Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Zeynel Abidin KAPLAN

http://blog.milliyet.com.tr/zak

02 Şubat '09

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
356
 

Sendikal yarar... Parmaktan sonra...

Sendikal yarar... Parmaktan sonra...
 

Kapıyı zorlarcasına açıp biraz da sinirli bir tavırla “Ben sendikadan istifa edecem.” deyiverdi. Daha doğrusu serbest bıraktı cümleyi. Ağzını açması yetmişti cümlenin ağzından dışarı fırlamasına.

Halinden ve ellerinin duruşundan sinirlendiği hem de çok sinirlendiği belliydi.

-Otursana. Dedim.

Şaşırdı. Duraksadı. Ancak kendini koyvermek istemiyordu belliki, oturursa ikna edilebilir, yumuşatılabilir ve vazgeçebilirdi kararından.

-Yok. Oturmayayım. İşim var.

-İşini gör öyle gel.

Hiç hesaplamamıştı bu konuşmaları. Oysa kafasında “Ben sendikadan istifa edecem.”i haykırıp çıkmak vardı. Oturmak hiç aklına gelmemişti.

-Yok bi daha gelemem.

-İstifa formu doldurman gerek. Yanımda da yok... Ne oldu? Neden oturmuyorsun?

- Ya ben yıllardır sendikaya üyeyim ama bir yararını da görmedim.

Deyiverdi son bir çırpınışla.

Başkada gücü yoktu konuşmayı uzatmaya. Belli ki sinirleri bozulmuştu. Ağladı ağlayacak. Dönüp gitti.

Hiçbir yararını görmemişti sendikanın. Soramadım ki “yarar”dan kastı nedir diye. Acaba başhemşirelerin, müdürlerin, başhekimlerin bizim sendikaya üye ol diyerek sendikacılık oynadığı bir ortamda ne gibi bir beklenti içindeydi?

Servis sorumluluğu, müdürlük, şeflik dağıtan sendikanın “yararlı sendikacılığı(!)mıydı beklediği?”

Ortada kocaman bir yanlış anlama, bilgi eksikliği, bilgi kirliliği, ilgi eksikliği, adına ne derseniz deyin ortada bir olgu vardı.

Ya arkadaşlarımız sendikayla ilgili anlattıklarımızı dinlemiyorlar veya biz yeterince açık anlatamıyoruz meramımızı. Bir ihtimal daha var, ki o kuvvetle muhtemel, güdümlü sendikaların “Siz üye olun yeter. Bizim personel şube müdürlerimiz, başhemşire yardımcılarımız, müdür yardımcılarımız sizin yerinize halleder mücadeleyi.” demesi ile ilgili olabilir. Yukarda ifade bulan cümlede tek doğru yan vardır oda “sendikal mücadeleyi hallettikleri” dir. Onun dışında hallettikleri pek bi şey yoktur kendi koltuklarını sağlamlaştırmaktan öte.

Bu güdümlü sendikaların beyanları, ama bizim hiç böyle dediğimiz duyulmuş değildir.

Misal bir sendika gezisinde çalışanlardan biri şöyle bir soru yöneltti; “Bize sendika olarak ne verebilirsiniz?”

Dedik ki:

“Size sendika olarak hiçbir şey veremeyiz. Zaten sendika bir şeylerin dağıtıldığı, tayin terfi vaat eden yerler değildir.

Biz bir sözün arkasındayız.

Diyoruz ki: Birlikte olursak, dayanışma içinde olursak, birbirimize sırtımızı yaslarsak, daha az eziliriz, daha çok hak elde ederiz. Yoksa sendika ne avukattır vekalet verebileceğiniz, ne de çobandır insanları güden.

Sendika bizlerin içinde var olarak, katılarak, çaba harcayarak vücuda getirdiği bir olgudur.

İçinde var olursak, sorunlarımızı oraya taşırsak, taşıdığımız sorunlara çareleri birlikte ararsak başarılı oluruz.

Diğer türlü, hükumetler değiştikçe sendika değiştiren, sendikadan da tayinimi yapsın, daha rahat çalışmamı sağlasın arkadaşımın sırtına binerek beni yükseltsin diye bekler dururuz.

Bu arada da Genel Sağlık Sigortası yani paran kadar sağlık yasası geçer. Ardından bakar kalırız.

Aile hekimliği başlar, çaresiz sözleşmeler imzalarız.

Kamu hastane birlikleri pilot yasası meclis gündemine gelir, bize sözleşmeli çalışma dayatılır, hastaneler haraç mezat satılır, biri iki mızırdar sonra günlük yaşam gaileleri arasında unutuveririz memoşun parmağına bakaraktan.

Sağlıcakla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlattığınız olay gerçekten sık yaşanan bir durum.Belki sendika yöneticilerinin ve sendika içinde faal olan kişilerin,sendikaların yetki ve sorumluluklarını gerektiği gibi açıklayamamasından kaynaklanıyordur bu durum, ne dersiniz?Sadece bir taraftan bakmamak gerekir olaya diye düşünüyorum.Bu arada yanlış anlaşılmamak için ekleyeyim;sendikalar olmalı ve faaliyetleri,eylemleri mümkün olduğunca ses getirebilmelidir.Bu, elimizdeki yegane güçlerin başındadır.Bir elin nesi,hepimizin gür sesi var diyorum,teşekkür ediyorum yazınız için.Saygılar.

esmerkız 
 05.02.2009 17:50
Cevap :
bende yorumunuz için teşekkür ederim  06.02.2009 22:43
 

Sendika ünvan ve asalet dağıtılan yer değildir. Yararı güç birliğinde ve dayanışmadadır. Bize dayatılanlara karşı durmaktır,deiştirmektir.Bakın sendikaların gücüne inanmayanlara, kendilerine dayatılan her şeyin altında eziliyorlar. dayatmaların karşısında kırılıyorlar.En azından ben duruşumu segilediğim ve direndiğim için rahatım.Teşekkürler. Saygılarımla

Ş ODABAŞI 
 03.02.2009 12:07
Cevap :
BEN TEŞEKKÜR EDERİM  03.02.2009 16:20
 

İnsan olmanın sorumluluğunu taşımanın ilk adımlarından biridir sendikaya üye olmak. Çalışanlar açısından. Ama devlet güdümlü değil, mücadelelerle kurulmuş, yol almış sendikaya üye olmak. Bugün için bir çıkar elde etmek değil gelecek için, insanca yaşam için, onurlu bir gelecek bırakabilmek için çocuklarımıza. Saygılarımla.

Yapukay 
 03.02.2009 11:59
Cevap :
TEŞEKKÜR EDERİM  03.02.2009 16:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1281
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Halen Manisa'da yaşıyorum. 1974 Erzincan doğumluyum. Sağlık Teknisyeni (Laborant) olarak çalıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster