye’de kütüphanecilik alanındaki dernekler, çalışma grupları, konsorsiyumlar, mesleki birliktelikler son yıllarda önemli gelişmeler göstermektedir.

Türk Kütüphaneciler Derneği, Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği (ÜNAK), Anadolu Üniversite Kütüphaneleri Konsorsiyumu (ANKOS), Yaratıcı Kütüphane Girişimleri Tanıtım Grubu (ILIPG), Okul Kütüphanecileri İstanbul Grubu (OKİG), Türk Hukuk Kütüphanecileri Platformu halen mevcut mesleki derneklerimizdir.

Ancak derneklerin - kuruluşların sendikal örgütler olmadığı gerçeğini de göz ardı edemeyiz.

Ülkemizde kütüphaneci olarak çalışanların çoğu memur, sözleşmeli personel, geçici sözleşmeli personel ve işçi statüsünde çalışmaktadır ve ne yazık ki sendikal hakları ve sendikal bir örgütlenmeleri yoktur.

Türkiye’de de personel rejimindeki aksaklıklar kütüphanecilere de yansımaktadır. Kütüphanecilerin özlük haklarına ilişkin sorunun çözümü için köklü değişikliklere gereksinim vardır.

Her ülkede çalışanların ve alt grup olarak kütüphanecilerin özlük haklarını belirleyen iki temel etken vardır: Bunlardan birincisi ilgili ülkenin ekonomik ve toplumsal yapısı diğeri de personel rejiminin yapısıdır.

Bu konular yeterince irdelenmeden sorunun özü kavranamaz ve varılacak sonuçlar sağlıklı olamaz.

Ve kütüphanecilerin günümüz koşullarına uygun haklarını elde edebilmeleri için tek çözüm sendikal bir örgütlenme veya bir örgüt çatısı altında birlikte mücadele etmeleridir.

Sevtap Özkahraman (Ankara – 03 / 02 / 2010)

FAYDALANILAN KAYNAKLAR:

ÜNAK –Türk Hukuk Kütüphanecileri Platformu Bilgi Dünyası 2008, 9(2):541–553

Sami ÇUKADAR- Türk Hukuk Kütüphanecileri Platformu’nun Oluşum Süreci / The Establishment Process of Turkish Platform of Law Librarians

Bilgi Dünyası 2008, 9

Turkcebilgi.com: Türkiye'de Kütüphanecilik hakkında ansiklopedik bilgi

Under Creative Commons License TKD XVIII. Genel Kurulu ve III. Kütüphanecilik Konferansı bildirileri.

Düşünceler. 1991- Ankara –Türk Kütüphaneciler Derneği Ankara Şubesi

Çevikbaş, R. (1995) Türk Kamu Yönetiminde Personel Rejimi ve Uygulama Süreci

Goode, W.J. The Librarian: from occuption to profession

KAYA (1991) Kamu Yönetimi Araştırması

Tecer, M. (1993) Kamu Görevlilerinin Ekonomik Hakları Tutum,

C. (1994) Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sunulması beklenen yeni anayasa taslağında bu haklar verilecekmiş. Bakalım bu hakkı elde edecek sendika başkan ve üyeleri, iplerini kimin eline verecek.. Göreceğiz.

Yüksel ÖNAÇAN 
 02.04.2010 18:25
 

bu değerli yazının ardından....kütüphane çalışanlarının yanı sıra,tüm çalışanlar için grevli,toplu sözleşme hakları olan sendika kurmak,içinde bulunduğumuz çağın olmazsa olmaz koşullarından birisi.Dile getiren yüreğine sevgimle,içtenlikler.

Şerife Mutlu 
 18.02.2010 22:08
 

İçerik ve güncellik ve iletilen bilgiler gereği ''ayın yazısı'' olarak algıladım okudum. Emeğinize teşekkürler ve sevgilerimle.

Olgun Ekinci 
 04.02.2010 13:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 573
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 722
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

1958 Balıkesir doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü mezunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster